Bu haber kez okundu.

Okul Müdürlüğüne Atamada Liyakat ve Ehliyete Gerek Kalmadı

Okul müdürü atamalarında görüldüğü üzere artık ehliyet ve liyakat geri planda kalmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı pek çok yetkiyi elinde toplayarak yönetici atama ve görevlendirme yönetmeliğinde önemli değişiklikler yapmıştır. Yapılan değişikliğe göre hizmet süresini dolduran okul müdürleri okul içinde belirlenen bir komisyon tarafından değerlendirilerek yeniden atanıp atanamayacaklarına karar verilmektedir. Şimdiye kadar dört yıllık hizmet süresini dolduran 16 bin okul müdürü değerlendirilmiş ve puanlar sisteme işlenmiştir. 

 

Değerlendirmede olumlu sonuç alan okul müdürleri tekrar aynı okulda okul müdürü olarak görev alabilecek. Müdürü puanlayan kişiler ise okulun en kıdemli öğretmeni, en genç öğretmeni, okul aile birliği başkan ve yardımcısı olmak üzere iki veli, öğrenci meclisi üyesi. Bu beş kişinin verdiği puanlamanın oranı %40. Öte yandan müdürü puanlayacak diğer kişiler ise müdürün bağlı olduğu ilçe milli eğitim müdürlüğü. Burada görev alan bir şube müdürü, bir ilçe milli eğitim müdürü ve çeşitli daire başkanları tarafından yapılan oylamanın oranı ise %60. İşte bu adaletsizliği aylardır yazmamıza rağmen herhangi bir sonuç alamadık. Zira okul müdürünün puanlanmasında okulda oluşturulan komisyon düşük puan verse bile ilçe milli eğitim müdürlüğü komisyonunu olumlu puan verirse okul müdürü tekrar yerinde kalıyor. Ayrıca okul müdürünü çalıştığı kurumda görev alan öğretmenler, öğrenciler ve velilerden daha iyi kimse tanıyamaz. Buna rağmen puanlamada en yüksek puan hakkı müdürü daha az tanıyan veya daha önce hiç tanımayan milli eğitim yöneticilerine şube müdürlerine verilmiş durumda. 

 

Bununla birlikte ortaya atılan bir iddia da sendikayla ilgili. İlçe milli eğitim müdürlüklerinde kurulan yönetici değerlendirme komisyonlarına atamalar çoğunlukla Eğitim Bir Sen üyesi yöneticiler arasından seçilerek yapılmış. Dolayısıyla milli eğitim komisyonunda görev yapan şube müdürlerinin tarafsız olarak bir okul müdürünü puanlamaları neredeyse imkansız. Bu şube müdürleri puanlamada kendi sendikalarına bağlı okul müdürlerine yüksek puan verirken karşı sendikaya bağlı okul müdürlerine düşük puan vererek onları görevlerinden edebilecek kudretteler. İşte bu da hem yönetici atamada liyakat ve ehliyetin bir kenara itilmesine hem de adam kayırmalara neden oluyor. 

 

Artık MEB'de yeni dönem torpil, adam kayırma ve görmezden gelme dönemi. Zaten üst düzey yönetici atamaları çoğunlukla bakanın ve müsteşarın kontrolünde yapılıyor. Onlara bağlı komisyonlarda görev yapacak müdürlerin atamaları da yine onların etkisinde sürüyor. Yani artık MEB'de çatlak seslere yer yok. İstediği kadar başarılı, liyakat sahibi, tecrübeli olsun, eğer kendilerinden değilse ataması yapılmıyor. Elinde bulunan unvanlar bir şekilde alınıyor. Eğitim Bir Sen göz göre göre yanlı davranıyor. İşte bu durum ileride devlet yapısına, eğitim sistemine zarar verir. Liyakat sahibi olan ama karşıt görüşlü olan kişi mi daha iyi yönetici olur yoksa tecrübesi olmayan, ehliyet sahibi olmayan ama sendikayı, hükümeti destekleyen kişi mi daha iyi yönetici olur? Seçimi size bırakıyoruz.

 

mebpersonelleri.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber