Bu haber kez okundu.

Ortaokullarda sınav baskısı kalktı, liselerde devam ediyor

Cem GÜLAN - Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Eş Başkanı
Oldukça hareketli geçen bir yılın ardından 2015-2016 öğretim yılı başlıyor. Son 50 yıldır eğitim-öğretimle ilgili her konuşmada gündeme gelen ‘dershaneler’ kapatıldı ya da daha doğru bir deyişle dershane sözcüğü hayatımızdan çıktı.

Dolayısıyla yeni öğretim yılının en büyük değişikliği hatta önümüzdeki birkaç yılın en etkili değişikliği bu olacak. Dershaneleri yaratan nedenler, kapanmasının sonuçları, dönüşüm sonucu ortaya çıkan durum ve dershanelere olan ihtiyaç gibi başlıklar altında pek çok şey söylendi ve söylenecek.

Öncelikle dershanelerin seçme sınavlarını değil, seçme sınavlarının dershaneleri yarattığı gerçeğinin altını çizmek gerekir. Anayasa Mahkemesi kararında da yer alan ifadelerden, öğrencilerin daha fazla eğitim alma veya kendilerini sınavlara hazırlama hakkı engellenmemeli, sonucu çıkarılabilir.

Ancak daha fazla eğitim almak veya sınavlara daha fazla hazırlanmak, eğitim-öğretim adına doğruların yapılması olmalıdır. Daha fazla eğitim hakkı dershaneleri yaratan neden olan seçme sınavlarına hazırlıkla karıştırılmamalı. Son 50 yılda Türkiye’de eğitim-öğretime en büyük zararı seçme sınavları verdi. Ortaokulda ve ortaöğretimde yapılan öğretimin tek hedefi liseye veya üniversiteye geçiş sınavları başarısı ise ülkemizde eğitim-öğretimden söz etmek mümkün değil.

Sınav baskısı ciddi anlamda kalktı
Yukarıda da belirtildiği gibi kademeler arası geçiş sınavları dershaneleri yarattı. Bir yıldan bu yana sürekli dile getirdiğimiz gibi dershaneleri kaldırmak için bu sınavları ve bu sınavlara hazırlık ihtiyacını ortadan kaldırmak gerekir. Bu anlamda Milli Eğitim Bakanlığı tutarlı davranarak ortaöğretime geçiş sistemlerinde sınav baskısını ciddi anlamda ortadan kaldırdı. TEOG sistemi içinde öğrenciler müfredata dayalı, okullarında girdikleri, normal sınavlarından zor olmayan, zorlayıcı soru tekniklerinin kullanılmadığı, telafi sınavlarının da yapıldığı merkezi sınavlara giriyor.

Sınavlar, ara verilen oturumlar halinde ve bir sınavda bir dersin soruları yöneltilerek gerçekleştiriliyor. Şu ana kadar yapılan seçme sınavları içinde öğrenci, veli, öğretmen ve okul yönetimleri  açısından TEOG sistemi daha önceki sistemlerden daha iyi olup dershaneye olan ihtiyacı azalttı ve en azından ortaokul 5-6 ve 7’nci sınıflarda eğitim-öğretimin doğru anlamda yapılmasına daha fazla fırsat sağladı.

Liselerde takviye ihtiyacı devam ediyor
Ancak ne yazık ki ortaöğretim, yani liseler için bu baskının kalktığını söylemek mümkün değil. Çünkü YÖK üniversite sınavları için hiç bir değişikliğe gitmedi. Gerek ortaöğretime giden gerekse ortaöğretimi bitirmiş öğrenciler için hala eski dershanelerde yapılana benzer bir takviyeye ihtiyaç devam ediyor.

Ve yine ne yazık ki hâlâ ortaöğretimin 9-10 ve 11’inci sınıflarında eğitim-öğretimin doğruları yapılamayacak. Çünkü YGS’de değişiklik düşünülmediği için ve bu sınav ağırlıklı olarak 9 ve 10’uncu sınıf konularından eski tarzında yapılan bir sınav olduğundan hem bu sınıflarda yapılan öğretim sınav odaklı olacak, hem de ileri bölümlerde bahsedeceğimiz okullarda verilen takviye eğitiminin ciddi bir bölümü bu sınav hazırlığına harcanacak.

Dershaneler kapandı ancak yukarıda da değindiğimiz gibi üniversite giriş sınavına hazırlık ihtiyacı ortadan kalkmadı. AYM’nin altını çizdiği daha fazla eğitim veya sınavlara hazırlık ihtiyacı, kısmen okullarda verilen takviye kursları kısmen de yeni bir tanım olarak hayatımıza giren ‘özel öğretim kursları’ tarafından karşılanacak.

2015-2016 öğretim yılı ve önümüzdeki yıllar için iki önemli konunun altını tekrar çizmek gerekir
* Üniversite sınavları için hazırlık ihtiyacının sürmesi
* Öğrenci ve velilerdeki dershane bağımlılığı

Üniversite sınavlarının eğitim-öğretim üzerindeki baskısını ve kalitesizleşmeye yol açmasını ortadan kaldıracak kurum YÖK’tür. TEOG benzeri sistemler kurularak ve üniversitelere öğrenci seçme konusunda özerklik verilerek ortaöğretimde verilen eğitim-öğretim de kurtarılabilir. Zaman içinde öğrenci ve velilerde ki dershane bağımlılığı da ortadan kalkabilir.

Öğrenci ve velilere üç alternatif
Şu an itibarı ile değişiklik olmadığı için öğrenciler ve veliler üç alternatif ile karşı karşıya kaldı.

* Birinci alternatif bu ihtiyacın okullarda karşılandığı durumdur. Okulları da üç başlık altında incelemek gerekir. Özel okullar duruma çabuk uyum sağlayan kurumlardır. Bu ihtiyacı karşılamak üzere ücretli ya da ücretsiz takviye planlarını anında oluşturdu, öğrenci ve velilerine sundu. İyi hazırlanmış bir program, yeterli öğretim kadrosu ve kaliteli eğitim materyali hazırlayan özel okullar öğrencilerine yeterli imkanı sağladı. Hafta içi ve hafta sonu takviye kursları yanında öğrencilerini daha erken tarihte okullarına davet ederek ek çalışma imkânı yarattılar.

Daha kısıtlı imkana sahip olan devlet okullarında da buna benzer takviye imkanları yaratılsa da, okul aile birliklerinin devreye girmediği ya da yeterli olamadığı resmi okullarda temel liselere geçiş veya diğer alternatiflere yöneliş durumları görülüyor.

Okullar alternatifinin son başlığında ise dershanelerin dönüştüğü temel liseler yer alıyor. Bu okullar tam anlamıyla kaliteli eğitim-öğretimin hedeflendiği bir düzeni yaratana kadar görev yapacak geçiş kurumlarıdır. Bir anlamda dershanelerin ortadan kalkması hedeflenirken çeşitli teşviklerle birlikte sunulan çözüm araçlarıdır. Ancak süratle bu kurumların normal liselere dönüşmesinin sağlanması gerekiyor.

Çünkü dershanelerin kaldırılmasının asıl amacı eğitim-öğretimin de daha fazla eğitimin de takviyenin de doğru anlamda yapılması olmalı. Takviye ihtiyacının, öğrencinin devam ettiği okulunda karşılanmasına sıcak bakan ancak okullarını bu işi yapmakta yeterli görmeyen öğrenci ve veliler temel liseleri tercih ediyorlar.

* İkinci alternatif hem okulundan vazgeçmeyen, hem de takviye ihtiyacını karşılamak isteyen öğrenci ve veliler için imkan sağlayacak olan özel öğretim kursları olarak çıkıyor karşımıza. Ancak bu kurslar üç ders ile sınırlı olduğundan seçim yapmak ya da birden çok kursa gitmek ihtiyacı söz konusu olacak.

* Dershane bağımlılığı olan bazı öğrenci ve veliler için üçüncü alternatif ise, hiçbir şekilde onaylanmaması gereken kaçak kişi ya da kuruluşlardan bu ihtiyacı karşılamak olacak. Bu konunun ciddi takibinin yapılacağı ve çeşitli cezalar verileceği bilinen bir gerçek. Bunlardan daha önemlisi velilerin çocuklarını her türlü kontrolden uzak ve tehlikeli olabilecek kişi ya da kuruluşlara teslim etmemeleri gerçeği olmalı.

Aslında uzun vadede eğitim konuşulmalıydı
Öğrenci ve veliler kararlarını vermiş ya da çok az bir kısmı vermek üzere bekliyorlar. Diğer yandan 2015-2016 öğretim yılı başlamak üzere. Yeni öğretim yılı için detaylarıyla izah etmeye çalıştığımız konu dışında önemli bir değişiklik yok. Ancak görüldüğü gibi tek konumuz, eğitim-öğretimin doğruları yerine seçme sınavları üzerine konuşmak, öğrenci ve velilerin kısa vadeli endişelerine açıklama getirmek ve yanlışları hangi çarelerle düzeltmeye çalıştığımızın izahını yapmak oldu.

Oysa uzun vadede nasıl doğru bir eğitim-öğretim yapacağımızı konuşmalıydık. Ülkesini ve halkını sevecek, her türlü ayrımcılığa karşı duracak, kadına şiddet uygulamayacak, doğaya saygılı ve onu koruyacak, kendine saygı duyacak, haklarını bilecek, başkalarının haklarına saygı gösterecek, aklını kullanacak, başkalarına kanmayacak, yeteneklerini bilen, sevdiği işi belirleyen ve bu işe uygun olarak çalışacak, akıllı ve yaratıcı gençleri nasıl yetiştireceğimizi konuşmalıydık.

Dershaneleri kaldırsak da kademeler arası geçişi konuştuk. Tüm öğrencilerimize, velilerimize, öğretmenlerimize ve ülkemize barış ve kardeşlik içinde, mutlu, sağlıklı ve başarılı bir yıl dilerim.

Hürriyet: Haber, Analiz, Köşe Yazısı…

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber