Bu haber kez okundu.

Müjde! Avrupa şampiyonuyuz!

Ve iddia ediyorum, uzun yıllar hiç kimse bu şampiyon-luğumuzu elimizden alamaz.

Kendi rekorlarımızı yine kendimiz kırarız.

Helal olsun bize...

Hangi alanda mı?

Ne önemi var!

Önemli olan şampiyonluk değil mi?

Alın size şampiyonluk...

Şampiyonluğumuzun sürdürülebilir olması için daha fazla yatırım gerekiyormuş.

Onun da lafı mı olur, elbette yaparız...



Var mı bize yan bakan!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, aylık ortalama 364 dakikalık mobil kullanım süresiyle Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında kişi başına en fazla mobil görüşme yapan ülke olduğunu açıkladı.

Acarer, “Bu çok güzel bir şey ama özellikle internette mobil geniş banttaki data artışı şebekeleri zorlamaya başladı. Eğer önlem alınmazsa, hızla fibere geçilmezse, mobil şebekeyi geliştiremezsek, 2-3 sene sonra ararken beklemek zorunda kalacağız” dedi.

Altyapımızın bugün         son derece iyi olduğuna dikkati çeken Acarer, “Bunu gururla söylüyoruz ama 2 sene, bilemediniz 3 sene sonra bir tıkanma olacak. Mobil datada bir yılda 15 kat artış olmuş. Düşünün, yüzde         15 değil, bir iken 15 olmuş. Sadece Türkiye’de değil, dünyada böyle. 5 yılda         65 kat artacak deniliyor,     buna altyapının hazır olması lazım” dedi.



İnternette de birinciyiz

Acarer, Türkiye’deki aylık internet kullanım oranının 33 saat olduğunu, bu oranın hem Avrupa hem de dünya ortalamasının üstünde yer aldığına işaret etti.

İnsanların sosyal paylaşım sitelerini çok yoğun kullandığının altını çizen Acarer, “40 milyon civarında geniş bant abonemiz var. 36 milyon Facebook, 10 milyon civarında da Twitter abonesi bulunuyor. Birkaç yıl sonra insanların sosyal paylaşım sitelerinde sıkıntı yaşamamaları için altyapının da buna hazır olması gerekir” ifadelerini kullandı.

Acarer, bilişim sektöründe, yazılım alanında mobil çalışanların oranının yüzde 21’den 2 yıl sonra yüzde 31’e çıkacağının öngörüldüğünü aktarmış..

Ne güzel. Bundan daha gurur verici ne olabilir ki!..





YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN!



Savaştan Kaçtılar Eğitimden Koptular





Yüz binlerce Suriyeli çocuk, sefalet içerisinde ama çok daha önemlisi, okuldan ve eğitimden uzaktalar.



MEB’in Suriyeli öğrencilere el uzatması, işte bu açıdan çok sevindirici bir gelişme, yoksa bu çocuklar, sokağa itilmiş olacak ve bir süre sonra karşımıza sorunlu kişiler olarak çıkacaklardı. El uzatılması, onlar kadar, bizim açımızdan da iyi oldu.



Keşke hemen hepsine birer de meslek öğretsek ve hayata katılmalarına yarımcı olabilsek. İşte o zaman savaşın acılarını unutturup, hayata tutunmalarına çok daha iyi katkıda bulunabiliriz. Bu, bugüne kadar gerçekleşmedi, gerçekleşse de çok az çocuğu kapsıyor.



Peki, bu alanda daha başka neler yapılabilinir? Örneğin belediyeler, sivil toplum örgütleri ve emekli öğretmenler göreve çağrılamaz mı?



Resmi binaların boş olduğu saatlerde, örneğin hafta sonlarında, onlara yoğunlaştırılmış eğitim olanağı sunulamaz mı?



İSMEK benzeri kurslara katılımları sağlanamaz mı? Ya da bu kurslar onların ayağına götürülemez mi?



Keşke bu işin de bir sahibi olsa...

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber