Bu haber kez okundu.

Parası Olana İlkokulda Etüt, Lisede Dershane!

Dershaneler ‘dershane’ olarak kapandı. Ancak gerek bağımsız mekanlarda özel öğretim kursları, gerekse liselerde YGS ve LYS’ye hazırlık kursları adı altında dershane işlevi gören uygulamalar aldı başını gidiyor. Bir bakıma dershaneler artık okullara taşındı. İlkokullarda ise çocuk kulüpleri etüt işlevi görecek gibi faaliyet yürütüyor. Parası olan çocuğuna hazırlık kursları aldırırken, parası olmayanlara bir işte çalışmak ya da evde hazırlanmak düşüyor. Her ne kadar okullarda hafta sonu ücretsiz takviye kursları olsa da, insanlar yine de paralı olana çocuğunu göndermeyi tercih ediyor. Bir tarafta özel ders, özel kurs ve takviye kursu ile her türlü araç, gereç ve kaynak desteğinden yararlananlar, diğer tarafta hafta sonları yapılan takviye kursları ile yetinip, pek çok yoksunluk yaşayarak ve evde ders çalışarak bu eşitsiz ‘yarışa’ hazırlananlar. İşte paranın, eğitim sisteminde ve ülkede insana dair her türlü değeri yok eden rekabetçi düzeninin adaleti.
 
İlkokullarda Çocuk Kulüpleri İçin Aileler Aylık 80TL Ödüyor!
MEB’in bir yönerge ile işleyişini ve yasal dayanaklarını oluşturduğu Çocuk Kulüplerinde ki faaliyetlerin amaca uygun yapılmadığı ve işlevsel olmadığı başta İstanbul olmak üzere diğer büyük şehirlerin çeşitli merkezlerinde bulunan ilkokullarda görev yapan eğitim emekçilerinden aldığımız bilgilerden anlaşılmaktadır. Aşağıya ilgili yönergenin amaç ve kapsam maddeleri alınmıştır. Okullarda bu amaçlar dışında daha çok ders tekrarına ve ödev yapmaya ağırlık verildiği yönündeki eleştirilerin önemsenmesi ve dikkatle izlenmesi gerekmektedir.
Yönergenin Amaç Maddesi
MADDE 1- (1) Bu Yönergenin amacı; Bakanlığa bağlı resmî/özel okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokullara devam eden çocukların, eğitim saatleri dışındaki zamanlarda ilgi alanlarına yönelik sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve bilimsel alanlarda eğitimlerinin ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi için kurulan çocuk kulübünün işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Yönergenin Kapsam Maddesi
MADDE 2- (1) Bu Yönerge, Bakanlığa bağlı resmî/özel okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokullar bünyesinde kurulan çocuk kulüplerinin kuruluş, yönetim, eğitim ve işleyişi ile ilgili usul ve esasları kapsar.
 
Yönerge ile aslında, okul öncesi eğitim de ve ilkokullarda günlük eğitimin ardından çocuk kulübüne velisi başvuru yapan ve belirlenen parayı ödeyen çocuklara ilgi alanlarına göre gelişimlerini güçlendirmek için etkinlikler yaptırılması amaçlanıyor. Aylık ortalama 80TL olan ücret çeşitli ihtiyaçlar ve etkinlikler için kullanılıyor.%10 yoksul kontenjanı yönerge gereği zorunlu. Faaliyet ve etkinlikler 10 çocuk bulunduğunda başlayabiliyor. Yönergeye göre toplanan aidatlar bir dönem için toptan alınabildiği gibi aylık taksitlere de bölünebiliyor. Alınan ücretler belli oranlarda görev yapan öğretmenler, uzman kişiler, diğer çalışanlar, okul aile birliği, ilçe milli eğitim müdürlüğü, ilgili müdür yardımcısı ile okul müdürü arasında dağıtılıyor. Çocuk Kulübü aidatlarının bir tür ‘okul döner sermayesi’ işlevi gördüğü söylenebilir.
 
Ancak bilgisine başvurduğumuz okul merkezli değişik kaynaklar, çocuk kulüplerinde uygulanan programların amacı dışına çıkılarak yerine günlük işlenen derslerin tekrarı ve kaynak kitaplardan ödev yapma olarak değerlendirildiğini söylüyorlar. 10 öğrenci bulunması halinde faaliyete başlayabilen kulüpler için okul idareleri öğretmenlere, öğretmenler de ailelere telkinde, zaman zaman da baskıda bulunuyor. Bir bakıma aileler, veli toplantılarında ya da ‘ikna odalarına’ alınarak kulüp uygulamasına katılmaya mecbur bırakılıyor. Şu an İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerde ve diğer büyük şehirler ile tam gün eğitim yapan okulların bulunduğu Türkiye’nin değişik illerinin büyük bölümünde uygulamanın yapılmakta olduğu görüştüğümüz kaynaklar tarafından ifade edilmektedir.
 
Liselilerin Üniversiteye Hazırlık Kursları Yıllık 1000TL’den Başlıyor
Dershanelerin ad değiştirerek yoluna devam ettiğinin herkes farkında. Özel öğretim kursları, liselerde açılan üniversiteye hazırlık kursları her biri ‘soru matik’ gibi çalışıyor. Özellikle 12.sınıf öğrencilerine yönelik açılan kursların alt sınırı 1000TL’den başlıyor. Ödemeler aylık taksitler halinde yapılıyor. Kurslar, günlük ders etkinliklerinin tamamlanmasının ardından gerçekleştiriliyor. Öğrenciler kurslarda daha çok kendi alanları ile ilgili(sayısal, sözel, eşit ağırlık) sınav sorularının çözümüne odaklanıyorlar. Görüştüğümüz bazı öğrenciler okula giderken yanlarında ders kitaplarından daha çok test kitaplarını taşıdıklarını anlatıyorlar. Bu tabloya bakarak 12.sınıfın üniversiteye hazırlık sınıfına dönüştüğünü söyleyebiliriz. Özellikle YGS ile LYS arasında geçen hazırlık dönemi çocuklar açısından tam bir kâbusa dönüşmüş durumda.
 
Özel öğrettim kursları kurs merkezine ve yerele göre farklılık gösteriyor. Standart bir piyasası olmamakla birlikte fiyatlar yıllık 2 bin ile12 bin TL arasında değişiyor. Velilerin kur merkezleri ile yapacakları pazarlıklara göre rakamlar farklılaşabiliyor. Özel öğretim kurslarında bir bilim alanı mı olsun, üç bilim alanı mı olsun yoksa beş mi olsun derken son KHK(676) ile 2017’nin Ağustos ayından geçerli olmak üzere bir bilim alanı olması yönünde şimdilik son nokta konmuş oldu. Daha önce çıkmış olan yasa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. KHK ile yeniden yasa haline getirilmiş oldu.
 
Öğrenciler Okullarda Yemek Bedeli Olarak Günlük 9TL Ödüyor
Bakanlık ülke genelinde aralarında parasız yatılılık ve bursluluk sınavını kazananlarında bulunduğu, taşımalı ve pansiyonlu eğitimden yararlanan 1.198.398 öğrenciye yemek hizmeti veriyor. Son yıllarda tam gün eğitim yapılan okullarda öğrencilere gün ortası yemek hizmeti verilmektedir. Ancak bu hizmetin bir bedeli var. İlkokul, genel ortaokul ve lise ile meslek liselerinde yemek ederi aylık 180-200TL arasında değişmektedir. İmam hatip okullarında ise aylık 160TL yemek ücret alınmaktadır. Belirlenen bu ücret karşılığı olarak çocuklara üç-dört çeşit yemek verilmektedir. Yemeklerin besin değerinin ne olduğu bilinmiyor. Yemek yapılan ürünlerin organik tarım yapılan tarladan üretilen organik ürünlerden olmadığı bir gerçek.
 
Bir başka gerçekte yemeklerin diyetisyen veya uzman kişiler tarafından kalori değerinin ölçülmemesi, sağlık koşullarına uygunluğunun denetlenmiyor oluşu. O nedenle okullar açıldığı günden bu yana onlarca zehirlenme vakası yaşandı. Aynı durum taşımalı ve pansiyonlu eğitim yapılan okullar içinde geçerli. Kamu okullarında parasını veren çocuklar yemek yeme olanağından yararlanabilirken, yemek parası olmayanlar eğer evi okula yakınsa yemek için evlerine gitmek, değilse simit ayrana ya da tost ayrana talim etmek zorunda kalabiliyor.
 
İstanbul’da En Kısa Mesafe Servis Ücreti Aylık 190TL
Servis sorunu yıllardır eğitimin en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Velilerde ki, iyi/kötü okul algısı ve güvenlik kaygısı servis olgusunun temel dayanağını oluşturmaktadır. Veliler, çocuklarının daha iyi eğitim verildiğini düşündüğü yerde bulunan okullara her türlü ekonomik zorlanmayı göze alarak kayıt yaptırmaktadır. Farklı bölgelerde ki okullara kayıt ücretleri ödeyerek çocuklarını kayıt yaptıran veliler, bununla birlikte okulun eve uzaklık mesafesine göre servis ücreti de ödemek durumunda kalmaktadır.
 
Okulun eve uzaklığına göre farklılaşan servis ücretleri illere göre de farklılık göstermektedir. Bazı illerde daha düşük olan ücretler genelde belediyeler ve meslek odaları tarafından belirlenmektedir. İkili eğitim yapılan okullarda servisler okul saatinden bir kaç saat önce çocukları evlerden alırken, eve dönüş saatleri de bir kaç saati bulmaktadır. Servis yolculuğu içinde geçen zaman çocukların günlük yaşamında oldukça geniş bir yer tutmaktadır. Yol yorgunluğu ve trafik çilesi çocukların ruhsal yaşamında da pek çok olumsuzluğa yol açabilmektedir. Yıl boyunca servislerde yaşanan olumsuzluklar, ihmaller, istismar olayları ve ölümlü yaralanmalı servis kazaları zaman zaman ülke gündeminin ilk sıralarında kendine yer bulmaktadır.
 
Sonuç olarak, eğitim alanı ile ilgili 2017 yılı program gerçekleşmeleri arasında yer alan birçok hedef ile bağlantılı olan yukarıda ele alınmış sorunların çözümünün de birlikte düşünülmesi ve ele alınması yararlı olacaktır. Örneğin, çocuk kulüplerinden, hazırlık kurslarından ve gün ortası verilen yemeklerden ücret alma uygulaması mutlaka sona erdirilmelidir. Böyle yapıldığında bütün çocukların bu hizmetlerden yararlanması olanaklı olabilecektir. Servis sorununun çözülmesi içinde okullar arasında ki her türlü eşitsizliğin giderilmesi gerekmektedir. Toplumda ki iyi/kötü okul algısının bir an önce sona erdirilmesi ancak bu yolla sağlanabilecektir. Okula servisle giden, yemek olanağından yararlanan, hazırlık kursuna katılan ve çocuk kulübünde etkinliğe katılan bir çocuğun veliye aylık maliyeti ortalama 500-600TL’yi bulmaktadır. Alt ve orta gelir grubunda olan ailelerin yıllık 5-6 bin TL’yi bulan okul masraflarını karşılaması mümkün değildir. Eğitim hakkından bütün çocukların eşit yararlanmasını olumsuz etkileyen bu tablonun sona erdirilmesi hem çocukların hem de ülkenin geleceği açısından önemlidir.

Alaaddin Dinçer

Kaynak: www.egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber