Bu haber kez okundu.

Okul Öncesi Öğretmenlerinden Önemli Çağrı

Biz okul öncesi öğretmenleri olarak eğitimin temeli olan ve eğitim sistemimizin şekillenmesinde ve daha iyi nesiller yetiştirme adına zorunlu olması sözü verilen okul öncesinin problemlerinden bahsetmek istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesiyle arasında Açık öğretim eğitim modeliyle Okul Öncesi Öğretmeni yetiştirilmeye 2000 yılında yapılan anlaşmayla başlandı. Bölümün açıldığı İlk yıl kontenjan bile konulmadı. Çok düşük puanlarla öğrenci alımı yapıldı. Son mezunlarını 2014 yılında verdi. Yine aynı şekilde 2000 yılında ikinci(açık) lisenin 1 yıl eğitimle kız meslek lisesi diploma verildi. Son diplomalarını da 2010 da aldılar. Bu projeler başlanma sebebi okul öncesi eğitiminin yaygınlaştırılması ve ilerleyen yıllarda da zorunlu olması gerekliliği düşünülerek ihtiyacı giderme adına yapılmıştı. Nedense bu çalışmalardan 2012 yılında vazgeçildi ve okul öncesi eğitimi önemini kaybetti? İlkokula tüm gelişim alanı çocukların her yerde ayni koşular sunularak gelmesi gerekirken okulöncesi eğitimini almaya gerek duymayıp çocukları sokaklarda ya da televizyon başında heba etmelerine çok üzücü bir durumdur. Bu en önemli aşamanın atlanması okul öncesi çocuğuna haksızlıktır. Bütün çocukların bu eğitimi almaya hakları vardır ve verilmelidir. Sözler tutulsun vaat olarak kalmasın. Proje devam etsin. Televizyonlarda izledik, gazetelerde okuduk. Umutlarımıza, emeklerimize yazık değil mi? Geleceği var diye bu bölümleri tercih eden okuyan öğretmen adayına, ailesine, çocuğunu okul öncesine göndermek isteyip maddi durumu iyi olmayan veliye, okula gitmek istiyorum diyip ağlayan çocuğa, para yok kırtasiye malzeme alamayız deyip durdurulan çocuğa yazık değil mi? Çocuklarımızın hakkı devletin eğitim sistemindedir. Zorunluluk kapsamına alınma sözü sonra kapsam dışında bırakılması eğitimde fırsat eşitliğine aykırı bir durum. İlkokula ve hayata hazırlayan, tüm temel gelişim dönemine hitap eden okul öncesi basamağının göz ardı edilmesi eğitime darbedir. Ağaç yaş iken eğilir. Hamur gibi çocuk sekil alır, kıvama gelir. Öğrenci, velilere ve okul öncesi öğretmenlerine haksızlıktır. Adaletsizliktir. Bilindiği gibi sistem değişikliği sonucu 43 bin norm fazlası sınıf öğretmeni kendi branşı dışında farklı branşlara ki özellikle 3500 kişi eğitimin temeli olan okul öncesine öğretmenliği bölümüne kaydırılmışken 6 bin kişilik boşluğa norm fazlası sınıf öğretmeni atanması gerekirken yeniden 6100 adet sınıf öğretmeni alması haksizlik değil midir? Diyanetin verdiği kararla ilahiyat mezunlarının 2 aylık halk eğitim merkezlerinin verdiği okul öncesi belgesi ile anasınıfı açma hakki, 4 yıl okul öncesi eğitimi almış 22 bin mezuna ve eğitime büyük darbe değil midir? Bu büyük haksızlığa bir dur denilmesini, adaletin sağlanmasını ve emeğe saygı bekliyoruz. 2009 yılında Avrupa birliğine uyum surecinde projeler başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığında 8 ülkeyle ve Unicef gibi kuruluşlarla görüşmeler yapıldı. Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU döneminde 59 il zorunlu olmuştu. 2010 milli eğitim şurasında 2014 yılına kadar tüm illerde okul öncesi eğitimin zorunlu olması kararı alındı. 2013 yılında okul öncesine ücretsiz taşımalı eğitim, kitap seti ve her devlet kurumuna kreş açma zorunluluğu sözü verildi. 2013 yılına gelindiğinde tüm iller zorunluluktan cıktı. % 63 olan 5 yaş okul öncesi eğitimi %33 lere kadar düştü. 500 anaokulu projesi, 25 TL bağış kampanyası ve ekonomik durumu zayıf okul öncesi öğrencilerine 300 TL yardım projeleri vardı. 5 yas 1 milyondan fazla çocuk okul öncesi eğitimi alması gerekirken yarısı kadarı eğitim görüyor. Tüm 5 yas okul öncesi öğrencilerinin 15 bin okul öncesi öğretmenine daha ihtiyaç olduğunu söyleyen Temel Eğitim Genel Müdürü Funda KOCABIYIK çok önemli bir konuyu dile getirmiyor mu? Gecen yıl ilkokuldan ayrılacağı bağımsız anaokulu projesi ve tenefüs yok diye anasınıfı öğretmenin yardımcı öğretmen projesini söz verdiler. 1 Ocak 2014 tüm illerde zorunlu ve yüzde yüz okul öncesi okullaşma sözü verildi. Tüm sözlerin tutulmasını ve okul öncesi eğitimin tüm Türkiye’de zorunlu hale getirilmesini ve gerektiği yeri almasını istiyoruz. Biz okul öncesi öğretmenleri olarak eğitimin temeli olan ve eğitim sistemimizin şekillenmesinde ve daha iyi nesiller yetiştirme adına zorunlu olması sözü verilen okul öncesinin problemlerinden bahsetmek istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesiyle arasında Açık öğretim eğitim modeliyle Okul Öncesi Öğretmeni yetiştirilmeye 2000 yılında yapılan anlaşmayla başlandı. Bölümün açıldığı İlk yıl kontenjan bile konulmadı. Çok düşük puanlarla öğrenci alımı yapıldı. Son mezunlarını 2014 yılında verdi. Yine aynı şekilde 2000 yılında ikinci(açık) lisenin 1 yıl eğitimle kız meslek lisesi diploma verildi. Son diplomalarını da 2010 da aldılar. Bu projeler başlanma sebebi okul öncesi eğitiminin yaygınlaştırılması ve ilerleyen yıllarda da zorunlu olması gerekliliği düşünülerek ihtiyacı giderme adına yapılmıştı. Nedense bu çalışmalardan 2012 yılında vazgeçildi ve okul öncesi eğitimi önemini kaybetti? İlkokula tüm gelişim alanı çocukların her yerde ayni koşular sunularak gelmesi gerekirken okulöncesi eğitimini almaya gerek duymayıp çocukları sokaklarda ya da televizyon başında heba etmelerine çok üzücü bir durumdur. Bu en önemli aşamanın atlanması okul öncesi çocuğuna haksızlıktır. Bütün çocukların bu eğitimi almaya hakları vardır ve verilmelidir. Sözler tutulsun vaat olarak kalmasın. Proje devam etsin. Televizyonlarda izledik, gazetelerde okuduk. Umutlarımıza, emeklerimize yazık değil mi? Geleceği var diye bu bölümleri tercih eden okuyan öğretmen adayına, ailesine, çocuğunu okul öncesine göndermek isteyip maddi durumu iyi olmayan veliye, okula gitmek istiyorum diyip ağlayan çocuğa, para yok kırtasiye malzeme alamayız deyip durdurulan çocuğa yazık değil mi? Çocuklarımızın hakkı devletin eğitim sistemindedir. Zorunluluk kapsamına alınma sözü sonra kapsam dışında bırakılması eğitimde fırsat eşitliğine aykırı bir durum. İlkokula ve hayata hazırlayan, tüm temel gelişim dönemine hitap eden okul öncesi basamağının göz ardı edilmesi eğitime darbedir. Ağaç yaş iken eğilir. Hamur gibi çocuk sekil alır, kıvama gelir. Öğrenci, velilere ve okul öncesi öğretmenlerine haksızlıktır. Adaletsizliktir. Bilindiği gibi sistem değişikliği sonucu 43 bin norm fazlası sınıf öğretmeni kendi branşı dışında farklı branşlara ki özellikle 3500 kişi eğitimin temeli olan okul öncesine öğretmenliği bölümüne kaydırılmışken 6 bin kişilik boşluğa norm fazlası sınıf öğretmeni atanması gerekirken yeniden 6100 adet sınıf öğretmeni alması haksizlik değil midir? Diyanetin verdiği kararla ilahiyat mezunlarının 2 aylık halk eğitim merkezlerinin verdiği okul öncesi belgesi ile anasınıfı açma hakki, 4 yıl okul öncesi eğitimi almış 22 bin mezuna ve eğitime büyük darbe değil midir? Bu büyük haksızlığa bir dur denilmesini, adaletin sağlanmasını ve emeğe saygı bekliyoruz. 2009 yılında Avrupa birliğine uyum surecinde projeler başlatıldı. Milli Eğitim Bakanlığında 8 ülkeyle ve Unicef gibi kuruluşlarla görüşmeler yapıldı. Eski Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKÇU döneminde 59 il zorunlu olmuştu. 2010 milli eğitim şurasında 2014 yılına kadar tüm illerde okul öncesi eğitimin zorunlu olması kararı alındı. 2013 yılında okul öncesine ücretsiz taşımalı eğitim, kitap seti ve her devlet kurumuna kreş açma zorunluluğu sözü verildi. 2013 yılına gelindiğinde tüm iller zorunluluktan cıktı. % 63 olan 5 yaş okul öncesi eğitimi %33 lere kadar düştü. 500 anaokulu projesi, 25 TL bağış kampanyası ve ekonomik durumu zayıf okul öncesi öğrencilerine 300 TL yardım projeleri vardı. 5 yas 1 milyondan fazla çocuk okul öncesi eğitimi alması gerekirken yarısı kadarı eğitim görüyor. Tüm 5 yas okul öncesi öğrencilerinin 15 bin okul öncesi öğretmenine daha ihtiyaç olduğunu söyleyen Temel Eğitim Genel Müdürü Funda KOCABIYIK çok önemli bir konuyu dile getirmiyor mu? Gecen yıl ilkokuldan ayrılacağı bağımsız anaokulu projesi ve tenefüs yok diye anasınıfı öğretmenin yardımcı öğretmen projesini söz verdiler. 1 Ocak 2014 tüm illerde zorunlu ve yüzde yüz okul öncesi okullaşma sözü verildi. Tüm sözlerin tutulmasını ve okul öncesi eğitimin tüm Türkiye’de zorunlu hale getirilmesini ve gerektiği yeri almasını istiyoruz.

Ogretmenleriz.Com Özel Haber

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber