Öğretmen Diyarı

OKUL MÜDÜRLERİNİN DERS DENETİMİ NASIL OLMALIDIR

Günümüzde toplumların küresel ve rekabetçi dünyada ayak kalmasında, ekonomik ve bilimsel gelişmelere uyum sağlamasında eğitim kurumaları kilit rol oynamaktadır.

Eğitimin amacı toplumun ihtiyacını karşılayacak kaliteli insan kaynağı yetiştirmektir. İnsan kaynağının yetiştirilmesindeeğitim yöneticileri ve öğretmenler en önemli unsurlardır.

Öğretmenler öğrencilerin iyi bir eğitim alması için çabalarken okul yöneticileri de öğretmen ve öğrenciye iyi bir eğitim ortamı hazırlamakla görevlidir. Okul müdürlerinin temsil etme, örgütleme, liderlik, yöneticilik, kolaylaştırıcılık, arabuluculuk, iletişim ve denetim gibi görevleri bulunmaktadır. (Kowalski, 2003) 

Türkiye’de yönetim süreçleri genel olarak karar alma, planlama, örgütleme, iletişim, etkileme, koordinasyon ve değerlendirmedir. Eğitim kurumlarında değerlendirme süreci çok önemlidir. Eğitim kurumunun da değerlendirme süreci amaçların gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılması, denetlenmesi ve etkinlilerin ne kadar başarılı olup olmadığının belirlemesi amacıyla yapılmaktadır.(Oğuz, Yılmaz,Taşdan, 2007)

MEB Rehberlik Denetim Başkanlığının 2011 yılında yayınladığı ‘’ Öğretmen Denetim Rehberi’’ kitapçığında denetim; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan amaç ve ilkeler doğrultusunda öğretmenlere yüklenen misyonu gerçekleşip gerçekleştirmediklerini süreç içerisinde varsa hedeflerden sapmaları ve zorlukları belirleyerek bunların giderilmesini sağlamak denetimle mümkündür denilmektedir.

Bursalıoğlu(2000) denetimi, kamu yararına davranışı kontrol etme süreci olarak görürken, Başaran(1994) denetimi planlanan örgütsel hedeflerden sapmaları önlemek, örgütün işleyişini izlemek ve düzeltmek amacıyla yerine getirilen bir etkinlik olarak tanımlar.

   Okul müdürlerinin görevleri arasında sayılan öğretmen denetimi iki temel amaca dayanır. Bunlardan birincisi öğretmenin mesleki gelişimini sağlayarak etkili eğitimin gerçekleşmesine katkıda bulunmak, diğeri ise öğretmenin mevcut performansını değerlendirerek mesleki durumu hakkında karar vermektir.(Acheson&Gall,2003)

  Birçok Avrupa ülkesinde okul müdürlerinin öğretmenlerin performanslarına yönelik denetimde iki değerlendirme şekli kullanmaktadırlar. Bunlardan birincisi genel değerlendirme (summative) diğeri ise biçimlendirici (formative) denetim şeklidir.

Genel değerlendirme (summative)öğretmenin bir öğretim yılı boyunca gösterdiği tüm performansın değerlendirilmesi şeklinde yapılır.Bu değerlendirme şekli daha çok öğretmenin görevde kalıp kalmayacağı konusunda yetkili olan okul müdürlerinin olduğu kurumlarda yapılır.Bu değerlendirmede öğretmenin performansı görevde kalıp kalmayacağı, alacağı ücret v.s. gibi önemli konular genel değerlendirme (summative) ile yapıldığından oldukça dikkatli,tarafsız ve yasal prosedüre uygun olarak yapılması önemlidir.8Urban&Norris 2001) Genel değerlendirme Türkiye’de devlet okullarındaki tüm öğretmenler kadrolu öğretmen olduğu ve okul müdürlerin öğretmen atama ve görevlendirmelerinde bir yetkisi olmadığı için devlet okullarında uygulanması mümkün olmayan bir denetim şeklidir.Ancak bu denetim yada değerlendirme şekli Türkiye’deki özel öğretim kurumlarında uygulanmaktadır.

Diğer denetim şekli ise biçimlendirici(formative) değerlendirmedir. Bu denetim oldukça sık aralarla, öğretim sürerken yapılan ve daha çok öğretmenin mesleki gelişimine, öğretimin gelişmesine odaklaşan biçimlendirici değerlenmedir. Çoğu zaman öğretmenle sınıf ortamında yapılır.Biçimlendirici denetim türlerinden olan klinik denetimde öğretmenle işbirliği içinde, belirli buluşma zamanları belirlenerek, gözlem öncesinde, gözlem sırasında ve gözlem sonrasında nelerin ele alınacağı, hangi hususların önemli olduğu, gözlemin nasıl yapılacağı hususunda karar verilir. Bu denetimde amaç öğretmenin sınıf içi performansına nesnel araçlar kullanarak bir ayna tutmak ve geliştirme yollarına birlikte karar vermek ve etkili dönüt elde ederek gelişmeyi birlikte izlemektir.(Acheson&Gall, 2003)Klinik denetim modeli de ülkemizde pek kullanılmayan bir denetim türüdür.

Türkiye’de, okul müdürleri, öğretmen performansını ölçmeköğretmeni yetiştirmek, öğretimin etkililiğini artırmakve sınıf içindeki öğretimin seviyesi denetlemek üzere her öğretmenin dersini dönemde en az bir kez ziyaret ederek denetim yapmaktadır.Bu denetimlerde okul müdürüinformal olarak, sıradan zamanlarda ve habersiz olaraköğretmenin sınıfına girerek öğretimi denetlemektedir.Tabi ki burada amaç denetlenen öğretmeni hazırlıksız yakalamak değildir. Habersiz ve sıradan zamanlarda yapılan ders denetimlerin amacı; öğretmenleri derse karşı güdülemek, öğretimi izlemek, öğretmenin ihtiyacı olduğu hususları belirlemek, sınıf bağlamında okuldaki eğitim öğretim faaliyetlerinden haberdar olmaktır. Bu amaçlarla yapılan ders denetimi okul müdürü ile öğretmen arasındaki iletişimin güçlenmesine, okulda güven ortamının gelişmesine, kendisi ile ilgilenilen öğretmenin okul örgütüne olan bağlılığının artmasına ve motivasyonun çoğalmasına yardımcı olmaktadır.

Öğretmen denetimi döngüsel bir işlemdir. Esas amacı öğretimi geliştirmek olan denetimde yedi temel husus dikkate alınır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir (Ubben et al, 2001, p. 198).

1. Öğretmeni değerlendirmeye yönelik bir “kişisel gelişim planı” hazırlamak,

2. Gözlem için belirli hedefler oluşturmak ve etkinlikleri belirlemek,

3. Gözlem yöntemi, zamanı ve yerine karar vermek,

4. Gözlemi yapmak ve verileri toplamak.

5. Verileri analiz etmek ve dönüt vermek,

6. Toplanan gözlem verilerini yorumlamak,

7. Değerlendirme sonucunu, gösterilen başarıyı rapor halinde yazmak ve daha iyi gelişim için öneriler geliştirmek.

Denetim için standart oluşturmak denetim sistemlerinin en önemli sorunlarından birisidir.Oluşturulan standartların karşılaşılan oldukça fazla sorunlara ve farklı kişiliklere çözüm getirmede yeterli olmadığı görülmektedir. MEB’in Maarif Müfettişleri için oluşturduğu denetim standartlarının bir benzerini okul müdürleri için de oluşturması faydalı olacaktır.

Okul müdürlerinin denetim görevlerini yerine getirmede zorluklarla karşılaştıkları ve yetersiz kaldıkları,ders denetimlerinin genellikle formaliteden ibaret olduğu sıkça yapılan eleştiridir.

Okul müdürlerinin denetim alanında etkililiklerini artırmak için uzmanlar tarafından verilen iyi planlanmış ve uygulamalı eğitimlere ağırlık veren hizmet içi yetiştirme programlarına yer verilmelidir.Modüler tarzda düzenlenecek hizmet içi eğitim programları aracılığıyla, okul müdürlerinin, performans değerlendirme, klinik denetim, iletişim, çatışma yönetimi, bilgi yönetimi vb. alanlarda geliştirilmeleri sağlanmalıdır. Bu şekilde, okul müdürleri birbirini izleyen ve tamamlayan eğitim programları aracılığıyla, kapsamlı bir geliştirme süreci içine alınabilirler.Uzun dönemde okul müdürlerinin tümünün eğitim yönetimi alanında yüksek lisans yapmaları sağlanmalıdır.(Özmen,F.&Batmaz,C. 2006)

Yusuf Yalçınkaya

 

 

www.personelmeb.net

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol