Bu haber kez okundu.

Okumayı ve konuşmayı nasıl ve niye unuttuk?

Türkiye’nin bugünden geleceğe en önemli sorunları nedir diye bir anket yapsanız, emin olun, sosyal medya sayesinde nasıl asosyalleştiğimiz kesinlikle ilk 100’e girmez. Oysa ilk 5’e girecek kadar önemli bir konu. Çünkü birkaç nesil birden yok olup gidiyor.

Sosyal medya sadece bizde mi var, herkes aynı durumda diye, sakın ola kendinizi teselli etmeye kalkmayın, çünkü eğitimin hemen her alanında nal toplarken, sosyal medya kullanımında birinciyiz. Neleri konuşuyor, neleri paylaşıyor, nelerden mi fedakârlık ediyoruz? Ne siz sorun ne de biz anlatalım.

 

İşte gelinen son nokta:

 

Alışkanlıklar değişti

“İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte evlerimize günlük gazete girmez oldu.

 

Artık her şey, insanların akıllı telefonlarında ve hafta sonu dahil herkes elinde telefon  ne kahvaltıda ne de yemekte gazete takip eder oldu ve inanın çoğu kimse artık ne köşe yazısı okuyor ne de o güzel hafta sonu eklerinin söyleşilerini. Hepsi unutulur oldu.

İnsanlarda bir telaş, hafta sonları koştur koştur AVM’lere akın ediyorlar.

 

Çocuklar artık sokaklarda oynamaz oldular. Hatta evde dahi artık oyun oynamıyorlar. Vakitlerinin çoğunu ya AVM’lerde ya da bilgisayar, tablet, çizgi film başında geçiriyor veya telefonla mesajlaşıyorlar.

 

Türk milleti olarak zaten pek okuma alışkanlığımız yok, ancak benim çocukluğumda en azından hafta sonları mutlaka evimize gazete alınırdı. Hoş şimdi de haftada en az 3 gün alıyorum ve okuyorum. Ama çocuklarımıza bu alışkanlığı nasıl kazandırırız, diye de düşünmüyor değilim.

 

Peki, size niye yazıyorum; 80’lerin sonu, 90’ların başında gazetemiz, yani Milliyet, hafta sonları karton maket evler verirdi. Biz de merakla bekler, o hafta hangi maketi yapacağımızı düşünürdük.

O karton maketlerle birlikte bir de bakmışız ki zamanla gazetenin kenarını, köşesini de okumaya başlamışız.

 

Hatta hiç gazete almayan komşularımız da gazete alırdı. Belki ilk başlarda sadece maket için alsalar da zamanla onlar da okumaya başlamışlardı. Mahalleden Erman Amca vardı. Babama hep, ne anlarsın bu gazeteden, memlekette ne olmuş, televizyona bak öğren diye söylenirdi. İnanmayacaksınız ama o bile gazete okumaya başlamıştı. Hatta babamla hafta sonu kahve içmeye geldiğinde karşılıklı gazete okuduklarına bile şahit olmuştum.

 

Neyse fazla uzattım, bu küçük karton maketler, işte böyle bir etki yaratıyordu insanlar üzerinde. Diyeceksiniz ki şimdi gidip neden yine satın almıyorsunuz?  Evet, bazı kitapçılarda, bazı internet sitelerinde satılıyor, oradan zaten alıyorum ama... Gazetenin verdiği etki ve tepkiyi, ne çocuklara ne de bize veriyor.

 

Bu uzay çağında, bir gazetenin çocukları heyecanlandıracağı, onlara belki bir süre sonra okumanın da tadına vardıracağı, yeni  bir uygulama sizce de etkili olmaz mı? İlginiz için çok teşekkürler.''

 

 

 
 
egitimajansi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber