Bu haber kez okundu.

Okul Öncesi Öğretmenleri 5000 Atama istiyor

''Okul öncesi eğitim; 0-72 ay grubundaki çocukların gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun; zengin, uyarıcı çevre imkânları sağlayan; onların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini destekleyen; içinde yabancı kalan toplumun kültürel değerlerini en iyi biçimde vermeye çalışan ve çocuklarımızın ilköğretime hazırlayan temel eğitim sürecinin ayrılmaz bir
parçasını oluşturur.

0-6 yaş dönemini kapsayan okul öncesi dönem, çocuğun gelişimi ve kişiliğinin yapılanması için son derece önemli bir evredir. Biliyoruz ki çocuğun doğuştan getirdiği genetik faktörlerden sonra onu en çok etkileyen, beden gelişimine neden olan faktör, eğitim ve çevre faktörüdür.

Sağlıklı bir doğum, ilgi ve sevgiyle geçirilmiş çocukluk yılları, zengin uyarıcı ve öğrenmeye açık çevre desteği bir çocuğun geleceğini olumlu yönde etkiler. Bu şartları sağlamak, anne ve baba olarak en önemli görevimizdir. Çocuğun doğuştan getirdiği potansiyeli en üst düzeye çıkarabilmesi için çevresel uyarıcılara ihtiyacı vardır. Bu uyarıcılar çocuğun her türlü gelişimini hızlandıracak ve destekleyecek doğal ve çevresel etmenlerden oluşur. Yerinde ve zamanında verilmeyen uyarıcılar, ileride çocuğun kişisel ve sosyal gelişiminde aksaklıklara yol açabilir.

. Çocuğun kişilik gelişiminin %80 oranında bu yıllarda oluştuğu

. En yoğun ve en hızlı öğrenme çağının bu yıllara rastladığı,
. Çocuğun çevresi ile iletişimini ve etkileşimini sağlayan dil gelişiminin, konuşma becerisinin ve kelime hazinesinin bu yýllarda zenginleştiği, bilinen bir gerçektir. Bütün bu sebeplerle okul öncesi eğitimin ne derece zorunlu bir ihtiyaç olduğu görülebilir.

Ülkemizde okul öncesi eğitimin geçmişi, Fatih Sultan Mehmet döneminde vakıflara bağlı olarak olarak eğitim veren okullara kadar dayanmaktadır. Ülkemizin, temeli 15. yüzyýla kadar giden okul öncesi
eğitimde dünya ülkelerine öncülük ettiği söylenebilir.

Günümüzde, annelerin daha aktif olarak iş hayatına atılmasıyla ile birlikte çocuğun sosyalleşmesine ve kişilik gelişimine olumlu katkı sağlayan bu kurumlar daha da önem kazanmıştır..

Okul öncesi eğitim kurumları çocuklarımıza, kendi akranları ile bir arada olma, iş birliği ve yardımlaşma duygularını geliştirme, kurallara uyma ve otoriteyi kabullenme imkânlarını sağlayan gibi anne babalara yönelik eğitici programlar ve seminerler düzenleyerek onların bilinçlenmesine de katkıda bulunmaktadır. Yine bu kurumlar bünyesindeki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinden yararlanarak çocuğumuzun gelişimi, yetenekleri, algılama ve kavrama düzeyiyle ilgili anlayabiliriz. problemlere akıcı çözümler üretebilme ve davranış sorunlarıyla erken ilginebilme şansına da sahibiz.

Okul öncesi eğitimin, çocuğumuza sağladığı önemli katkılardan birisi de onların bilinçli olarak okul hayatına hazırlamasıdır. Yapılan araştırmalar, özellikle ilköğretim 1. sınıfta ana sınıfı eğitiminden geçen çocukların; babanın otoriteyi kabullenme, kurallara uyma, aileden bağımsız hareket edebilme, öğrenmeye hazır olma ve sosyal etkinliklerde girişken ve başarı olma konusunda daha iyi olduklarını ortaya koymuştur.

Çocuğumuzu gelecek yüzýlıllara ruh ve beden gelişimi yerinde bir birey olarak hazırlamak tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak okul öncesi eğitimin bize sunduğu güzelliklerden faydalanmamız gerektiğini unutmamalıyız.''

 

Eğitim Ajansı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber