Öğretmen Diyarı

Okul müdürlüğü atamaları ve MEB kılıfı

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürü Sayın Hamza Aydoğdu'nun AA'ya yaptığı açıklamada bir çok yanılgı vardır. Genel müdürün söylediği doğru olsa bile önemli olan uygulamaya yansımalarıdır. İş uygulamaya gelince görülmektedir ki ne Genel Müdürlüğün uyarıları dikkate alınıyor ne de hukuk kuralları...

Dostlar alışverişte görsün misali uygulamalar görüyoruz.

Örneğin sayın genel müdürün değerlendirmeden 75 ve üstü puan alamayıp dava açan ve kazanan okul müdürleri ile ilgili şu sözlere bakalım.

"Aydoğdu, MEB'in, objektif kriterler getirerek müdür görevlendirmesi yapma yoluna gittiğine işaret etti. Kanunda zaten 4 yılını dolduran müdürlerin görevlerinin eğitim yılı sonu itibarıyla bittiğinin yer aldığını ifade eden Aydoğdu, "Bakanlığın yönetmelikle yapmak istediği, bu görev süresi biten müdürler arasından, bazı müdür adaylarının görev süresi uzatmadır. Onun için yerel mahkemelerin verdiği kararlar, müdürlerin görevlerine iadesi şeklinde olamaz. Bu hukuken de olamaz, çünkü siz bir kanunla 4 yılını dolduran müdürlerin görev süresini sona erdiriyorsanız, yerel mahkemeler, kanunun aleyhinde bir karar veremez" diye konuştu. Aydoğdu, yerel mahkeme kararlarında, ek formdaki bazı kriterlerin, mahkemeler tarafından subjektif olarak değerlendirildiğini vurguladı. Milli Eğitim Bakanlığının, mahkeme kararlarına il milli eğitim müdürlerinin uyması için yazı gönderdiğini ve kararlarının ivedilikle uygulanmasını istediğini aktaran Aydoğdu, "Mahkemelerimizin verdiği karalar, yerlerine iade değil tekrar değerlendirmeye almak."

Bu sözlere katılmamak mümkün değil. Ama lafla peynir teknesi yürümüyor sayın Aydoğdu;

Çünkü mahkeme kararına rağmen kırk takla atan ilçe müdürleriniz var. Sizin yazdığınız yazıyı işine geldiği gibi yorumlayan, sadece uygulamış olmak için uygulayanlar var. Üstelik bunlar bizzat sizlerin (bakanlık üst kadrolarının) hiçbir kriter gözetmeksizin referansa dayalı olarak görevlendirdiğiniz ilçe müdürleri. İlçe müdürlüğü makamının bu kadar küçümsendiği, yıpratıldığı, vefa duygusundan yoksun, liyakati itaat olarak algılayan müdürleriniz. Hepsi de halen görevlendirme yani kadrolu müdürünüz yok. Dün yayımlanan yazıda belirtilen kanun meclisten geçirmeyi başarırsanız inşallah (kendinizce) asaleten de atama yapacaksınız. İnşallah(bizce) başaramazsınız.

Sayın Genel Müdür mahkemeler gerçekten de kişiyi geri atayın demiyor. Değerlendirme yapmanız gayet mantıklı. Fakat bu değerlendirmeler nasıl yapılıyor size bir anlatalım istedik. Gerçi biliyorsunuz ama bildiğinizi kamuoyu da bilsin diye buraya not düşmek istedik.

Mahkeme bazı kriterler sübjektif diyor siz objektif kriterler koyduk diyorsunuz. Siz mi doğru söylüyorsunuz yargı mı?

Yine mahkeme değerlendirmeler sübjektif diyor sizin müdürleriniz aynen şunu yapıyorlar:

Daha önce (Ağustos 2014'te) olumsuz(hayır) verdikleri kriterlere evet verirken daha önce Evet dedikleri kriterlerin bazılarına da Hayır veriyorlar. Allah aşkına 3 ayda ne değişti. Adam müdür bile değilken fikriniz nasıl değişti? İşte bu hukuka aykırı, bu mahkeme kararına aykırı,

Daha önce değerlendirme yapan örneğin Aile Birliği Başkanı 10 tam puan vermişse bu kişilere neden değerlendirme yaptırıyorsunuz? Daha önce yaptığı değerlendirmenin altında puan versinler diye mi?

Bir kişiye olumsuz puan veriyorsanız bunu ispatlamanız gerekir, bunu biz değil mahkeme kararları söylüyor. Yok eğer olumlu değerlendirme yapmışsanız o zaman ispata gerek yoktur. Bu, bu tür değerlendirmelerin doğasında var.

Bu dostlar alışverişte görsün anlayışıdır. Bu mahkeme kararını uygulamak, insanların haklarını teslim etmek değil elinizden geldiğince yine sistem dışı bırakmak için kılıf uydurmaktır. Vatandaş 72 puan almış(Kocaeli), dava açmış, kazanmış, yeniden değerlendirilmiş yeni puan 73 olmuş... Kuyumcular bile bu kadar hassas tartamazdı doğrusu.

Şimdi diyeceksiniz ki Türkiye Hukuk devletidir yanlış yapan hesabını verir. Bu kişiler yargıya başvursun hakkını alsın... Dava açsa bekle bekle nereye kadar? Suç duyurusunda bulunsa amirler onay vermiyor. Hiç olmadı istediğiniz gibi bir kanun maddesini getirtirsiniz meclise çözersiniz sorunu, kurtarırsınız suçluyu.

Fakat düne kadar yapılanlarla eğitime zarar verirken artık eğitimden öteye hukuka da, hukuk devletine de, erkler ayrımına da zarar veriyorsunuz.

Unutmayınız ki bu kantar er ya da geç sizi de tartar.

Sayın Genel Müdür sorun mahkeme kararında değil, sizin söylediklerinizde de değil, sorun bakanlığın örgüte ne kadar hakim olduğunda. Ya bu sözler yalan kamu oyunu oyalamak maksatlı ya da örgüt sizi kayla almıyor yani örgüt hakimiyeti sıfır...

Maksut BALMUK

Öğretmen

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol