Bu haber kez okundu.

OECD VERİLERİNE GÖRE EN ZOR ŞARTLARDA BİZİM ÖĞRETMENLERİMİZ ÇALIŞIYOR!

18. Milli Eğitim Şurası'nda tüm öğretmenlere her 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde bir maaş tutarında ikramiye verilmesi yönünde sendikalarının çıkarttığı şura kararı bulunduğunu hatırlatan Gürkan Avcı, “Aradan 3 yıl geçti ve halen bir netice yok. Öğretmenlerimizin ikramiyelerinin 24 Kasım Öğretmenler Günü'ne yetiştirilmesini istiyoruz” dedi.


 


ÖĞRETMENLER EŞİTLİK VE ADALET İSTİYOR


Avcı, “Ayrıca eğitim kurumlarında yemek yemeyen eğitim çalışanlarına günlük 10 TL yemek yardımı yapılmasını istiyoruz. Servis hizmeti bulunmayan kurumlarda çalışan eğitimcilere günlük 5 TL ulaşım yardımı yapılmasını istiyoruz. Özellikle süreğen hastalığı ve rutin rahatsızlığı bulunan arkadaşlarımızın bütçesini zorlayan muayene katılım payı ve reçete bedeli katılım payı uygulamalarının da kaldırılmasını talep ediyoruz. Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması ve vergi matrahlarının yükseltilmesi taleplerimiz var. Atanma, görevde yükselte ve terfilerde objektif, adaletli bir sistemin gözetilmesini istiyoruz” dedi.


 


TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLER ORTALAMA 2 BİN TL MAAŞ ALIYOR!


Türkiye’de öğretmenlerin ortalama 2 bin TL maaşla Öğretmenler Gününü Yoksulluğun Gölgesinde Kutladığını kaydeden DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Küreselleşme ile birlikte yaşanan sistemik değişim, teknolojik, sosyal ve siyasal gelişmelere bağlı olarak öğretmenlik mesleğinin ülkemizde de önem ve itibar kaybına uğradığını görüyoruz. Öğretmenlerin ekonomik, mesleki, özlük ve demokratik sorunlar altında ezildiğini ve mesleğine küstürüldüğüne her geçen gün daha fazla tanık oluyoruz” dedi.


 


TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLERİN DEMOKRATİK HAKLARI DA GERİ


Avrupa da siyaset hakkı verilmeyen, İLO standardını taşıyamayan toplu sözleşme yasasına muhatap öğretmenlerin yalnızca Türk Öğretmenleri olduğu, Türk öğretmenlerinin kamuda en düşük ücret alan kamu çalışanları olduğu gerçeğini de dile getiren Gürkan Avcı, “Eğitim sistemindeki reformlar ve projelerin başarılı bir şekilde hayata geçmesi için nitelikli, birikimli ve donanımlı sağlam bir öğretmenlik ruhu oluşturulması, kararlara katılan, motivasyonu yüksek, meslek kimliğine rengini verebilen eğitim ordusuna sahip olmak adına; eğitim sisteminin ana sorunları çözüme kavuşturmalı, tüm eğitim çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük durumu iyileştirilmeli ve böylece hiç kimsenin mazeret üretmesinin önü kesilmelidir” diye konuştu.


 


EĞİTİM BÜTÇESİNİN ARTIŞI ÖĞRETMENE YANSIMIYOR!


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından sunulan 2014 Yılı Bütçe Kanun Tasarısının Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, ÖSYM ve Üniversiteler ile ilgili bölümlerinin 2014 yılında 78.5 milyar lira ile en fazla ayrılan bütçenin eğitim olacağını, şartlı nakit transferi için öğrencilerin annelerine yapılan ödemede dâhil edildiğinde eğitim bütçesinin çok daha fazla olacağını kaydeden Avcı, “Fakat yinede, eğitime ayrılan pay, eğitim sisteminin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Eğitime daha fazla bütçe, öğretmen, hizmetli ve derslik açığının giderilmesi ve okullara yeterli ödenek istiyoruz. Türkiye'nin barış ve adil bir refah içerisinde gelişmesi ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmasının herkese ama herkese eşit ve nitelikli bir eğitim hizmeti sunabilmekle gerçekleşeceğini ve bunun için bütçeden eğitime ayrılan payın artırılmasını ve okullara yeterli ödenek aktarılması gerektiğini düşünüyorum. İkili eğitimden tekli eğitime geçilmesini, sınıf mevcutlarının en fazla 25 öğrencili olmasını, diğer kamu görevlilerine göre düşük olan eğitim çalışanlarının maaşlarının yükseltilmesini ve tüm öğrencilerimize günlük ücretsiz süt ve meyve verilmesini istiyoruz. Üniversite eğitimi başta olmak üzere eğitimin tüm aşamalarında eğitime katılan öğrenci sayısı artarken, bütçeden eğitime ayrılan payın artması sorunun çözümüne yetmiyor.


 


OECD VERİLERİNE GÖRE EN ZOR ŞARTLARDA BİZİM ÖĞRETMENLERİMİZ ÇALIŞIYOR!


Tüm öğrenciler hesaba katıldığında, bütçe ödeneklerinde öğrenci başına yapılan cari harcamaların 1300 dolar seviyelerinde seyrettiğini ve bu oranın OECD ortalamasından aşağı bir orana denk düştüğünü görüyoruz. Son 12 yılda eğitim bütçesinin GSMH içindeki payı yüzde 2.1-4.18 arasında değişti. Son 12 yılda YÖK'e ayrılan payda GSMH içinden yüzde 0.8 ile 1.1 arasında değişiyor. Özellikle son yıllarda toplam eğitim ödeneklerinde bir artış gözlendi Fakat Türkiye, GSYİH' den eğitime ayırdığı pay bakımından OECD ülkeleri arasında hala arka sıralarda yer alıyor. Bu rakamlar bütçe ile ilgili eleştiri ve önerilerimizin ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye gerek bölgesinde gerekse küresel anlamda bir güç merkezi olmak istiyorsa bütçede eğitime ayrılan payın iki katı artırılması gerekmektedir. Bu da yetmez, eğitim hakkından herkesin eşit ve parasız olarak yararlanması da gerekmektedir. Eğitim çağındaki tüm çocukların eğitim ve sağlık giderlerinin de devlet tarafından karşılanması da gerekmektedir.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber