Öğrenci Gelişim Merkezleri Kurulmalı!
Okullarında idarecileri, öğretmenleri, arkadaşlarını bıktırıp usandıran, eğitimi sekteye uğratan öğrencileri kazanmak için yaptıklarımız havanda su dövmekten öteye gitmiyor.

O yaşlardaki çocukların tabii ki hataları ve yaramazlıkları olacak, hatta yaptığımız uyarı ve telkinlere rağmen bazen bunları tekrar da edecekler ama eninde sonunda yanlış yaptığını anlayıp kendine bir çeki düzen vermedikleri takdirde yaptığımız şeyin ismi Eğitim- Öğretim faaliyeti olmaz.

Yani bu filmin bi şekilde mutlu sonla bitmesi gerekiyor.

Tüm bu yaptıklarının ona hayat tecrübesi katıp topluma faydalı bir birey olup, kendi sırası geldiğinde oda başkaları için aynı öğretileri uygulamayı öğrendiği zamandan bahsediyorum.

Peki, biz ne yapıyoruz?

Bizdeki sistem maalesef rehabilite etmeye değil yapılan her şeyi sümenaltı edip bir an önce sorumluklardan kurtulmaya yönelik.

Okulunda, sınıfında eğitimi yapılamaz hale getiren öğrenci İdareye yollanıyor, velisi çağrılıyor, çok çok sıkıntı varsa kaydı silmesi isteniyor, veli buna yanaşmazsa da Disiplin kurulu ya da Rehberlik Araştırma Merkezi devreye sokuluyor.

Raporlar, tutanaklar, savunmalar ama yine öğrenci okulunda aynı modda hareket etmeye devam ediyor.

Sonuç; Öğrenci de hiçbir değişiklik yok hatta bundan prim yapıp okuldaki diğer öğrencilerin gözünde karizması da artıyor, ama hala ve daha şiddetli olarak tüm herkesin hakkına girip eğitim öğretimi baltalamaya, öğretmenlerini, arkadaşlarını rahatsız etmeye devam ediyor.

Bu iş böyle gitmez!

Okullardaki idareciler, öğretmenler, rehber öğretmenler zaten çok yoğun, ilçelerdeki Rehberlik Araştırma Merkezleri de aynı durumda.

Gün içinde zaten yüzlerce problem var, bunların ufak tefek olanları için vakit harcanır ama diğer yukarda saydıklarım için ne zamanları ne de sabırları var.

Ancak, bu öğrencileri kazanmak içinde gereken en önemli şey; zaman ve sabırdan başka bir şey değil.

Yapılması gereken okullarında 3 ten fazla olaya karışan vede artık ne yapılırsa yapılsın ne kadar konuşulursa konuşulsun düzelmeyen bu öğrenciler için her ilçede ‘’Öğrenci Gelişim Merkezleri ‘’ adı altında özel sınıfları olan birimlerin açılmasıdır.

Haftanın belirli bir gününde buraya gidecek olan öğrencilere o ilçenin en tecrübeli öğretmen ve Rehberlerin gözetiminde Özel Programlar uygulanmalıdır.( bu öğretmenler emekli olanlardan yada özel sektörden de istihdam edilebilir)

Bu programlar sıkı takip edilmeli öğrencinin okuldaki öğretmenlerinden anlık raporlar alınmalıdır.

Zaten her okulda bu öğrencilerin sayısı 15 – 20 yi geçmez. Ve bu çocuklar düzeldiği takdirde diğer öğrencilerinde aldığı Eğitim kalitesi artmış olur.

Uygulanacak olan bu Özel Programlarda Derslerden ziyade, spor, hobi ve en önemlisi bu çocuklarla ilgilenmek ve konuşmak olmalıdır.

Gerekirse ilgi ve yetenekleri tespit edilip Meslek Liselerine de nakilleri yapılabilir, en azından Üniversite yerine bir meslek sahibi olmaları sağlanır.

Burada olmaması gerekenler ise ‘’Aşırı Nasihat, bağrış, çağrış, adam paylamak’’.

Ailelere de bu işin için de olmalı, onlara çocuklarına nasıl davranmaları gerektiğini anlatan eğitimler verilmelidir.

Çünkü bu çocukların bu hale gelmesinin temel sebepleri, Problemli aileler, ilgisiz anne babalar, evdeki şiddet, aile içi kavgalardan başaksı değildir.

Aksi takdirde RAM olsun, okul idaresi olsun, rehber öğretmenler olsun bu işi hiçbiri çözemez ve bu kısır döngü devam eder.

Sonuçta elimizde kalan aksayan bir Eğitim- Öğretim ve kaybedilen çocuklardan öteye geçmez..

Bilgin Pelister

Kaynak:http://www.egitimajansi.com/
Loading...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Eğitim ve Ögretim Eğitim ve Ögretim