Bu haber kez okundu.

Öğretmen Alımında "Sözlü Sınav" Kayırmacılığın İlanıdır!
Bu açıklamada dikkat edilirse iki önemli husus var.

Birincisi, istihdam tipinin "sözleşmeli" olması. İkincisi, alınacak kişilerin "sözlü sınav" ile alınması. Bu iki özelliğin de tartışmaya, istismara, haksızlıklara ve mağduriyetlere davetiye çıkarır nitelikte olduğu aşikar. Daha önceki açıklamamızda "sözleşmeli" boyutunu ele almıştık. "Sözlü sınav" hususunda ise Allah'ın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok. Herkes bilmektedir ki bu ülkede "sözlü", "sözlü sınav", "açıktan alımlar" kayırmacılık, nepotizm, yandaşlık demektir.

Hakkın, hukukun, adaletin, eşitliğin askıya alınması, keyfiliğe ve kayırmacılığa yol verilmesidir. Nitekim ilgili yönetmelikte sözlü sınavın nasıl olacağını belirtilen Ek-3 formu da bu tedirginliği besleyecek formattadır. 15 Temmuz'da yaşadığımız darbe kalkışmasının en belirgin karakteri, kamu personel sisteminin liyakat, ehliyet ilkelerinden uzak, açık ve şeffaf olmayan bir istihdam politikasına yaslanmasıydı. Öğretmen olmak için gerekli şartlar bellidir. Bu şartlar içerisinde en nesnel ve herkesin rıza göstereceği, şaibe barındırmayan ölçü merkezi sınavdır. Son süreçle birlikte buna ilişkin kamuoyunun inancı ve itimadı zedelenmiş olmakla birlikte sözlü sınav ile karşılaştırıldığında kıyas kabul etmez nitelikte olduğu aşikardır.

Bu nedenle merkezi sınav puanları üzerinden atama yapmak yerine "sözlü sınav" gibi ölçümü, değerlendirilmesi nesnellikten uzak bir uygulamayı işe koşmak kabul edilebilir değildir. İyi niyetten yoksundur. Güvenlik endişesi üzerinden yapılıyorsa hakeza yine öyle. Yok başka bir amaçla yapılıyorsa bunun da gerekçesi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Aksi taktirde Eğitim Fakültesi'ne yerleşmiş, MEB'in, YÖK'ün öğretmenlik için gerekli gördüğü eğitimi tamamlamış, KPSS sınavından da gerekli puanı almış olan kişilerin yeterliliklerinin bir daha kurul ve komisyonlarca tartışılmaya açılması akla ziyandır. Kurul ve komisyonların Ek-3 te belirtilen hususlarda uzman, yeterlilik ve güvenilirliğe sahip olduğunu gösteren hangi karine mevcuttur? İşleri kendi elleriyle içinden çıkılmaz bir hale sokmak, şaibe ve ithamlara yol vermek başlı başına kamu vicdanını, adalet ve güven duygularını zedelemektir. Özgür Eğitim-Sen olarak kayırmacılığa, iltimasa, nepotizme, yandaşlığa neden olan bu uygulamanın hak ve adalet ilkeleri doğrultusunda nesnel ölçütler üzerinden yapılmasının gerekliliğini kamuoyu ile paylaşıyoruz.



15 Temmuz'da atlattığımız büyük badireyi kalıcı hale getirecek uygulamalara karşı adalet ve güveni tesis etmek, iş ve işlemleri eşitlik ilkesine uygun yürütmek herkesin görevi ve sorumluluğudur.

Kaynak:Abdulbaki DEGER-Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı  

www.kamuajans.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber