Bu haber kez okundu.

ORTAOKULLARDA YABANCI DİL ÖĞRETİMİNDE YENİ DÜZENLEME NASIL OLACAK?

Neyse buna da şükür…Çünkü sistem araya yeni bir rakam veya yeni bir dizilim daha kaldırmayacaktı. Yabancı dil öğrenmek, gerçek anlamda “bir dil, bir insan” söyleminin ne kadar doğru olduğunu her geçen gün kanıtlıyor. Bir önceki yazımda altını çizmeye çalıştığım konuyu biraz daha açmak ve konuya biraz daha dikkat çekmek istiyorum. Yabancı dil öğreniminin küçük yaşlarda çok daha kolay ve başarılı olduğu kabul ediliyor. Buraya kadar sorun yok ancak ana dilde öğretim de hayati derecede önem taşıyor ve sınav sistemleri elimizi kolumuzu bağlıyor.


Yani bir tercih yapmak gerekirse, hangisi? Anaokullarında başlayan yabancı dil öğretimi ile ilgili süreçlerde abartmamak, ana dili kenara itmemek ve ders dışı etkinliklerle de öğretimi desteklemek gerekiyor. İlkokul süreci; temel altyapının verildiği, merakın canlı tutulduğu yıllar. Birçok akademik disiplin, araştırma, ödev yapma ve tekrar alışkanlıkları bu yıllarda kazanılıyor. Ortaokul yılları; çocukların bedensel gelişimlerinin yaşandığı keşif yıllarıdır. Bu karmaşık süreçte velilerin enerjileri ve ilgileri azaldığı için çocuklar kısmen yalnız kalırlar.


Üstüne üstlük TEOG sistemine göre sınavların varlığı da tuz biber olur. Böylece 8 yıl geçirilmiş ve ergenlik dönemine gelinmiştir. İşler kolaylaşmaz, tersine zorlaşır. Bu süreçte kazanılan ya da kazanılmayan alışkanlıklar lise hayatı için de ciddi etki yaratacaktır. Anaokullarında oyunlarla yapılan yabancı dil öğretimi, ortaokul yıllarında daha formal hâle gelir ve yabancı dil bir ders olarak görülmeye başlanır. Oysa dil, içinde birçok gizemi de barındıran sosyal bir olgudur. İnsanların farklı öğrenme modellerine göre öğrendiklerini de kabul edersek ortaya karışık yapılan öğretimler ve kitabi yaklaşımlarla başarı oranı da azalır. Dil öğrenimi yoğun bir süreç içerisinde gerçekleşmemiş ise bu yöntemlerle ancak konuşulanları anlamlandırmaya çalışmaktan, birkaç cümle söyledikten sonra susmaktan başka yol alınmaz. “Ben aslında anlıyorum ama konuşamıyorum.” klasik bir söylemdir.


Yıllarca gramer yapısını öğreneceğiz derken helak olmuş insanlarız biz. Yurt dışına çıkınca ya da birileri buraya gelince kafasını gözünü yararak konuşmalarına da gıpta ederiz. Ne var ki bildiğimiz cümleleri benim diyen, dilin kendi vatandaşı kuramaz. Bu da ironik bir durum değil midir? Bir yerlerde hata olduğu kesin ama nerede? Bence bildiklerimizi unutarak başlamak gerekiyor. Yabancı dil öğrenimi, programlarında ve yönetmeliklerde de altı çizildiği gibi farklı beceriler önemsenerek işlenmelidir. Okuma, yazma, dinleme ve konuşma, ağırlıklı olarak ele alınmalıdır. Gramere saplanıp kalınması; birçok insanın konuya ilgisini de yitirmesine neden olduğu unutulmamalıdır.


İnsanlar günlük yaşamda kullandıkları, işlerine yarayacak şeylere ilgi duyar ve daha çabuk öğrenirler. Bu nedenle çocukların yabancı dile ilgi duymasını sağlamak için olaya çocukları tanımakla ve farklılıklarını saptamakla başlamak gerekir. sonrasında da farklılaştırılmış dersler hazırlanarak becerilerin gelişmesine olanak tanıyacak etkinlikler ve ders planları ile dil öğretimi gerçekleştirilmelidir.   Okullarda, hayatın içerisinden seçilecek konular üzerinden ve gençlerin ilgisini çekerek işlenen derslerde başarı çok daha yüksek olacaktır.


Bu anlamda münazaralar, güncel haberler, yorumlar, filmler, şarkılar gibi birçok yöntem ve araç kullanılabilir. Yabancı dil öğreniminde öncelikler saptanmalı, planlar, yaşanan coğrafya, kültür, olanaklar ve sosyal yapı mutlaka dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Millî Eğitim Bakanlığının yabancı dil öğretimine ağırlık vermesi, desteklenecek bir girişimdir. Ancak şu an için bildiğimiz kadarıyla 5. Sınıf için hazırlanacak yabancı dil programı ve sanırım ders saati arttırımı konusunda samimi yaklaşımlar ve TEOG sistemine göre diğer derslerin de bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Aman, kaş yapalım derken göz çıkartmayalım!


Ömer Orhan Okul Müdürü 


 


 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber