Bu haber kez okundu.

Okul öncesi eğitim önemli ama ulaşılamaz!
Özlem Konur Usta



Okul öncesi eğitim alan çocuklar, akademik açıdan yaşıtlarından bir yıl önde. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de okul öncesi eğitimin önemi kavranmış olmasına rağmen, kurumların eksikliği ve ücretli olması herkesin bu eğitimden yararlanmasının önündeki en büyük engel.
Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) “Her çocuğa eşit fırsat: Türkiye’de erken çocukluk eğitiminin durumu ve öneriler” adlı bir rapor hazırladı. Raporda erken çocukluk eğitimine ilişkin algıyı ölçmek amacıyla 2015 yılında uygulanan anketin sonuçları da açıklandı. TNS Global’in yaptığı ankete bin 500 kişi katıldı. Katılımcıların yüzde 95’i okul öncesi eğitimi önemli bulduğunu söyledi. Çocuklarının okul öncesi eğitimden yararlanma oranı sorulduğunda, yüzde 50’sinin hiç okul öncesi eğitimi almadığı, yüzde 33’ünün ise 1 yıl eğitim aldığı ifade edildi. En alt sosyoekonomik gruptaki katılımcıların yüzde 56’sı çocuklarının okul öncesi eğitime hiç katılmadığını söyledi. Katılımcılara çocuklarını okul öncesi eğitime göndermeme nedenleri de soruldu. En çok verilen yanıtlar yüzde 48 ile “gidebileceği okul yoktu/evden uzaktı” ve yüzde 23 ile “okul ücreti yüksekti” oldu. Okul öncesi çağda çocuğu olan katılımcıların yüzde 35’i çocuklarının okul öncesi eğitime devam etmediğini belirtti. Bunun en önemli nedenleri olarak ise yüzde 39 “gidebileceği okul yoktu/evden uzaktı” ve yüzde 41 “okul ücreti yüksekti” yanıtını verdi.

MATEMATİKTE 1 YIL ÖNE GEÇİYOR
Raporda 2012 yılında yapılan bir araştırmanın sonuçlarına da yer verildi. Buna göre Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 70’i hiç okul öncesi eğitim almadı. Bu oran, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) dünyanın çeşitli ülkelerinde 15 yaş grubundaki öğrencilere üç yılda bir uyguladığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’na (PISA) katılan 65 ülke arasındaki en düşük oran. PISA, okul öncesi eğitim konusunda başka veriler de sunuyor. OECD ülkeleri içinde 1 yıldan fazla okul öncesi eğitim alanların matematik puanı hiç okul öncesi eğitim almayanlardan 53 puan daha yüksek. Bu fark ortalama bir okul yılına denk geliyor. Hiç okul öncesi eğitim almamış öğrencilerin matematikte düşük performans sergileme olasılığı okul öncesi eğitimden yararlanmış olan akranlarına göre yaklaşık 2 kat daha fazla.

ZORUNLU, ÜCRETSİZ VE NİTELİKLİ OLMALI
Raporda uzmanlar, erken çocukluk eğitimiyle ilgili önerilerini de şöyle sıraladı. “En az 1 yıl zorunlu, ücretsiz ve nitelikli okul öncesi eğitim yaşama geçirilmeli ve en kısa zamanda daha erken yaşlara da hizmet sunacak modeller ve risk altında olan çocukları önceliklendirecek politikalar geliştirilmeli. Nitelikli okul öncesi eğitime gerekli kamu kaynaklarının ayrılması, insana ve topluma yatırım için bu eğitim düzeyinin zorunlu ve ücretsiz olması gerekli. İlk aşamada ilkokul öncesi 1 yıl için yapılabilecek bu köklü değişiklik, gittikçe daha küçük çocuk gruplarını erken çocukluk eğitimine çekecek biçimde genişlemeli.”

4+4+4’LE SEKTEYE UĞRADI
2012-13 eğitim-öğretim yılında başlayan 4+4+4 sistemine geçilmeden önce 5 yaş grubu okullulaşma oranı Türkiye’de yüzde 67’lerdeydi. Bu oran, 2014-15 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 4-5 yaş grubu için yüzde 47’lere geriledi. Bu yaş grubundaki çocukların yaklaşık yarısı, yani 400 binden fazla çocuk, 2015-16 eğitim-öğretim yılında okul öncesi eğitim almamış olarak ilkokula başladı.

İLK 7 YIL GELİŞİMDE KRİTİK
Beyin gelişimi çocuğun ana rahmine düşmesi ile başlıyor. Gelişimin en kritik kısmı ise doğumdan sonraki ilk yıllarda. Bir bebek beyninde milyarlarca nöronla doğuyor. Çevreden gelen uyarılar, nöronlar arasındaki bağlantıları güçlendiriyor ve kalıcı hale getiriyor. Çocuk çevresindeki dünyayı deneyimledikçe zihinsel, duygusal, psikolojik ve fiziksel tepkileri yöneten beynin farklı bölümlerindeki nöron bağlantıları gelişiyor. Yeteri kadar kullanılmayan nöron bağlantıları ise yok oluyor. Doğumdan 7 yaşına kadar olan erken çocukluk döneminde zeka, algı, kişilik, sosyal davranışlar ve zihinsel yetenekler ciddi oranda şekilleniyor. Beyin gelişiminin büyük bölümü de bu dönemde tamamlanıyor.

ÇALIŞAN KADINLARIN YÜZDE 44’Ü ÇOCUK BAKIMI İÇİN İŞTEN AYRILIYOR
Türkiye’de çalışma çağında olan kadınların yalnızca üçte biri iş hayatında. AÇEV ve KAGİDER’in (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) yaptırmış olduğu bir araştırmaya göre, işten ayrılan kadınların yüzde 93’ü bu kararı hamilelikleri ile çocuklarının 3 yaşına kadarki dönemi arasında veriyor. Hayatlarının bir döneminde çalışmış olan kadınların yüzde 44’ü ise doğrudan veya dolaylı olarak çocuk bakım yükümlülükleri nedeniyle işlerinden ayrılıyor. Çalışmada fikri alınan kadınların yüzde 84’ü devletin teşvik vermesi durumunda çalışma hayatına geri döneceklerini belirtiyor.  


Kaynak: www.aydinlikgazete.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber