Bu haber kez okundu.

OKULLLARIN GÜVENLİĞİ NE OLACAK

Hepinizin malumudur ki, belirlenen takvime bağlı olarak mazerete dayalı yer değiştirme başvuruları alındı ve akabinde hizmet puanı üstünlüğü esasında yer değiştirmeler yapıldı. Bilahare, 41.tercihi seçmeyenlerden tercihler doğrultusunda yer değiştirmesi yapılmayanlar için yeniden bir başvuru daha alındı. Ve diyebiliriz ki, mazerete dayalı bu yer değiştirme döneminde, mazereti bulunan öğretmenlerin, mazeretleri ortadan kaldırılacak şekilde tüm seçenekler devreye sokulmuştur. Nitekim, ülkenin içinden geçtiği sürecin koşullarından ötürü il-ilçe emrine atanan öğretmenler bile şu an belirsizlik durumu içinde olmuş olsalar dahi bu hallerine şükreder durumdadırlar. Bizim ise bu saatten sonra naçizane önerimiz, en kısa sürede, il-ilçe emrine verilen öğretmenler bu belirsizlik halinden kurtarılmalıdırlar. Zira; nasıl ki saban tutmayan bir çiftçinin kolları çalışmadığından körelir ve üretimden kesilirse; kalem tutmayan bir öğretmen de dumura uğrayarak üretimden ve verimden kesilebilir. İl ve ilçe MEM’leri, bunları göz önüne alarak, bu durumdaki öğretmenlerimize emrine verildikleri il ve ilçelerde, alanlarında bulunan açık norm kadrolar için öncelik tanımalıdırlar diye düşünüyorum. 

Mazerete dayalı yer eğiştirme başvuruları sonuçlandıktan sonra hemen akabinde atama kararnamelerine istinaden yer değiştiren öğretmenler için göreve başlama ve ilişik kesme gibi süreçler başlamıştır. Özellikle, şark illerimizde görevli iken, mazerete dayalı olarak yer değiştiren öğretmenlerimiz, ilişik kesme işlemini bizzat yapmaktan kaçınmaktadırlar. Malum, şarkta artan terör olayları orada görev yapmış öğretmenlerimizi bile oraya ilişik kesmek için gitmekten gerisin geri durdurmaktadır. Terör örgütü militanlarının, yol kesme haydutluğu ile adam kaçırma eylemleri, orada görev yapmış bir öğretmenin dahi gözünün korkmasına neden olabiliyor. Şunu bilmelisiniz ki, şarkta görevli iken, yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere mazerete bağlı olarak yer değiştiren bir öğretmen, görevden ayrılışını yani ilişik kesme işlemini oralardaki arkadaşlarına vekalet vererek yaptırmışlardır. Aslında, bu durum bile yeni eğitim öğretim yılının o bölgelerde ne gibi sorunları ve sıkıntıları ortaya çıkarabileceğini gözler önüne seriyor. Acil önlem alınmazsa, eğitim öğretim ortamlarında telafisi zor ve sonucu ağır hadiselerle karşı karşıya kalabiliriz. Geçmiş senelerde, PKK’nın okullar açıldığında boykot çağrısı ile başlattığı 1 haftaya yayılan eylemler, boyut değiştirip yayıldığı süreyi de süresiz bir şekilde uzattıkça uzatabilir. Onun için 1 Kasım seçim güvenliğinden önce okullarımız, yöneticilerimiz, öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimizin can ve mal güvenliği için 28 Eylül’e odaklanılmalıdır. Ve şehit olma pahasına okul güvenliğini sağlamak için hükümet yani kabine üyeleri taşın altına gövdelerini koyabilmelidirler. OKUL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN MAZERET ÜRETMEDEN LAMI CİMİ YOK DİYEBİLMELİ VE 28 EYLÜL’E DİKKAT KESİLMELİYİZ.

 

Bölgenin içinde bulunduğu durumu ve şartları görmek için bölgeye giden CHP heyetinden bir grup milletvekili, basın huzurunda bölgedeki inceleme ve gözlemlerine dair bir basın açıklamasında bulunarak, kamuoyunu bilgilendirdi. CHP’li vekillerin söyledikleri, 28 Eylül’e dair endişelerimizin aslında hiç de manasız olmadığını ve ciddiye alınarak önemsenmesi gerektiğini teyit ediyor. CHP’li vekillerden birinin gözlemlerine ilişkin konuşurken söylemiş olduğu şu cümle karşısında, belki de ekran başındakiler de benim gibi buz kesilmiştir. Ne diyor vekil: ‘’POLİS VE ASKER KARAKOLLARA KISTIRILMIŞ, KENDİ GÜVENLİKLERİNİ SAĞLIYORLAR, ORADA DOLAŞIRKEN BİZ KENDİ KENDİMİZİN CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLADIK. BÖLGEDE, HERKES KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAKMAKTA. HATTA BÖLGEDEKİ GÖZLEMLERİMİZDEN BİRİ DE KARAKOLLARIMIZIN YAKINLARINA KURULAN PKK KAMPLARI İDİ... ‘’ (ÖNLEM ALINMAZSA, ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLER BÖYLE BİR KEŞMEKEŞİN, ÖLÜM KUSAN SOKAKLARIN İÇİNE BIRAKILACAKTIR, BU BAĞLAMDA ÖLÜMLER OLDUĞUNDA BUNUN ADI GÖZ GÖRE GÖRE OLMUŞ OLACAKTIR Kİ O ZAMAN UYARILMADIK DEMEYİNİZ LÜTFEN!) Okullar açıldığında, öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz de kendi başının çaresine bakar durumda olur ise, işte bu şartlar altında sağlıklı bir eğitim öğretimi bırakın, devletimiz bünyesindeki eğitim kurumları çatısı altında eğitim öğretim faaliyetlerini bile yürütememe tehlikesi ve tehditi ile karşı karşıya kalınabilir. Risk, tehlike, tehdit bu boyutlarda iken hala sokaklarda silahlarla dolaşan, kum torbaları ile kendilerine siper yapıp asker ve polisle çatışan, polis ve asker karakollarının yakınlarında kurdukları sözde öz yönetim karakollarıyla konuşlanan kişilerden, bölge güvenliğinin 28 Eylül’e kadar tam tesisi için sokakları arındırmamız gerekir. Yoksa, görmediğimizi görür, duymadığımızı duyar, yaşamadığımızı yaşarız. PKK, ilk kez bu kadar gözü dönmüş ve kendince ilk kez bu kadar bölgede hakimiyetine yaklaşmış durumdadır. İşte bu hava ve iklim PKK’nın gemileri bile yakar psikolojisini, bizlere daha nasıl ayan beyan gösterebilir ki. Bu aleniyeti görmeyenler için KÖR GÖZE PARMAK!.. Ne diyelim başka? Söze ne hacet artık, bölge oradan gelen video ve resimlerle kendini bizlere zaten açıkça gösteriyor...

 

Bölgedeki şartlar böyle iken, ilk atama öğretmen başvuruları alınmaya başlanmıştır. Mazerete dayalı yer değiştirme döneminde yer değiştiren şarkta görevli öğretmen, ilişiğini kesme işlemini bizzat yapamamış, oradaki eşine dostuna vekalet vererek yaptırmıştır. Durum böyle iken, soruyorum;

 

İlk atama döneminde daha mesleğe adım atmamış öğretmenlerden, şark illerindeki açık kadroları tercih etmesi istenmekte, şu şartlar altında kimler can ve mal güvenliği olmayan o bölgelerdeki boş öğretmenlik kadrolarını tercih eder? İlişik kesmek için vekalet veren öğretmenlerin bu durumu bizlere şunu göstermektedir. Bölge güvenliğinin tesisi için gereken önlemler alınmazsa, operasyonlar tam olarak yapılmazsa, devlet hakimiyeti tam manasıyla kurulamazsa, meydanlarda, caddelerde ve sokaklarda 3-5 çapulcunun silahlı bir şekilde cirit atmasına göz yumulursa, evlerde ve yerin altında kazılan tünellerde depolanan silahlardan ve mühimattan bölge arındırılamazsa, yani hülasa gidişat, ortam ve şartlar değişmezse, işte o zaman o boş kadrolara da vekaleten bakmak üzere ücretli öğretmen görevlendirilmesi yapılarak, vaziyet idare edilecektir. Geçmiş senelerde, hatırlarsanız bölgedeki ücretli öğretmen profilinin ise nasıl olduğunu bizzat eski bakan Ömer ÇELİK ağzından duymuştuk. Bu bağlamda, minicik çocuklar kimlerin ellerine ve emellerine düşecek, bunu bir düşünün. Vaziyetin bu idare biçimi ise devleti, durumu idare edemez hale getirebilir, işler sarpa sarabilir ve çığrından çıkabilir.

 

Geçen gün, TV kanalındaki bir programda Eğitim Sen Genel Başkanı, okulların açılmasına kısa bir süre kala o bölgedeki şartların eğitim öğretim faaliyetinin yürütülebilmesi için hiç de makul durumda olmadığını anlatmakta idi. Tabi, bunu bölgeden gelen haberleri ve kendisine ulaşan bilgileri kullanarak yapmakta idi. Bilinmelidir ki, Eğitim Sen, geçmiş yıllarda PKK’nın da desteklediği eğitimi boykot çağrılarına tam destek veren bir sendika idi. O bölgede, hem eylemsellik hem de üye profili bakımından PKK’nın huyundan suyundan giden bir sendika görüntüsü içinde idi, şimdi de öyle aslında. Eğitim Sen’li Genel Başkan konuşurken, ekranın altındaki başlık, ülkemizdeki paradoksun dik alasını yansıtıyordu. Eğitim Sen; sendikal yanını, bölgedeki eğitim öğretim güvenliğini bozabilme potansiyeline ve riskine sahip teröristlere karşı da, sert ve keskin bir biçimde kullanmalıdır artık. Eğitim Sen, paradoksun dik alasından kurtulup, bölgedeki üyeleriyle birlikte sendikal eylemliliğini de ortaya koyarak, teröre karşı dik duruşunu gösterebilmelidir. Bilinmelidir ki, Eğitim Sen bölgede PKK’nın huyundan suyundan gittiği müddetçe de, terör eğitime hep darbe indirecektir. Okullar hasarlı olacak ve öğretmen oradan uzaklaşma niyetinde olacaktır. PKK’nın ideolojisine çalışan değil, PKK’nın ölüm kusan eylemlerine karşı duran bir sendikal eylemsellik daha kıymetlidir. Zira; bu eylemsellik can kurtaran bir eylemsellik olarak, şu içinden geçtiğimiz sürecin şartları bağlamında, tarihe altın harflerle yazılır.

 
Ayrıca, ilk atama döneminde açılan boş kadroların, aşağıdaki haritada da görüleceği üzere önemli bir kısmı şark illerindeki okullara aittir. Eğer ki, şu olumsuz psikolojik ortam devam ederse, o kadrolar boş kalabilir. Boş kaldığında, oradaki çocuklar kimlerin eline düşer, yukarıda söylediğim üzere onu da geçmiş deneyimlerden biliyoruz. Devlet, o boş kadroları cazip ve istenir yapmazsa, yüksek dereceli bölgesel tehlikeli risk algısını yok etmezse, işte o zaman oralara garptan şarka eğitim neferi akını durma noktasına gelir ki, bu durum ise ülkenin bölünmüşlüğünün zeminini hazırlar... Öngörülebilir bu riskler, bence her şeyden daha öncelikli olmalıdırlar...

 

 

Sonuç olarak, yeni öğretim yılının ilk günü ve sonraki günlerinde hedef tahtasında öğretmen olabilir... PKK’lı militanlar eylemlerini de, buna göre kurguluyor olabilirler... Tamamen dikkat çekmek ve endişeleri boşa çıkarmayıp daha da katmerlemek için yukarıdaki anlattıklarımızı yapacak olabilirler...

 

UNUTMAYINIZ Kİ, OKUL GÜVENLİĞİ DEMEK, SEÇİM GÜVENLİĞİ DEMEKTİR...

 

MALUMUNUZDUR Kİ, OYLAR OKULLARDA KULLANILACAKTIR...

 

1 KASIM’IN PROVASIDIR, 28 EYLÜL...

 

ONUN İÇİN DEVLET EĞİTİM ÖĞRETİM GÜVENLİĞİ İÇİN 4 KOLDAN ÇALIŞMALI VE BÖLGEDEKİ CADDELER, SOKAKLAR EĞİTİM ÖĞRETİME HAZIR HALE GETİRİLMELİDİR...

 

HATIRLATMA: PKK’LILARIN SALDIRILARI İLE ÖLEN DOKTORLAR, POLİSLER, ASKERLER; YOL KESMELER, ADAM KAÇIRMALAR, SOKAK ORTASINDA SİLAHLI PKK’LILARIN ELLERİNİ KOLLARINI SALLAYA SALLAYA GEZİNTİLERİ, BÖLGEDE GÖREVLİ KAMU GÖREVLİLERİNİN İSTİFALARI, SOKAK ORTASINDA SİLAHLI ÇATIŞMA GÖRÜNTÜLERİ VS... ORALARDA ÇALIŞAN VE ÇALIŞACAK OLAN KAMU GÖREVLİLERİNİN AİLELERİNİ TEDİRGİN ETMEKTEDİR... İŞTE BU TEDİRGİNLİKTİR, ÖNCE GİDERİLEREK HALLEDİLMESİ GEREKEN, ONUN İÇİN DE BÖLGEDEKİ YUKARIDA SÖYLEDİĞİMİZ HALLERİN SİLİNİP SÜPÜRÜLMESİ GEREKİR... BURADA EN BÜYÜK GÖREV VE SORUMLULUK DEVLETİNDİR...

 

BÖLGENİN DOĞASINDA ÖLÜM VAR, DENEREK BUNU KABUL ETMEMİZ BİZDEN BEKLENMESİN... BÖLGENİN DOĞASINDA VE KİMYASINDA, BÖLGENİN HER KARIŞINDA DEVLET OLUR İSE, HUZUR OLUR... YOKSA, BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİDER ANLAYIŞI OLUR Kİ, BU GİDİŞAT UÇURUMA GÖTÜRÜR ORADAKİLERİ...

 

NOT:
OKUL GÜVENLİĞİ, SEÇİM GÜVENLİĞİNDEN ÖNCE GELİR...
28 EYLÜL, 1 KASIM'DAN ÖNDE GELİR...
ÖNCE CAN GELİR, SONRA OY...
ONUN İÇİN DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN;
SEÇİM GÜVENLİĞİ ZAFİYETİ OY KAYBINA; OKUL GÜVENLİĞİ ZAFİYETİ CAN KAYBINA YOL AÇAR ANKARA'DAKİ BEYLER!........
Saygılarımla...
Yahya ASLAN

 

 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber