Öğretmen Diyarı

ÖĞRETMEN STRATEJİ BELGESİNİN AMACI NE?
MEB, başarısızlığını her zaman olduğu gibi yine öğretmenlere fatura etmeye çalışmaktadır. Nitekim 9 Haziran 2017 tarih ve 30091 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Öğretmen Strateji Belgesi”nde bu durum yine tekrar etmektedir. MEB, bu ve bunun gibi belgelerle 2023 hedeflerine ulaşacağını sanıyorsa çok yanılmaktadır. Bu belge kesinlikle 2023 hedeflerine hizmet etmeyecektir.

MEB, her karne döneminde öğretmenleri huzursuz edecek bir çalışmaya imza atmaktan artık vazgeçmelidir.  Öğretmen, kimsenin şamar oğlanı değildir. İki de bir “öğretmeni, veli ve öğrenciye değerlendirtme tehdit kartını” göstermek MEB’e yakışmamaktadır. Unutulmamalıdır ki MEB’in mihenk taşı öğretmendir.  Öğretmen,  günlük politikalara kurban edilemez.

MEB,  malum belgenin oluşturulması aşamasında STK‘lara danışıldığını belirtmiştir. Bu STK’lar hangileridir? Öğretmeni, ne karşılığında ve niçin satmışlardır? Niçin eğitim sendikalarının ve diğer eğitim paydaşlarının görüşüne başvurulmamıştır?

İlgili belgenin sunuş yazısında Sayın Bakan öğretmenin içselleştirmediği hiçbir reformun başarılı olmadığını söylemektedir. Ancak hiçbir öğretmenin asla içselleştirmeyeceği maddeler bu belge ile öğretmenlere dayatılmaya çalışılmaktadır.

Belgeyi incelediğimizde, bu belgenin genel itibariyle kabul edilemez olduğunu düşünmekteyiz. Malum belgeyle:

-              Sözleşmeli öğretmenlik kalıcı hale getirilmeye ve bundan sonraki öğretmen alımlarında sözleşmeli uygulamasının devamlı olması için çalışılmaktadır. Sözleşmeli öğretmenlikte keramet olsaydı 2011’de 632 sayılı KHK ile bu uygulamadan vazgeçilmezdi.  Öğretmen adaylarını sözleşmeli atayıp onları özlük ve mali haklarından uzak bırakmak bir garabettir.

-              Öğretmenlerin niteliğini artırmak ve bunun gibi ifadeler mevcut öğretmenlerimizi yaralamaktadır.

-              Yine hâlihazırda atama kıstaslarından olan KPSS, ALAN SINAVI ve her türlü haksızlığa yol açan mülakat uygulamasının yanında bir de “ürün seçki dosyası” gibi kıstasların olması öğretmen atamalarını daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.

-              En can alıcı noktalardan biri de görevdeki öğretmenlerin performansıyla ilgilidir. Performansla ilgili öğretmenleri, “müdür, veli ve öğrencinin değerlendireceği” kabul edilemez bir maddedir. Bu maddeyle, zaten itibarı kaybettirilen öğretmenlerimiz iyice itibarsızlaştırılacak olup öğretmeni;  idareci veli ve öğrenciye mahkum edecektir. Öğretmen, idarecilerin kişisel hırslarına ve sendikal baskılarına, velilerin sonu gelmeyen isteklerine, öğrencinin tehditlerine maruz bırakılmaktadır. Ve bu kabul edilecek bir durum değildir.

-              Her dört yılda bir sınav yapılacağı belirtilmektedir. Öğretmen,  asli işini mi yapmalı yoksa sınava mı hazırlanmalı? diye soruyoruz. Ayrıca bu sınavın mesleki bilgileri mi kapsayacaktır? Sınavın içeriği ne olacaktır? Diğer yandan, öğretmen alımlarında ve idareci alımlarında oluşturulan komisyon üyelerinin ne derece yeterliliğe sahip olduğu herkesçe malumdur. Peki, bu performans sınavını hazırlayacak olanların yeterliliği öğretmenin yeterliliğinden daha mı iyidir? 

-              Rotasyonun artık sürekli yapılacağı söylenmekle beraber, rotasyona maruz bırakılacak öğretmenin mali ve özlük haklarında iyileştirme/özendirme yapılıp yapılmayacağı ile ilgili ayrıntıların olmaması öğretmenlerimizi mağdur edecektir.

-              İş, öğretmenleri ödüllendirmeye gelince kaynaklar bahane edilerek ödüllendirme geçiştirilmektedir.

-              Başarı olunca hatırlanmayan öğretmen(TEOG başarısı gibi), başarısızlık olunca hemen günah keçisi ilan edilmektedir. Yani nimetler bölüşülürken görülmeyen öğretmen, külfete gelince suçlu ilan edilmekte ve makus talihiyle baş başa bırakılmaktadır.

Belgenin 1. amaç ve 2. Hedefinde belirtilen öğretmenlik mesleğine kabulle ilgili bölüm ise, akla, mantığa, vicdana tamamen aykırıdır. Yüzbinlerce eğitim fakültesi öğrenci ve mezunun olduğu bir ortamda “başka fakültelerden” öğretmen alınabileceğinin belirtilmesi “torpil ve adam kayırma ile malül” bir siyasi ve bürokratik ortamda ne yapılmak istendiğini Resmi Gazete ile belgeli hale getirmektir.

Yaşadığımız dönemde belgede ısrarla vurgulanan “alternatif değerlendirme sistemleri”nin de asla adil olmadığı uygulamalarla görülmüş, mülakat ile “kul hakkına” girilmiştir.

Belgede vurgulanan ve arsızca objektif olduğu iddia edilen mülakat sistemine karşıyız ve kabul etmiyoruz.  Yine öğretmen yetiştirme ile ilgili koordinatör öğretmen seçiminde gördüğümüz aksaklıklar ve yandaşlıklar bu konuda tedirginliğimizi artırmaktadır.

Kamuoyuna saygılarımızla!

EKSEN EĞİTİM SEN

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim