Bu haber kez okundu.

Öğretmen Velinin Gözüyle, Özel-Devlet Okulu Farkı

Geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme, her anne babanın çocukları için istedikleri, sağlık ve mutluluklarından sonra gelen içgüdüsel bir dürtüdür. Bunun yolunun kimi aile iyi bir eğitimden, kimi aile onun adına yapılacak finansal yatırımlardan, kimi aile sağlam bir dini ve ahlaki eğitimden çoğunluk aile de, mümkün mertebe hepsinden bir parça eklemekten geçtiğine inanır. Bu uğurda, imkânlar dâhilinde daha çocuğun doğumundan itibaren bir koşuşturmadır başlar.

Ben de bu maratona kızlarımın doğumuyla birlikte son sürat katılmış oldum. Amacım her anne gibi, çocuklarımı doğru yönlendirmek ve onlara iyi bir gelecek hazırlamaktı. Bu nedenle okul yaşları gelince ikisini de ülkemizin köklü, eğitim ve öğretim kalitesinden şüphe duymadığım bir özel okuluna, büyük umutlarla yazdırdım. Bu arada kendim de çeşitli devlet okullarında bilfiil öğretmenlik mesleğime devam etmekteyim. Çocuklarımı neden devlet okuluna göndermediğim ayrı bir tartışma konusu olabilir; ona burada değinmeyeceğim. Ama devlet okulunda öğretmenken, özel okulda çocuk okutmanın bünyede bıraktığı etkiyi sizinle paylaşmak isterim

Öncelikle belirtmeliyim ki bu durumdaki bir öğretmenseniz hayat boyu devam eden bir kıyaslama hali ile baş başasınız demektir. Öncelikle veliler… Özel okul velilerinden hiçte farklı olmayan beklentilerle devlet okulu velisi de, kendi çocuğu için başta belirttiğim içgüdü doğrultusunda sizin elinize çocuğunu 6 yaşında(artık 5!)verir. Okulun imkânsızlıkları veliyi rahatsız etse de kendi imkânsızlıkları, tercihleri ve öğretmene duyduğu güvenle başka da şansı yoktur. İlk beş sene (artık 4)beklentilerin makul bir çerçevede tutulması sayesinde sorunsuz geçer. Biz özel okul velileri ise, kamyon yüküyle para ödediğimiz okullarda hep bir tık fazlasını görmek isteriz. Benim gibi işin içinde olmayan veliler, çocuklarının devlet okulundaki eğitimden çok daha fazla ve farklısını aldıklarına inanır.

Oysa (tecrübeyle de sabittir) yabancı dil eğitimi hariç, Türkiye’de ki hiçbir çocuk müfredatın dışında öğretim alamaz. Yabancı dil eğitiminin ağırlıklı verildiği Anadolu liseleri ile de bu fark ileriki yıllarda gayet güzel kapatılabilmektedir.

Bu gerçeği daha birinci sınıfta gözlemleyen bir öğretmen veli olarak, bu seferde işin öğretim kısmını irdelemeye başlarsınız. Kıyaslama neticesinde, kendi çocuğunuz ile devlet okulunda okuyan akranları arasında; davranışlarında meydana gelen değişim; yani, eğitim yönünden de olumlu ya da olumsuz çok önemli bir fark olmadığını anlarsınız. Zira düşük ekonomik gelire sahip ailenin çocuğu da, yüksek gelirli ailenin çocuğu da aynı eğitim psikolojisi temellerine göre yetişmektedir. Burada da sadece çağdaş eğitim ve geleneksel eğitim farkıyla karşılaşırsınız ki; özel okullarımızın verdiği çağdaş eğitimin ülkemizin ‘çağdaşlığı’ ile ne derece uyuştuğu da ayrı bir yazı konusudur.

Sonuçta, şu ana kadarki gözlemlerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki devlet okulu ile özel okul arasında eğitim ve öğretim açısından; paranın satın alabileceği, ihtiyacın ötesinde, lüks olarak tabir edebileceğimiz ögeler hariç, önemli bir fark göremedim… Büyük kızım bu yıl liseye geçecek ve gözlemlerim devam edecek, bakalım

Herkesin maddi imkânlarını istediği gibi yönlendirme hakkı vardır. Özel okulda çocuk okutmak, tamamen bir tercih meselesidir. Bir devlet okulu öğretmeni olarak, öğrencileriniz ile evlatlarınızın önemli bir fark olmadan yetiştiğini görmek, özel okul tercihinizi sorgulamanıza neden olsa da; “mucizevi farkı hissetme arzusu”daha uzun yıllar özel okul velisi olarak kalacağınızın göstergesi gibidir…

Ben veli olarak, henüz eğitim ve öğretim sürecini yaşıyorum, sonucunu görmedim. Ama öğretmen olarak, mezunlarımızdan yola çıkarak diyebilirim ki; ister özel olsun ister devlet okulu mezunu esas olan mutlu bir birey olarak hayata atılabilmektir. Ayrıca şartlar ne olursa olsun, bunları lehine ve aleyhine kullanabilmekte tamamen aileye ve çocuğun kendi farkındalığına bağlıdır. Dağda çobanlık yaparak YGS birincisi olmak, 13 sene özel okula giderek taban puanı zor tutturmak gibi…

Tamamen kendi yaşanmışlıklarım ve gözlemlerimden yola çıkarak ulaştığım sonuç şudur: İyi bir aile desteği olduğu sürece özel okul ya da devlet okulu bir öğrencinin gelişmesinde mucizevi bir fark yaratmaz. Ama dediğim gibi bu bir süreç ve ben henüz bu süreci yaşıyorum ve gözlemlemeye devam ediyorum. Umudum her ne şartta okursa okusunlar, güzel ülkemde ki tüm çocukların mutlu ve sağlıklı bireyler olmaları; tüm eğitimciler ve ebeveynler gibi.

 

Pınar Ezgi İstanbul Nisan 2013

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber