Bu haber kez okundu.

OKULLARDA ÇALIŞAN İŞ- KUR TAŞERONLARI KADROYA ALINSIN
  Bilindiği üzere yıllardır ülke gündeminden düşmeyen binlerce taşeron işçinin umutla beklediği kadro hayali nihayet gerçek oluyor.  Ancak yıllardır hizmetli sorunu yaşayan, adeta kendi kaderine terk edilmiş olan okulların ve İş-Kur çalışanlarının hayali ise ne yazık ki bir başka bahara kalmak üzere…
Nitekim bu konudaki hükümet çalışmalarında sona gelinmiş, kriterler belirlenmiş ve kimlerin bu uygulamadan yararlanacağına ilişkin ön kriterler kamuoyuna açıklanmıştır. Açıklanan bu kriterlere göre okullarda çalışan İş-Kur personeli –eğer mecliste düzeltilmez ise- kapsam dışında kalmaktadır.

Dolayısıyla bu hatalı ve eksik uygulama ile hem devletin asli görevi olan okulların temizliği konusu yine hasıraltı edilmekte hem de her yıl devletin yükünü çeken çok sayıda insan unutulmaktadır.

Oysa bu konuda heyecanla beklenen ve yapılması gereken, “Okullarda çalışan İş-Kur çalışanlarının bu uygulama kapsamında kadroya geçirilerek üçer yıllık sözleşme ile sürekli çalışmalarının sağlanması, bu sayede hem okulların kronikleşmiş olan hizmetli sorununun çözülmesi hem de çoğunluğu kadın olan ve çalışmak isteyen çok sayıda insana kamuda sürekli istihdam sağlanması” idi.

Ancak ne yazık ki bu beklenti şu an için taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi çalışmaları kapsamında hükümetin gündeminde bulunmamaktadır. Son şekli verilerek bu günlerde meclise gönderilecek olan yasal düzenlemeye bu uygulama dahil edilmezse eğitim adına büyük bir fırsat kaçmış olacaktır.

Oysa okulların hizmetli sorunu eğitimin en temel sorunlarından birisi olup, zannedildiğinin aksine öncelikli ve acil bir ihtiyaçtır. Çünkü bir gün tuvaletleri temizlenmeyen okula ikinci gün girilemeyeceği gerçeği dikkate alındığında bu konunun ne denli acil ve öncelikli bir ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Devletin asli görevi olduğu halde umursamadığı bu sorunu okul idareleri yokluk içinde çözmeye çalıştıkları için nasıl olsa çözen birileri var düşüncesiyle bu sorun sürekli ihmal edilmektedir. Dahası okullar için bu denli önemli sorunun olmayan hangi kaynakla nasıl çözüldüğünden kimsenin haberinin bile olduğunu sanmıyorum. Böylesi devasa bir sorunun çözümü için eğitim camiası tam da umutlanmışken okullarda çalışan  İş-Kur çalışanlarının bu uygulamanın dışında bırakılmaları hayal kırıklığı yaşatmıştır.
 
Oysa taşeron kelimesinin sözlük anlamına bakıldığında bile adeta okulların temizliğinin ve okullarda çalışan İş-Kur personelinin açıklandığını görmek mümkündür. Nitekim Türk Dil Kurumunun tanımına göre “Taşeron: Büyük bir işin bir bölümünü yaptırmayı, asıl müteahhitten alarak kendisi üstlenen diğer yüklenici” şeklinde olup, bu tanıma göre büyük bir iş olan okulların temizliğinin devletin bizatihi kendisi tarafından sürekli ve kalıcı olarak çözülmesi gerekirken en fazla sekiz aylık görevlendirilen geçici personelle yarım yamalak yapılmaya çalışılması, deyim yerindeyse Devletin “mış gibi” yaparak kısa süreli “sus payı” verdiği izlenimi vermektedir.   


Nitekim sistematik işkence gibi her yılın en az dört ayında  devam eden hizmetli sorunu okul yöneticilerini canından bezdirmiştir. Devletin böylesi  önemli bir konuya kayıtsız kalması ise eğitim adına atılan bunca nutuğa rağmen aslında bu ülkenin eğitim gibi bir önceliğinin olmadığını göstermesi bakımından ibretlik bir durumdur.
 
Çok daha büyük ibretlik durum ise okullar için bu denli hayati bir fırsat kaçmak üzere iken eğitim sendikalarından bu konuda çıt çıkmıyor olmasıdır…
 
Cafer GÜZEL/MEMURSESİ   

Kaynak: www.memursesi.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber