Bu haber kez okundu.

\'ÖĞRETMENE SAYGI YILI\' OLSUN MU?

Eğitim sisteminin tartışmasız ve değişmez en etkili aktörü öğretmenlerimiz bir zamanlar;

Eli öpülesi olan, görüldüğünde derlenip toparlanarak çeki düzen verilen, sokakta yürürken ayağa kalkılarak selamlanan, bilgisine ve fikrine başvurulan, cemiyetlerde başköşeye alınan konumundaydılar.

Belli yaş üzeri insanların hafızalarındaki öğretmen yaşantılarında; otoriter yönetim, aşırı disiplin, katı kuralcılık, tavizsizlik, anlamsız cezalar, hatta sıra dayağı vs. şeyler yarı kızgınlıkla anlatılır. Yaşanılan olumsuzluklara rağmen; sitayişle o günlerdeki saygı ve hürmetten bahsedilir.

Aynı kişiler eski yaşantıları ile hali hazırdaki durumu kıyaslama yoluna giderek, günümüz öğretmen, öğrenci ve velilerin tutum ve davranışlarından rahatsızlıklarını dile getirirler.

İyi ama bu duruma nasıl gelindi. Neler değişti. Saygı ve ihtiramın rafa kalkmasının sebepleri neler.

Bir kere köprünün altından çok sular geçti. Anlayışlarımız değişti. Bu değişmeye paralel olarak da saygı ve hürmet göstermenin gereğine inanma yok oldu. "Saygıda neymiş canım, o eskidendi" diyenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoğaldı.

Bunların yanında;

Ne, mecazi anlamda kullanılmasına rağmen, tesiri çok büyük olan "eti senin kemiği benim" anlayışına sahip, hoşgörülü, empatik düşüncede olan veli.

Ne, tarihte gerçekleştiği görülmemiş, ama ilmin önemini anlatan "bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" felsefesine sahip öğrenci,

Ne de, Üst seviyede mesleki donanıma sahip, saygı görme ve imaj kaygısı olan öğretmenimiz kaldı.

İşin açıkçası sacayağı eskisi gibi değil. Denge bozuldu. Bireysellik ön plana çıktı. Neme lazımcılık başladı. Bu anlayış sacayağının aktörlerinde var olan saygıyı ve güveni tarumar etti.

Ayrıca;

Çok sayıda personelin istihdam edildiği, öğrencisi, velisi ile büyük bir kesime hizmetin verildiği bu grupla ilgili;

Öğretmen odaklı haberlerin çok detaylı verilmesi, öğretmene karşı olumsuz bir algı oluşturmakta ve öğretmen imajını diplere indirmektedir. Öğretmenlerimize saygı ve hürmet gösterme şöyle dursun fiili saldırılara kadar varan nefret görüntüleri ortaya çıkmaktadır.

800 bin öğretmenin görev yaptığı ülkemizde, her cemiyette olabilecek çürük çarık misali bu meslek grubu içinde de çürüyenlerin olabileceği gerçeğini kimse inkâr edemez. Ancak; minimum düzeylerde yaşanan olumsuzlukların, tüm meslek grubuna izafe edilmesi, bu nedenle öğretmenlerimizin hedef alınmasıyla özelde bu kitleye, genelde ise ülkemizin geleceğine en büyük haksızlığın yapıldığı unutulmamalıdır.

Her türlü olumsuzluğa karşın, kendisine son derece saygı gösterilmesini sağlayan öğretmenlerimiz de bir hayli fazladır. Saygı duyulması gereken ve hak eden herkese saygı duymak hakkın teslimidir. Yazarın dediği gibi "İnsanlara saygıyı yitirdin mi yandın bittin, on paralık oldun demektir." O halde ihtiram gösterilmesini gerektirecek kaygı ve sorumluluk bilinci öğretmenimizde olması gereken önemli ahvaldendir.

Cemiyetleri ayakta tutan, sadece öğretmene mahsus olmayan, tüm fertlerin birbirlerine saygılı olduğu günlerin hasretini çekmemek elde değil.

Özetle; aktüel bakış ile mübalağa yaparak "Öğretmene saygı yılı" ilan edelim demiyorum.

Sözgelimi de olsa köle de olmayalım. Etimiz de kemiğimiz de bizim olsun. Ama yeni şeyler öğrenmemize yardımcı oldukları için, rehberlikte bulundukları için, emek harcadıkları için öğretmenlerimize, hatta toplum olarak birbirimize saygı göstermeyi tekrar gündemimize alalım. Sınırlama yapmadan saygı zamanı diyelim.

Bir şey kaybetmeyiz. Kazanırız.

Himmet YÜCELDİ
İl Eğitim Denetmeni

 

personelmeb.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber