Bu haber kez okundu.

Özel Okulların Takviye Kurslarda 'Ek Ücret' İsteği

 Kurumlar arası ilk atamayla atanan öğretmenler adına Sayın İsmail Bey’in tarafıma  gönderdikleri ve MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürümüz Sayın Hamza AYDOĞDU’ YA  hitaben yazdıkları dilekçeleri aşağıdadır:    

   “Sayın Genel Müdürüm;  Emekliliği geldiği halde hala zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan biz Kurumlar Arası  Atanan öğretmenlerin Zorunlu Hizmet mağduriyeti malumunuzdur.  Yıllarca farklı kurumlarda Devlet hizmetinde görev yapan, farklı sebeplerden dolayı  zamanında atanamayan biz öğretmenler 2010 yılından sonra atandığımız için –bazılarımız iki  kere- zorunlu hizmet yapmak zorunda kalıyoruz.

Bizler atandığımız ilk günden bu yana bu  mağduriyetin çözümü için hem sosyal medya üzerinden, hem reel ortamda ciddi bir çalışma  içinde bulunmaktayız.  Geçen günlerde Akit Tv’de yaptığınız açıklamalar bizi daha da ümitlendirmiş,  meselenin çözümü için bizi daha bir araştırmaya sevk etmiştir. Yaptığımız çalışmalar  neticesinde meselenin çözümü için birkaç maddelik bir çözüm önerisi hazırladık:   2010’dan önce Devlet memuru olan, bu tarihten sonra Kurumlar Arası İlk atama ile  öğretmenliğe geçen tüm öğretmenler –zorunlu hizmet yapmış veya yapmamış-  affedilebilir. Aslında bu çözüm en kapsamlı ve en kolay çözüm gibi görünüyor.

  Akit tv’deki programda, zorunlu hizmet sayılan ilçelerde her okulun farklı zorunlu hizmet  süresi olduğundan bahsetmiştiniz. Ancak bizler 2010’dan önce devlet memuruyduk.  Dolayısıyla böyle bir düzenlemede 2010’dan önceki durum göz önüne alınması gerekir.  2006’daki yönetmelikte zorunlu hizmet süreleri okul bazlı değil, ilçe bazlıydı.

Hatta A, B,  C, D, E şeklinde 5 bölgeye ayrılmıştı. Yani örneğin Afyonkarahisar’ın Başmakçı  İlçesinin tüm okulları 7 yıllık zorunlu hizmet alanı idi. Buna da itiraz olarak, bizim  2010’dan sonra atandığımız söylenebilir. Ancak biz atanırken daha önceki kurumumuzda  yaptığımız zorunlu hizmet puanımız verilerek atandık. Yani orada öğretmenlik yapmış  gibi düşünülerek hizmet puanımız verildi.

Bu durum da Devlet Personel Başkanlığı’nın  “Daha önceki kurumunuzda yaptığınız zorunlu hizmeti sayarken sizi hangi okulla  ilişkilendirelim?” sorusunun en basit cevabıdır. Devlet Personel Başkanlığı hizmet  puanımızı verirken bizi hangi okulla ilişkilendirdi ise veya puanlarımız verilirken  hangi kriterler göz önüne alındıysa, aynı kriterler göz önüne alınarak, o bölgelerde  çalıştığımız süreler Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki zorunlu hizmetten sayılıp bu  problem çözülebilir.

 Karşımıza çıkan bir başka problem de şudur. ”Kurumlar arası geçen öğretmenlerin, eski  kurumlarında çalışırken, Milli Eğitim Bakanlığı’nca Zorunlu Hizmet bölgesi sayılan  bazı yerler daha sonradan zorunlu hizmet olmaktan çıktı. Bunun ayırımını yapmak  zor.”

 Sayın Genel Müdürüm, bu durumda olan arkadaşlarımız, öğretmenliğe geçmeden  önce zorunlu hizmet bölgesi sayılan bir yerde çalışmışlar ise, çalıştıkları yerin muadili  olan en yakın yerleşim birimi ile değerlendirilebilirler.

  Problemlerden biri de şudur: “2010 öncesi Devlet Memuru olan ve bu tarihten sonra  Öğretmenliğe geçenlerin zorunlu hizmetlerini affedersek; bu düzenlemeyi bundan  sonraki kurumlar arası geçenler için de yapmamız gerekir ki, bu da doğuya öğretmen  göndermeyi zorlaştırır.” Sayın Genel Müdürüm, bu sorun da, çıkarılacak olan Ek  maddeye, “06.05.2010’dan önce Devlet Memuru olanlar” düzenlemesiyle rahat bir  şekilde aşılabilir. Ayrıca her sene ilk atamalarda en az 40.000 öğretmen atanmakta, Bu  atanan öğretmenlerin çok büyük bir kısmı da doğuya atanmaktadır. Dolayısıyla Doğu’da  öğretmen açığı öncelikle ilk atamalarla giderilmeye çalışılmaktadır. 40-45 yaşındaki bir  öğretmenle yeni atanmış bir öğretmenin performansını da göz önünde bulundurursak, İlk  Atama ile doğuya giden öğretmen bizden daha verimli bir çalışma ortaya koyacaktır.  Ayrıca kurumları farklı da olsa, bir devlet memuruna “iki kere” zorunlu hizmet  yaptırılmamış olunacaktır.

  “Böyle bir düzenleme yaparsak Kurumlar Arası geçişi cazip hale getirmiş oluruz.”  

Sorunu da sizi düşündürebilir. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı, 2011’den beri hizmet  süresine dayalı Kurumlar Arası İlk Atama yapmıyor. Yani bir devlet memurunun  Öğretmen olabilmesi için önce KPSS’ YE girip sonra Kurumlar Arası Atama istemesi  gerekir. Yani Kurumlar arası geçiş, 2011 ve öncesi gibi kolay değil.

Dolayısıyla böyle bir  düzenleme yapılmış olsa bile hizmet süresi esasına dayalı Kurumlar Arası İlk Atama  yapılmadığı için herhangi bir cazibesi olmayacaktır.

  Bütün bu teknik çözümlerin yanında, Kurumlar arası İlk atama ile öğretmen olup da  gerçekten çok zor durumda olan, emekliliğine sadece birkaç yıl kalmış olmasına rağmen  zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan ve hala çalışmaya devam eden, sadece “Öğretmen”  olup bu ülkenin evlatlarına faydalı olmak için, eşinden ve çocuklarından ayrı kalmak  zorunda kalan birçok öğretmenimizin varlığı ve sizden ÇÖZÜM bekliyor olmaları;  meselenin teknik yönünün yanı sıra, hakkaniyet ve insaniyet yönü olarak da durmaktadır.    

     Çözüm merkezli yaklaşacağınızdan kuşku duymadığımızı sizlerle paylaşmak istiyor,

 daha önce de konuyla ilgi kafa yorduğunuzdan sizlere teşekkür ediyor ve en kısa zamanda  artık ciddi bir problem olmaya başlayan bu mağduriyetimizin giderileceğini umuyoruz.”  

Abdulkadir ARCA   Eğitimci Yazar

kamuajans.com


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber