Bu haber kez okundu.

Okul Öncesinde Çağ değiştirecek Yeni Model \

OMAHA’nın 3 önemli ayağı vardır. Oyun, Materyal tasarımı ve hafıza teknikleri. Öğrenmenin beden, zihin ve ruhla gerçekleştiğini savunur.

 

OMAHA yöntemi, eğitim dışında ticari, siyasi, ideolojik veya herhangi bir misyon amacı gütmez. Tüm canlılara koşulsuz sevgi duyan ve doğadaki herşeye şükür duygusu ile bakan, farklı kültürlere ve inançlara saygılı, aile bağları güçlü, vatansever, milli, dini, ahlaki değerlerine sahip çıkıp yaşatan, özgüveni tam, sosyal, çevresiyle uyumlu, kendisiyle barışık, üretken ve vizyon sahibi çocuklar yetiştirmeyi hedefler. 

 

Sınıf ortamında çeşitli kültür, inanç ve sosyo ekonomik seviyeden çocuğun bulunabileceği düşünülüp , öğretmenin yönlendirmesiyle sınıftaki çocuklar birbirlerine karşı saygı, hoşgörü, karşılıklı anlayış ve birbirleriyle iletişim kurma becerisini öğrenirler . Bu durum başkalarını anlamanın ve birlikte barış ve uyum içinde yaşamanın ön koşuludur. Başka din ve kültüre sahip çocuklarla birarada eğitim almak onların dini ve kültürel ritüellerinin sınıf içinde yaygınlaştırılacağı anlamına gelmez. Sadece farklılıklara saygı duymak ve ileriki yaşlarda toplum içinde karşılaşacağı insan çeşitlerine ön hazırlık olmasıdır. Zeka ve ahlak gelişimini bir bütün olarak görür.

 

OMAHA yönteminde öğretmenler sınıflarındaki çocukların yetenek, ilgi ve ihtiyaçlarına cevap verecek tarzda eğitim planını kendisi hazırlar, uygular ve değerlendirir. Katı ve herkese aynı olan bir eğitim programı izlemekten kaçınırlar. Her çocuğun öğrenme stiline göre öğretmen değişik etkinlikler, projeler geliştirerek kendi etkinlik havuzunu oluşturur. Bu konuda okul yönetimi, diğer öğretmenler ve velilerle fikir alışverişinde bulunması önemlidir. Sınıftaki tüm çocuklar aynı konu, faaliyet ve kazanımı aynı anda öğrenmek ve yapmak zorunda değildir. Çocuğun öğrenme hızına göre , çocuk merkezli günlük/haftalık müfredat oluşturulur, uygulanır ve takip edilir. Kısaca çocuğa tepeden inme bir müfredatla değil, kendi ilgi ve yeteneklerine göre yaklaşılır. Çocuk potansiyeli olan, başka insanlarla iletişim kurma ihtiyacında olan, büyümek isteyen ve bir takım haklara sahip eşsiz varlıklar olarak görülür.

 

Her hafta taslak olarak bir konu belirlenir. Her türlü aktivite bu konu çerçevesinde planlanıp, çocukların konuyu farklı şekillerde öğrenmelerine olanak sağlanır. Örneğin o haftanın konusu bitkiler ise, hafta içinde yapılan çalışmaların tümü bitkiler üzerinde kurulmakta ve çocuklara bitkiler ve onların yaşam alanlarını öğrenmeleri için fırsatlar sağlanmaktadır. Örneğin; botanik bahçesine ziyaretler yapılır, bitkiler hakkında kitaplar okunur, sebze yemekleri yenir, resim çalışmaları yapılır, konuyla ilgili şarkılar, bilmeceler, şiirler öğrenilir, sportif faaliyetlerde sağlıklı beslenmenin önemi üzerinde durulup, kültür fizik hareketleri bu doğrultuda yapılır, drama çalışmaları yapılır, veli katılımlı faaliyet yapılır, örneğin, doktor, diyetisyen, ahçı, tarım işleriyle uğraşan kişiler davet edilir. Kısaca tüm faaliyetler bu çerçevede gelişir.

 

Eğitim sürecinde kullanılan her türlü ders materyalinin çocuğun sağlığını tehdit etmeyecek malzemelerden olmasına dikkat edilir. Hazırlanacak ders materyallerinin ve oyun çeşitlerinin maddi imkanları kısıtlı okullar düşünülerek, (özel okulların yüzdelik diliminin düşük olması sebebiyle) ucuz maliyetli üretilebilecek, gerektiğinde artık materyallerden yapılabilecek tarzda olmasına özen gösterilmesi. 

 

Ders materyallerinin detaylı inceleme yapılmadan yabancı kaynaklardan satın alınması önerilmez. Kullanılan yazılı dilin İngilizce olması, el yazısı kullanılmaması, görsel simgelerin kültür ve inancımıza uygun çıkamayabileceği ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerekir. 

 

Materyal tasarlanırken öğretmen gerçek fotoğraflardan seçim yapmalı, dış dünyada karikatür karakterler olmadığını unutmamalıdır. Kaşı gözü olan meyve, sebze, taşıt, bina vs. tarzı resimlerin kullanımı önerilmemektedir. Özgün tasarımlar olmalı, yabancı çizgi karakterler yerine, kültürel simgelerin kullanımına özen gösterilmeli ve bu değerlerimizin yaşatılmasına önem verilmelidir. Çocuk ilk 7 yılında çevresindeki bütün gelişmeleri adeta bir sünger gibi emer. Çocuk bu dönemde efsane, hikaye, masal yoluyla hayal dünyasını bilinçli olarak geliştirir. (Nasreddin Hoca, Karagöz Hacivat, Kel Oğlan, Dede Korkut, Türk hikaye, efsane, masalları vs.). 

 

Öğretimde materyal kullanmanın yararlarının şunlar olduğunu benimsenir. Soyut öğrenmeleri somutlaştırma . Karmaşık öğrenmeleri basitleştirme . Öğrenmede gerçek yaşantılar sağlama . Görülmesi ve ulaşılması mümkün olmayan yaşantılar sağlama (yanardağ faaliyetleri, hücre bölünmesi gibi.) . Alıştırma ve tekrar imkanı sağlama . Öğrenmede kalıcılığı sağlama . Farklı öğrenme stillerini destekleme (Görsel, işitsel, dokunsal). Öğrenme zamanını kısaltma ve verimliliği yükseltme .

 

Çocuklar, işittiklerinin %20’sini , Gördüklerinin %30’unu , Görüp işittiklerinin %50’sini , Görüp, işitip, söylediklerinin %70’ini , Görüp, işitip, dokunup, yapıp, söylediklerinin %90’ını hatırlamaktadırlar. 

 

Eğitimde materyal kullanımının önemini artıran, öğrenme ile duyu organları arasındaki doğrusal ilişkidir. 

Öğretimde öğrencinin ne kadar fazla duyu organına hitap edilirse, öğretim etkinliği o derece artmakta ve öğretim daha anlamlı, kalıcı ve hızlı olmaktadır. Duyu organların öğrenmedeki payları ise, Tatma %1 , Dokunma %1.5 , Koklama %3.5, İşitme %11, Görme %83 tür.

 

Eğitimde istenen sonuçların elde edilebilmesi için, materyallerin bazı özelliklere sahip olması yanında, kullanım yeri, zamanı ve şekli de çok önemlidir. Öğretim materyallerinin öğretimdeki etkinliği büyük ölçüde kullanım koşullarına bağlı olmakla birlikte, öncelikle materyalin yeterince ve iyi nitelikte olmasını gerekli kılar. 

 

Öğretim materyalleri öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olur. Her öğrencinin öğrenme ihtiyaçları ve öğrenme stilleri farklıdır. Bütün bireyler öğrenebilir, ancak her birey aynı biçimde öğrenemez. 

 

Olumlu öğrenme koşullarının bulunmadığı veya yeni teknolojilerin kullanılmadığı ortamlarda alternatif ders araçları önem kazanmaktadır. Ders materyallerinin basit de olsa öğretmen veya öğrenciler tarafından üretilmesi onları yaratıcılığa yöneltmesi açısından önemlidir. Öğretmen, kendi materyallerini üretmeden önce öğrencileriyle beraber beyin fırtınası veya buluş fırtınası tekniğine de zaman zaman başvurabilir. Öğretmenler çevrelerinde kullanım dışı olan malzemeleri (artık materyal) kullanarak öğretim araçları geliştirebilirler. Materyaller hazırlanırken öncelikle güvenlik önlemlerine dikkat edilmeli, hijyenik olmayan, kesici, delici özellikler taşıyan artık materyaller bu öğretim araçlarının yapımında kullanılmamalıdır.

 

Türkçeye sahip çıkılması, yabancı kelimelerden arınmış bir Türkçeyle öğretmenin sınıf içinde ders yapması. Şarkılar, şiirler, tekerlemeler, atasözleri, deyimler, masallar, hikayeler ile dil öğrenimin eğlenceli hale getirilmesi savunulur.

 

Öğretmenlerin güler yüzlü olması ve özellikle de zorlamasız içten sevgi göstermesi önemlidir. Öğretmenlerin çocuğun anne-baba, bakıcı, meslektaşlar ve diğer yabancı kurumlarla saygılı bir işbirliği içinde çalışabilmesi gereklidir. Aile katılımı ve desteğinin çocukların başarısında önemli bir yeri olduğu görüşü savunulur. Aileler eğitim öğretim etkinliklerinde aktif rol oynarlar. Ebeveynler içinde çeşitli konularda eğitim programları uygulanır gelişimleri desteklenir.

 

Sınıf duvarları, öğrencilerin tekrarlarını sağlayabilecek şekilde çeşitli görsel materyallerle doludur. Sınıf ortamı çocuğun rahatça ulaşabileceği materyallerle düzenlenir. Materyaller oyuncak değil, bir çalışma aracıdır. Her materyalin bir amacı vardır.

 

Çocukların yaptıkları çalışmalar, sınıfta bulunan yardımcı öğretmen veya stajer öğretmen tarafından fotoğraf , video gibi kayıt altına alınır. Sınıftaki panolar çocukların yaptıkları çeşitli çalışmalarla doludur. Ailelere çocuklarının günlük yaşantıları, gelişimleri ve performansları hakkında bilgi verilip, çocukların bireysel ve grup içerisindeki çalışmalarının ürünleri ve gelişimlerinin raporları belirli aralıklarla velilere gösterilir.

 

Sınıfta her çocuğun kendine ait bir posta kutusunun olması ve öğretmenin her sabah ve akşam bu posta kutularına her çocuğa özel mesaj, resimler bırakması( velilere de mesajlar bu yolla iletilebilir, çocuğun yaptığı çalışmalar, bir sonraki gün için hazırlıklar vs..) ve çocuklarında her gün posta kutularını kontrol etme ve yönergelere göre hareket etme sorumluluğu kazanmaları.

 

Çocuklar 7 yaşına kadar mümkün olduğunca, teknolojiden uzak tutulur. (akıllı oyuncaklar, bilgisayar, cep telefonu, televizyon, internet gibi.) Onun yerini drama, tiyatronun alması önerilir. Dramatizasyonla yaşantı edinilirken kuklalara, Hacivat-karagöz, tiyatrolar, danslar, jestler, mimikler ve vücut hareketleri araç olarak kullanılır. Teknoloji, öğretimde yardımcı bir rol üstlenmelidir, öğretimin amacı haline getirilmemelidir. Teknoloji sadece var olduğu için kullanılmaya çalışılmamalı ya da teknoloji kullanılmadığında çağ dışı kalınacakmış gibi bir korkuya kapılmamalıdır. 

 

Çocuğun gelişiminde gezilerde önemlidir. Gezilerle edinilen yaşantılar, sınıfa getirilemeyen varlıkların, olayların ve mekanların incelenmesi için düzenlenen planlı okul gezileriyle edinilir. Okul gezileri birer yaparak ve keşfederek öğrenme aracıdır. Sergilerle edinilen yaşantılar, fuarlar, hayvanat bahçeleri, botanik bahçeleri, müze, yıl sonu sergileri, resim, heykel, kitap, ürün sergileriyle edinilir. 

 

Çocuğun gelişiminde doğada deneyim kazandırma önemlidir.(Bahçecilik, çiçek ağaç dikim yetiştirme işleri vs.)

 

Toplumsal deneyim kazandırma eğitimin içine yerleştirilmesi gereken bir konudur. (Huzur evi ziyareti, çocuk esirgeme kurumu ziyareti, hayvan barınakları ziyareti, engellilere yardım vs.)

 

Milli ve Dini Bayramların kutlanması, şenlikler düzenlenmesi çocukların aktif katılımlarının sağlanması. Bayramlar, şenlikler çocuklara zengin bir kültürel deneyim sağlar.

 

El sanatları çalışmalarının yapılması. Örgü işleri ve çamurla yapılan çalışmalar çocukların tasarım duygusunu kazanmasını sağlar. (Örgü, dikiş, oyuncak yapımı, temel dokuma vs.)

 

Çocuğa yaratıcıya ve yarattıklarına karşı şükür duygusu kazandırma hedefi vardır. Çocuğu kullandığı eşyalara, yediklerine, sevdiklerine, hayvanlara, bitkilere, dünyaya karşı daha duyarlı hale getirmek ve farkındalık yaratmak.

 

OMAHA eğitim sisteminde çocuğu “fıtratı” üzerine yetiştirmek var. Ne yanlış yaptı diye ceza, ne de doğru yaptı diye mükafat var. Yani insan olmanın keyfi var. Dış disiplin yoluyla değil, iç disiplinle doğru davranışı kazandırmak amaçlanır. Yapılan hatalardan dolayı kullardan korkma değil, yaratıcıya karşı duyulması gereken sorumluluk ve yükümlülük duygusunu kazandırmak var. 

 

Spor, Sanat, Müzik, Drama, Çevre, Coğrafya, Tarih, Yabancı Dil, Zeka Oyunları, Değerler Eğitimi destekli eğitimi benimser.

 

Çocukların derslerde tüm gün sürekli sıralarda oturmaları uygun görülmez. Daha aktif ve yaşayarak öğrenmeleri için yerde minder vs. üzerinde oturmaları veya hareket halinde olmaları önerilir.

 

Çocuğun gelişimi gözlemlenirken sadece akademik veya sanatsal kriterlere bakılmaz, güzel ahlaklı çocuklar yetiştirebilmenin de önemi üzerinde durulur. Öğretmenler çocuğun gelişiminde güzel ahlağı akademik kaygılara kurban etmemek için çaba gösterirler. Her sistemde değişmez olan; dürüstlük, paylaşımcılık, yardımseverlik, sorumluluk, tutumluluk, sabır, saygı, merhamet, hoşgörü, uyumlu olmak gibi öğelere değer verilir.

 

Çocuğun öğrenmesi için acele edilmez. Çocuğa saygı duyulması, sabırla ve sevgiyle yaklaşılması görüşü benimsenir. Öğretmen çocukla iletişiminde hoşgörü, tevazu, yavaşlık, sükunet ve sabırlıdır. Öğretmen çocuğun yanlışlarından birşeyler öğreneceğini bilerek, yanlışlarına müdahale etmeden sabırla yanlış yapmasına müsaade eder. Ancak daha sonra doğrusunu gösterir.

 

Çocukların oyun için hergün dışarı çıkartılması, hava şartları kötüde olsa belirli bir süre açık havada oynamalarının sağlanması. 

Okul öncesi dönem çocuklarının, toplum içinde, toplumun diğer üyeleriyle birlikte öğrenebileceğini savunan bu yaklaşım çocuğun yaşadığı ev, okul ve çevresi hayalgücü ve yaratıcılığını destekleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini savunur. Okul ve aileden sonra çevre üçüncü öğretmen olarak görülür. Çevrenin düzenlenmesinde çocukların tüm duyularına hitap etmesi esas alınmıştır. Sınıflarda yeteri kalan geniş ve boş alanlar bulunmalı. Sınıfta bir köşede, mini yapay şelale ya da su havuzu ( etkinlik yapılırken bilinçaltında su sesinin rahatlatıcı özelliğinden mümkün olduğunca faydalanılmalı), yine etkinlik yapılırken zaman zaman müzik çalardan ney, doğal orman sesinin dinletilmesi, Duvarlarda sakinleştirici renklerin kullanılması, her sınıfın birimin hatta her duvarın farklı renklerde olması, çeşitli geometrik desenlerde çizilebilir, bol eğitici posterlerle süslenmesi, dekorasyonda ahşap, doğal ve doğadan elde edilen malzemelerin kullanılması, duvar ve kapılarda aynalar (kullanılan konveks ve konkav aynalar çocuğun kendisini değişik açılardan ve değişik durumlarda gözlemesini sağlamakta ve çocuğu düşünmeye yöneltir.), güzel kokular, tütsüler, kum havuzu, sınıf içinde farklı öğrenme merkezleri (küçük gurup çalışmaları yapmak için ve çocukların birbirleriyle iletişim kurabilmelerine olanak sağlamak için), mini sahne( drama köşesi) , sınıfta hayvan yetiştirilmesi ( balık, kuş vs..) , canlı bitki,çiçek yetiştirilmesi görüşü benimsenir.

 

Zaman zaman çocukların bir arada bulunmaları için, okulda uygun alanlarda toplantı merkezinin de bulunması yararlıdır. Ayrıca çocuklar istedikleri zaman yalnız kalabilmeleri için uygun alanların oluşturulması tavsiye edilir.

 

Okulda çocukların yemek yiyebilmeleri için ayrı bir alan bulunur. Öğle yemeği için masayı hazırlamak çocukların görevidir. Çocuklar küçük gruplar halinde çalışırlar. Çocukların fotoğraf ve isimleri mıknatısla duvara yapıştırılır. Her mıknatısın üzerinde çatal, bıçak, bardak, tabak, peçete, su, masa örtüsü gibi resimler bulunur. Bu listelere bakan çocuklar o gün masa kurma düzeninde kendisinin hangi kısımdan sorumlu olduğunu görür ve ona göre hareket eder. Öğretmen beslenme saatini kontrol etme ve güvenlik kısmını sağlamaktan sorumludur.

 

Sınıf ortamı ev ortamının bir uzantısı gibi görülür. Çocukların taklit yeteneklerini geliştirmek ve de sorumluluk almalarına yardımcı olmak amacıyla sınıf içinde bazı görevler almaları sağlanır; örneğin tamir yapma, atıştırmalık hazırlama, masaları temizleme, çiçeklerin bakımını üstlenme, evcil hayvan besleme gibi. Bu görevleri yerine getirirken çocuklar öğretmen tarafından asla zorlanmaz, kendi seçimleri doğrultusunda sınıf içinde işbölümüne katılmalarına fırsat verilir.

 

 

Omaha Yöntemi felsefesi, eğitim ortamı, çocuğa verdiği değer ve öğretmenin bir “rehber, yol gösterici” rolünü üstlenmesi gibi özellikleriyle çocuğun öğrenme hızını ve kapasitesini üst düzeye çıkarmaktadır. Çocuğun yaratıcılığını sınırlayan kalıplaşmış, geçerliliğini yitirmiş eğitim metotları yerine, aktif, yaratıcı, problem çözme gücü gelişmiş, eleştirel düşünen, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, ahlaklı, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yapabileceğinin yaşamında toplum içinde en iyisini yapmalarının önünü açan, destekleyen “iyi insan” yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

 

OMAHA Yöntemi ile ilgili öğretmenler periyodik eğitimlerden geçirilmeli ve yeni oyun, materyal çeşitleri ve hafıza oyunlarıyla tanıştırılmalı, uygulamalarının olumlu olumsuz dönütleri alınmalı ve bu bilgiler doğrultusunda sistemi geliştirme çalışmalarına devam edilmelidir. Öğretmenlerin birbirleriyle paylaşımlarda bulunmaları düzenlenecek uygulamalı atölye çalışmaları ve internet üzerinden yapılabilir.

 

Değerlendirme şekli; Çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi, Programın değerlendirilmesi, Öğretmenin kendini değerlendirmesi, velinin ve okul yönetiminin öğretmeni değerlendirmesi olarak dört farklı boyutta ele alınır.

 

Bu eğitim modeli 2014-2015 öğretim yılında bir gurup okul öncesi öğretmeni tarafından uygulanmaya başlamış olup, genel olarak öğrenci, öğretmen, veli ayağından olumlu dönütler gelmektedir. Yaygınlaştırma, iyileştirme, geliştirme, eğitmen eğitimi ve öğrenci bazlı uygulama çalışmalarına devam edilmektedir. 

 

Gülşah Cengiz

Okul Öncesi Eğitim Koçu

www.omahayontemi.com

[email protected]

 

paylasanöğretmen

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber