Bu haber kez okundu.

Ne yapmıyormuşuz ağzımızda yemekle konuşmuyormuşuz

Sıraların üzerine örtüler serilmiş, çatal-bıçakların lüks bir restorandaymış gibi yerleştirildiği bir yemek masasının etrafını doldurmuş öğrenciler, söz almak için birbiriyle yarışıyor: “Ağzımızda yemek varken konuşmamalıyız”, “Büyükler sofraya oturmadan yemeğe başlamamalıyız”, “Peçeteyi boynumuza değil, dizimize koymalıyız”... Onlar, İstanbul Kadıköy’de bulunan İnönü İlkokulu’nun 3’üncü sınıf öğrencileri ve ‘adab-ı muaşeret’ adlı dersle görgü kurallarını öğreniyorlar. 

 

SERBEST DERS KAPSAMINDA

Ders, 2015-2016 eğitim öğretim yılının başında programa dahil edilmiş. 3’üncü sınıf öğrencilerine nın belirlediği serbest etkinlik dersinde haftada bir saat olarak veriliyor. Öğrenciler, sofrada görgü kurallarından kişisel temizliğe, giyim adabına; okul, sınıf, tören ve gezilerde nasıl hareket edileceğinden telefonda konuşmaya; birlikte yaşama kurallarından misafirlikte nasıl davranılacağına kadar geniş bir başlıkta eğitim alıyor. Dersin bir kitabı yok. Serbest etkinlik derslerinde öğrencilere yazılı yapılmıyor, not da verilmiyor. 

‘UMARIM KALICI OLUR’

14 yıllık sınıf öğretmeni İrem Ergün Akış, velilerden de güzel tepkiler geldiğini söylüyor. Akış, çocukların aile içindeki davranışlarında değişiklikler olduğunu vurgulayarak, dersi şöyle özetliyor: “Bu çağ çocuklarında aileye karşı gelme, görgü kurallarına pek uymama çok görülüyor. Biraz bunlara dikkat etmeye başlamışlar, umarım kalıcı bir şeye dönüştürebiliriz.”

TOKALAŞMA DERS OLDU’

FİKRİN sahibi Okul Müdiresi Netice Yılmaz. Dersin konularını çeşitli kaynakları araştırarak yaz tatilinde belirlediğini söyleyen Yılmaz, projeyi şöyle anlatıyor: “Öğrencilerimize yönelik yaz okulu faaliyeti yaptık. Faaliyetlerin ardından sertifikalarını vereceğim sırada tokalaşmak için elimi uzattım ama öğrencilerden bir tepki gelmedi. O güne kadar öyle bir şey yaşamamış gibi gözüktüler. Biraz moralim bozuldu. Okula gelince nöbetçi öğrencilere ‘Günaydın çocuklar’ dedim. Bir karşılık alamadım. ‘Biz herhalde bir şeyleri eksik bırakıyoruz’ dedim. Ben şikâyet etme hakkımızın olmadığını düşünüyorum. Bir şeyleri değiştirecek kişiler varsa onlardan biri de öğretmenler. Seneye belki 1 ve 2’nci sınıflara da uygulayabiliriz.”

BIÇAK SAĞDA ÇATAL SOLDA

Okan Yanık (8 yaşında): “Derste nasıl yemek yeneceğini öğrendik. Artık hangi elimizde bıçağı, çatalı tutacağımızı biliyoruz.”

Ceyda Ertürk (8 yaşında): “Derste, biriyle yeni tanışırken ne denir onu öğreniyoruz. İlk adımızı söylüyor, sonra da ‘Tanıştığıma memnun oldum’ diyorum. ‘Günaydın, güle güle, teşekkür ederim’ diyoruz.”

 “Müzede nasıl hareket edilmesi gerektiğini artık biliyoruz. Camları ellemememiz gerektiğini öğrendik.”

Hürriyet: Haber, Analiz, Köşe Yazısı…

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber