Bu haber kez okundu.

ÖZEL KURUMLARDA MİHENK TAŞI

Dünyanın yuvarlak olduğunu, Dünyadaki denizlerin karalardan daha fazla alan kapladığını, iki kere ikinin dört ettiğini ve buna benzer doğruluğu denenmiş, sınanmış ve ispatlanmış görüş, düşünce ve bilimsel verileri yeniden ispat etmeye çalışmak zaman kaybından başka bir şey değildir.
Yazının icadından önce sözlü ya da resimli anlatımlarla, yazının icadından sonra yazılı kaynaklar yolu ile önceki kuşaklar bilgi, beceri ve kazanımlarını kendilerinden sonraki  kuşaklara aktarmış ve daha önce bilinen ve ispatı sağlanarak insanlığın yararına sunulan kazanımların üstüne zaman kaybına neden olmadan yeni bilimsel ve kültürel kazanımların sağlanmasına katkıda bulunulmuştur.
Yani eski insanlar, eski bilginler, deneyimli kişiler bilgi, beceri ve deneyimlerini bilimsel, sanatsal ve kültürel verilerle kendilerinden sonraki kuşaklara aktarmışlardır. Bu gerçek yadsınamaz. Akıllı, yetenekli ve ön yargısız düşüncelere sahip kişi, yönetici ve siyasiler, bilim adamları, sanatçılar, sporcular, eğitimciler yönetici ve siyasiler kendilerinden önceki yazılı kaynaklardan ve tecrübeli kişilerden yararlanarak kendi alanlarında daha başarılı olmuşlardır.
Şimdilerde ise; yönetim kademelerinde ve siyasi kademelerde bulunan kişilerin bu tür uygulamaları bilerek ya da bilmeyerek, sahadakilerin görüş ve düşüncelerini dikkate almadan, beklide kendilerine sağlıklı bilgi verilemediği için zaman zaman aksattıkları, eski başarılı uygulamalara neden olan veri ve kaynakları ihmal ettikleri, tecrübeli eski yönetici ve siyasilerin görüş ve düşüncelerinin  dikkate alınmadığına tanık olmaktayız.
Bunun sonucunda yönettikleri birimlerde bir kerede ve kısa bir sürede yapılabilecek bir iş ya da uygulamanın aksadığına, aynı iş için defalarca inceleme yapmak ve kervan yolda dizilir mantığı ile değişikliğe gidilerek giderilmeye çalışıldığına tanık olmaktayız. Bu durumda en başta o kurumun yöneticisinin hanesine tabir yerinde ise “yol, su, elektrik” olarak geri dönmektedir ya da dönecektir.
Ben, emekli bir maarif müfettişi olarak bu hususlardan Milli Eğitim Bakanlığını kapsayan bazı bölümlerinden söz etmek istiyorum. İskanlı bir binada özel öğretim kurumu açılmak istendiğinde bazı zorunlu ve yararlı isteklerin dışında, yeniden Teknik rapor, Sağlık raporu ve İtfaiye raporu alınmasının istenmesine anlam veremiyorum. Hele hele diyelim ki bu raporlar yenilendi; daha sonra en ufak bir değişiklik yapılmak istendiğinde aynı raporların yeniden istenmesinin mantığını da anlamış değilim. Bu yapılmadığı takdirde birinci defasında en az on beş gün, tekrarında kurumun temelli kapatılmasının  ekonomiye, orada eğitim gören öğrencilere ve çalışanlara zararını düşünmek gerekmektedir.
Resmi olarak faaliyet gösteren bir kurum reklam verirken diyelim ki reklam kurallarına sehven ya da anlayış farkından dolayı yanlış yapmış olsun. Bununda karşılığı birinci defasında en az onbeş gün kapatma, tekrarında ise kurumun temelli kapatılması cezasının getirilmesinin mantığı doğrumudur? Hele hele kurumların bağlı olduğu ve tescil markası iznini aldığı durumlarda bu kurumların adını ticari iş ve işlemlerinde kullanmanın izinsiz reklam sayılmasının ve kurumlara kapatma cezaları verilmesinin ticaret kuralları ve serbest rekabet kurallarına, yatırımcının yatırım şevkini azaltmasının günahı kime ait olacaktır.
Daha önceki yönetmeliklerde ve diğer mevzuat kurallarında bu tür kusur işleyenlere eyleminin ağırlık derecesine göre bir günlükten başlamak üzere kısa süreli kapatmalar ve yöneticilerine davranışlarına uygun disiplin cezaları verilirdi. Yerleşim planı değişikliklerinde, hele hele küçük çaplı ve itfaiye raporu, sağlık raporu, sağlamlık raporu gerektirmeyen değişikliklerde incelemeyi yapan yetkililerin takdir duyguları dikkate alınırdı.
Hukuk siteminde cezaların amacının caydırıcılık olduğu anlayışı vardır ve bu anlayış çok doğru bir anlayıştır.  Tecrübeden yaralanılarak ve eski ama faydalı uygulamaları dikkate alarak bazı değişiklikler yapmak kurumları rahatlatacak, eğitime yatırım yapmak isteyen iş verenlerin şevkini kırmayacak ve adaletli bir uygulama olacaktır diye düşünüyorum.
Ayrıca; kusurlu davranışlara kurumları kapatarak öğrenciye, öğretmene, çalışana ve milli ekonomiye istihdam sağlayan bu kurum sahiplerini küstürmek yerine, eyleminin ağırlık derecesine göre para cezası kuralının getirilmesi, kurumlardaki değişiklik, yenilik ve açılışlarında daha esnek ve hukuka uygun kurallar getirmek Bakanlığımız yetkililerinin görevleri, sorumlulukları olacağı gibi onların başarılarını ölçen bir mihek taşı olacaktır.

  Metin ÇANGA
                                                                                                   

Emekli Maarif Müfettişi

 

Kaynak: egitimajansi.com
 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber