Bu haber kez okundu.

Okula gitmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı

Esra ÜLKAR / Fotoğraflar: Murat ŞAKA
Eğitim araçları artık sadece sıra, tahta ve kitaplarla sınırlı değil. Öğrencilerin ilgisini çekmek, başarılı bireyler yetiştirmek için bundan fazlasına ihtiyaç var. İstanbul’daki Cenap Şahabettin İlkokulu ve Büyük Reşitpaşa Ortaokulu ile Ankara’daki Kazım Karabekir İlkokulu öğrencilerine sağladığı imkânlarla okula gitmeyi eğlenceli hale getiriyor. Okul içinde öğrencilere buz pistinden zumbaya, üç boyutlu laboratuvardan dijital panoyla duyuru yapmaya kadar birbirinden farklı etkinlikler sunuluyor. Üstelik bunlar devlet okulu. İşte öğrencilerin severek gittiği ve hem öğrenip, hem eğlendiği üç okul.

Üç boyutlu fen bilgisi: Kimyasal bağlar artık daha kolay

Akıllı tahtalar, öğrenci ve öğretmenlere dağıtılan tabletlerle teknoloji okullara daha fazla girdi. Ancak bunlarla yetinmeyen okullar da var. İstanbul Fatih’teki Büyük Reşitpaşa Ortaokulu’nun, devlet okullarında alışık olmadığımız bir sınıfı bulunuyor. ‘3D Laboratuvar Sınıfı’nın farkı, üç boyutlu bir görsellikle derslerin anlatılabildiği bir düzeneğe ve ‘petek’ şeklinde sıralara sahip olması. 3D gözlükler verilen öğrenciler, dersi üç boyutlu işliyor. Programın içinde müfredatla uyumlu fizik, kimya, biyoloji, coğrafya dersi dahil 800 video yer alıyor. Öğrencilerin ‘fare’yi kullanarak derse dâhil olabildiği 400 simülasyon da var. Örneğin, öğrenciler iskelet sisteminde kemikleri ‘fare’ yardımıyla çıkarıp takabiliyor. 35 kişilik laboratuvarı yerinde görmek için 8/D sınıfının dersine konuk olduk.

“OKULA GELME İSTEĞİNE DE KATKISI OLUYOR”

Fen bilgisi öğretmeni Serdal Yalınkılıç, “Bugün kimyasal bağ konusunu işledik. Bunlar gözle görünmüyor. Ancak bu sistem sayesinde, milyon kat büyütülerek öğrencinin gözüyle görmesi sağlandı, bu işimi kolaylaştırıyor” diyor. Okul müdürü bu projeden bahsettiğinde çok şaşırdığını belirten Yalınkılıç, şunları söylüyor: “11 yıllık öğretmenim, benim için de farklı bir durum. Öğretmen arkadaşlarımızla inceledik. Yaptırmaya karar verdik. Çok da güzel oldu. Özellikle benim dersimde çok faydalı çünkü fen daha görselliğe dayalı bir ders. Önce sınıfta teoriyi anlatıyor, sonra laboratuvarda üç boyutlu gösteriyorum. Çocukların tepkileri çok güzel. İlk tepkilerini unutamam, ‘Ooo’ diye bir ses çıktı. Okula gelme isteğine de katkısı oluyor. Soyut kavramlar bir süre sonra anlaşılmamaya başlıyor. Görüntüler birebir olmasa da gerçeğe yakın olduğu için milyon tane cümleyi bazen bir görüntüyle anlatabiliyorsunuz. Öğrencilerden en çok duyduğum şey ‘Biz bunu izlemiştik’ oluyor. Çocuklara bir sinema havası veriyor.”

“VELİLERİN DESTEĞİYLE YAPTIK”

İnternet vasıtasıyla böyle bir şeyi öğrendiğini, yurtdışına yaptığı gezilerde de bu laboratuvarları gördüğünü belirten Okul Müdürü Ünal Meşe, şöyle konuşuyor: “Fen bilgisi, matematik, sosyal bilgiler öğretmenlerimizle bir araya geldik, sunum yaptılar. Baktık ki çok güzel, keyifli bir sistem. Ardından velilere sunduk. Onların da maddi desteğiyle laboratuvarı ağustosta yaptırdık. Geometride bir prizmayı nasıl anlatabilirsiniz? Akıllı tahtalar var ama o iki boyutlu, prizmayı çeviremiyorsunuz. Üç boyut ile anlatmak çok daha kolay. Ders eğlenceli hale geliyor. Motive oluyorlar.” Okuldaki bir başka yenilik de koridordaki, 12 metrekarelik ‘yazı duvarı’. Müdür Meşe, öğrencilerin sıraların üzerini karalamalarından sonra tahta kalemle yazılıp silinebilen bir duvarı geliştirdiklerini söylüyor. Gittiğimizde bembeyaz olan duvar, birkaç saatte yazılar ve çizimlerle doluyor. Duvarda, yaptığı tatillerle öğrencilerin gözdesi olan İstanbul Valisi Vasip Şahin için de bir mesaj var: “Vali amca bir tane”. Bir başka öğrenci de okullarının sloganını yazıyor: “En güzel okul Büyük Reşitpaşa! Hadi gelin koşa koşa”.

‘SİNEMAYA GİTMİŞİZ GİBİ’

8/D sınıfı öğrencileri dersteki 3 boyutlu eğitimi “Sinemada üç boyutlu film izler gibi her şey gözümüzün önünde” diye tarif ediyorlar.

Emre Güneş: Laboratuvar çok güzel. Dersler çok eğlenceli. Görsel olduğu için daha iyi öğreniyoruz. İzleyerek öğrenmek kolay. Sınavda da izlediklerimi hatırlamakta zorlanmıyorum. Diğer derslerde de uygulanmasını isterim.

Büşra Açık: Derslerde eğleniyoruz. Gözlükleri takıyoruz ve daha aktif şekilde beynimize yerleşebiliyor. Sinemadaki üç boyutlu bir film gibi her şey gözümüzün önünde canlanıyor.

Alihan Şaybak: Önceden fen bilgisi konularını pek fazla anlamıyorduk, görüntülü daha iyi öğreniyoruz. Fen bilgisi dersini sevmezdim, 3 boyutlu olunca daha da sevdim. Gördüklerim kalıcı. Sınavlarda daha başarılıyım.

***

Öğrencilerin doğum günleri ‘dijital pano’da

Ankara’daki Kazım Karabekir İlkokulu’nda bir ‘dijital pano’ ve velilerin duyurulara, bilgilere kolay ulaşmalarını sağlayan ‘karekod’ uygulaması var. Dijital panoda tarih ve saat, hava durumu, ders programı, nöbetçi öğretmen ve öğrenci, belirli gün ve haftalar, öğrenci ve personel doğum günleri, kaçıncı ders olduğu, zile ne kadar kaldığı, öğretmen ve okul duyuruları yazıyor. Karekod (QR Cod) okumada ise hangi adresi yüklerseniz, akıllı telefona ‘karekod’u okuttuğunuzda sizi direkt sayfaya yönlendiriyor. Projelerin fikri okulda birinci dönem görevli olan sınıf öğretmeni Fatih Bedri Aslan’a ait. Aslan şu an başka bir yerde çalıştığı için projeyi müdür yardımcısı Ali Kaya yürütüyor. ‘Karekod’ları hazırlayan Kaya, projeleri şöyle anlatıyor: “Dijital pano ve ‘karekod’ 2015-2016 eğitim yılının başında uygulanmaya kondu. Okuldaki törenlerde velilerimize duyurduk. Velilerimiz buradan takip edebiliyor, ‘karekod’u okutarak telefondan bilgilere ulaşabiliyor. Okulumuzdaki gelişmeleri Facebook’tan da paylaşıyoruz.”

‘İŞİMİZİ KOLAYLAŞTIRDI’

Dilek Ersoy (Veli) “Kızım 4’üncü sınıfta. Onu okula bırakıp alırken, dijital pano ve karekod uygulamasını gördüm. Karekod, işimizi kolaylaştırdı. Çocuklar da panodan ders programlarını, arkadaşlarının doğum günlerini görüyorlar. Diğer okullarda böyle bir uygulama yok. Diğer veliler de kullanıyor, memnunlar.” Deniz Pınaroğlu (Veli) “Oğlum Yamaç bu okulda 4’üncü sınıfa gidiyor. Uygulamalar bayağı işimize yaradı. Okulda böyle bir şey uygulanması güzel oldu. Çocukların okuldaki faaliyetlerini, yaptıklarını, duyuruları, doğum günlerini buradan izliyoruz. Başta çoğu veli bilgisi olmadığı için takip edememişti. Artık cep telefonlarından bakıyoruz. Bizim için kolaylık oldu.”

***

İçinde ‘buz pisti’ olan okul

Cenap Şahabettin İlkokulu’nun kırmızı halılı merdivenlerinden çıkarken, bir törene gidermiş gibi hissediyor insan. Kadıköy’deki okulun müdürü Önder Evcüman, halıların yağmurda çocukların kaymamaları için konduğunu söylüyor. Okulun en dikkat çeken farklılığı ise içinde buz pistinin olması. 2014 Eylül’ünde müdür olarak göreve başlayan Evcüman, “Bakış açımız olmayanı, zor ve farklı olanı yapmaya çalışmak” diyor. Buz pisti de bunun ürünü. Kasımda faaliyete geçen pist, sağlığa zararı olmayan, sakatlığı önleyen sentetik buzdan oluşuyor. Müdür Evcüman, projeyi şöyle anlatıyor: “Bu yıl Türkiye’de ilk defa bir devlet okulunda buz pateni pisti yapıldı. Başka okulların öğrencilerine de yararlanma imkânı sunduğumuz için mutluyuz. Geçen bir haber okudum, 93 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, buz pateni sporunda ilk ödülü, Avrupa’da düzenlenen uluslararası okullar arası bir yarışmada bir kız ve erkek öğrencimiz yeni almış. Çünkü bu alanda sporcu yetişmiyor ve bu sporu yapacak alan yok. Maddi kaynağı bir müteşebbis sağladı, okul aile birliğinden bu alanı kiraladı. Böylece okula da gelir oluyor. Hafta sonu kursuna gelenlerden ücret alınıyor. Şu an üç aydır gelen anasınıfı çocuklarımız tek başına kayabiliyor. Davranış problemi gösteren öğrencilere de paten dersi verilecek.”

TÜM OKUL SPOR YAPIYOR

Buz pateni hocası Aziz Tuhan, “İlk kez bir okulda buz pisti gördüm. Genelde alışveriş merkezlerinde oluyordu. Çok takdir ettim, inşallah devamı da gelir. Avrupa’da üç yaşında kaymaya başlanılıyor. Bizde de gelişeceğini düşünüyorum” diyor. Okulda, miniklere, sağlıklı yaşam ve spor alışkanlığı küçük yaşta kazandırılıyor. Sıcak havalarda, üç gün ilk dersten önce tüm öğrenciler bahçede spor akademisi son sınıf öğrencisinin gösterdiği hareketler eşliğinde spor yapıyor. Cumaları ise dans ve sporun birleşimi ‘zumba kids’ zamanı. Öğrenciler, müzik eşliğinde ‘zumba’ hocası Atakan Uğurlu’nun gösterdiği hareketleri uyguluyor. Uğurlu, ‘zumba’nın faydalarını şöyle sıralıyor:

“Latin müzikleri ve hip-hop ağırlıklı danslarla fitness karışımı bir program. Çocuklara oyunla spor yaptırıyoruz. En büyük faydası, kas gelişimini sağlaması. Vücut yapısını düzeltiyor. Görsel hafızayı güçlendiriyor. El ve kol koordinasyonunu geliştiriyor. Öğrenciler görerek öğreniyorlar. Ayrıca sosyalleştiriyor.”

DERECEYE GİREN VELİYE ALTIN

Sadece öğrencilere değil, velilere yönelik de etkinlikler var. Okul yönetimince belirlenen bir kitap, isteyen velilere dağıtılarak bir ay sonra kitapla ilgili sınav yapılıyor. En yüksek puanı alana tam, ikinciye yarım, üçüncüye ise çeyrek altın veriliyor. Müdür Evcüman, amacın velilerin kitap okuyarak çocuklarına örnek olmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Öğrencilere geri dönüşüm bilinci de kazandırmak istediklerini anlatan müdür, geçen yıl atık pil toplamada Türkiye birincisi olduklarını belirtiyor. Öğrenciler şimdi de tekerlekli sandalye yardımı yapabilmek için plastik kapak biriktiriyor. Okulun özel hemşiresi de var. Hemşire Serap Demirtaş, aynı zamanda veli. Çocuklarına vakit ayırmak için hastanedeki görevini bırakan Demirtaş, hafif yaralanmalara müdahale ediyor, hasta miniklere saati gelince ilaçlarını veriyor.

***

Anasınıfına giden üçüzler Ateş, Ayşe ve Rüzgar Morgül, okulun dikkat çeken öğrencilerinden. Okula her gün, ailelerinin modifiye ettiği, çiçeklerle boyalı bir vosvos servisle geliyorlar.

 

Hürriyet: Haber, Analiz, Köşe Yazısı…

 

 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber