Bu haber kez okundu.

Müdür Mülakatlarında 3 Katı Aday Belitlemede Fahiş Hatalar

Bilindiği üzere Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmelik 19. Maddesinde  “ … boş eğitim kurumu müdürlüğü sayısının üç katı aday sözlü sınava alınır. Son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar da sözlü sınava alınır.” Şeklinde kesin hüküm bulunmaktadır.  Aynı Yönetmeliğin Geçici 2. Maddesinde ise  “ 2011 yılı Ekim ayında yapılan eğitim kurumu müdürlüğü seçme sınavında başarılı olanlardan sınav sonucuna göre müdürlüğe görevlendirilmesi yapılmamış olup müdürlüğe görevlendirmek üzere başvuruda bulunanlar, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak ilk görevlendirme ile sınırlı olmak üzere, başka bir şart aranmaksızın ve değerlendirmeye tabi tutulmaksızın doğrudan sözlü sınava alınır.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır.

           

Bu iki maddeyi birleştirdiğimizde ortaya çıkan kesin hüküm şudur: “ Geçici maddeler tüm yasal düzenlemelerde öncelik taşıdığı için öncelikle sınavlılar olmak üzere diğerleri de Ek-2'den puan üstünlüğüne göre sıralanmak suretiyle boş eğitim kurumu sayısının üç katı aday mülakata alınacak demektir. Bir başka ifadeyle bu mülakatlara girecek aday sayısı sınavlılar ve Ek-2'liler birlikte boş eğitim kurumu sayısının en fazla üç katı olabilir. Bunun tek istisnası Ek-2 puanı sıralamasında son sıradaki adayla eşit puana sahip olan adaylar da mülakata alınır.”

           

Hal böyleyken, yasal durum gayet açık ve net iken ne yazık ki yayınlanan listelere bakıldığında Ek-2 listeleri ayrı, sınavlılara ait  listeler ayrı olarak hesaplanmış, adeta sınavlılara fazladan lutfediliyormuş gibi yedek aday muamelesi yapılmıştır.   Dolayısıyla üç katından çok fazla aday mülakata gireceği için hem yasal duruma aykırı işlem yapılmakta hem de zaten çok fazla olan iş yükü daha da artırılmaktadır.  

           

Bu hata eğer bilmeden yapılıyorsa hatasını anlayınca düzeltir anlayışından hareketle  bir nebze olsun makul karşılanabilir. Ancak eğer birilerine yer açmak için ya da birilerine söz verilerek okullar parsellendiği için böylesi bir hata yapılıyorsa -ki bu yönde pis kokular gelmiyor değil- işte bu nedenle mülakatlar başlamadan sakatlanmış, ya da ölü doğmuş demektir ki bu hata bile tek başına mülakatların yargıda iptali demektir.

 

Bu konuda belki İl Milli Eğitim Müdürlükleri yerel baskılara boyun eğerek böylesi bir hataya göz yumabilirler ancak bakanlığın bu işe derhal el atarak iki satırlık bir yazıyla bu yanlışı başlamadan düzeltmesi mülakatların selameti açısından önem taşımaktadır.

 

Zira herkes bilmektedir ki tüm illerde liste savaşları yaşanmakta ve adeta tüm okullar parsellenmiş durumdadır. Henüz mülakatlar yapılmadan hangi okula kimlerin görevlendirileceği şimdiden öğretmen odalarında konuşulmaktaymış bile…Hatta liste savaşları öylesine kızışmış durumdaymış ki bir tarafta sendikaların listeleri, bir tarafta siyasilerin listeleri, bir tarafta hemşeri köy derneklerinin   listeleri ve nihayet bireysel torpil listeleri bugünlerde savaş halindeymiş…Bu savaşın ortasında kalan il Milli Eğitim Müdürlükleri de çaresiz herkesi memnun etmeye yönelik değişik alternatifler üzerinde çalışmaktaymış. İşte bu yazı da bahsettiğimiz hatanın kaynağını da büyük olasılıkla bu liste savaşları oluşturmaktadır.

 

Bir diğer hata ise okulları Okulöncesi, İlkokul, Ortaokul, Ortaöğretim, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Bilim Sanat Merkezi gibi okul türlerine göre ayırarak, her bir okul türünün ayrı ayrı üç katı aday belirlemek yerine tüm okulların toplam sayısının esas alınacağı yönünde  akıl tutulmasını andıran söylentidir.  Akıl tutulması diyorum zira bu durumda teknik olarak tıkanma yaşanır ve bazı okul türlerine görevlendirilecek şartları tutan insan bulunmayabilir. Örneğin mülakata giren adaylar arasında Okulöncesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi ve Bilim Sanat Merkezlerine şartları tutan insan sayısı çok az olacağı için okul türlerine göre ayrı ayrı aday sayısı belirlenmemesi durumunda bu kurumlara atanacak insan bulunmayabilir. Kaldı ki bakanlık bundan önceki sınavlı atamalarda doğru bir uygulamayla okul türlerine göre hesaplama yapmıştı. Yani Bakanlığın bu konuda doğru bir tecrübesi var,  ancak ne yazık ki az önce bahsettiğim liste savaşları ve parsel durumları ikinci bir fahiş hatayı da yaptırma peşinde olsa gerek.

 

Sonuç itibariyle mülakat eşittir torpil anlayışının yerleştiği bir ülkede yazılı sınavın dışında hiçbir yöntemin adaletli olmayacağını defalarca dile getirdik yine de aynı kanaatteyiz. Ancak ehveni şer kabilinden illa da mülakat yapılacaksa bari en az hata ile yapılsın düşüncesiyle daha önce de iki defa bu konuyu site olarak dile getirmiştik. Ama ne yazık ki hatada ısrar ediliyor ve zaten hehalükarda sakat olan ve pamuk ipliğine bağlı olan bu mülakatların başlamadan bitmesine neden olacak türden hatalar yapılıyor. Anlaşılan odur ki bu mülakatlar çok su götüreceğe benzer, ancak yine de bizim temennimiz ve uyarımız mevcut yasal düzenlemenin daha önceki yazılarımızda ve bu yazımızda bahsettiğimiz hatalardan arındırılarak doğru uygulanmasıdır.

 

Kamuajans

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber