Bu haber kez okundu.

MOBBİNGCİ MÜDÜRLERE GÜN DOĞDU!

 

 

Yüksek mahkemelerin son aylarda mobbinge dair sert kararlarına rağmen torba yasada kendine yer bulan bazı maddelerle çalışma hayatımızın temel sorunu mobbingin değirmenine su taşınıyor, ülkemizdeki ’’yasama-yargı’’ çatışması ayyuka çıkartılıyor. Meclistekiler kendi kanunlarını ayet zannediyorlar ama öyle değil. Ceylan derisi koltuklarda oturarak çalışma hayatının sorunlarına çözüm bulamazsınız. Hele hele torba yasaya koyduğunuz kimi maddelerle mobbinge zirve yaptırarak yangına körükle gidemezsiniz. Sandığa giden hiçbir seçmen size ’’Meclise girin, mobbingin ekmeğine yağ sürün!’’ diye oy vermedi.

 

Çalışma hayatının sorunları Sinan Oğan yumruklanarak değil demokratik toplum örgütleriyle ortak akıl oluşturarak çözülür. Soma’ daki madenciyi dinlemeden, Adana’ daki mevsimlik işçinin derdine ortak olmadan, 4-C emek sömürüsü statüsüne mahkûm ettiğiniz aday öğretmenin gözyaşlarını bilmeden, iş güvencesiz istihdama zorlanan taşeron çalışanın kaygılarına şahit olmadan, en düşük OECD maaşını alıp ay sonunu getiremeyen öğretmenin bir araya gelmeyen iki yakasını görmeden çalışma hayatının hiçbir sorununu çözemezsiniz. Yoksa orada çıkardığınız kanun orada kalır, ancak Resmî Gazete’ nin sayfalarını doldurur.

 

5. Yargı Paketi Memuru Vurdu

 

Türkiye, 17 Aralık’ tan sonra darbe dönemlerinde bile yaşanmayan olaylara şahit oldu. Devletin kurumları, kanunları, kimliği ve dahası vicdanı kişisel ihtiraslara kurban edildi.

 

Yalnız öyle reformlar(!) yapıldı ki kurunun yanında yaş da yandı. Bildiğiniz üzre İdare Mahkemeler, idarelerin yanlış uygulama ve kararlarını itiraz olması üzerine telâfisi güç ve imkânsız bir sonuç çıkmayacaksa 2577/27’ ye dayanarak yürütmeyi durdurma kararı veriyordu. 5. Yargı Paketi’ yle Y.D. almak zorlaştırıldı. Bundan sonra İdare Mahkemeler Y.D. kararını davalı idarenin söz konusu şikâyetle ilgili savunmasını almadan esas üzerinden Y.D. kararı veremeyecek. Aynı yargı paketiyle mahkeme kararlarını zamanında uygulamayan kamu görevlisine tazminat davası açılamayacak. Eğer mağdur devlet memuru, yine de tazminat davası açmak isterse bu davalar kişilere değil devlete karşı açılacak.

 

Torba Yasa Mobbingi Tetikliyor!

 

Mahkeme kararlarını uygulamakla yükümlü olan illerde vali, ilçelerde kaymakam ve bunlara bağlı olan İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri çalışanları ile okul müdür/müdür yardımcılarına kazanılan davayla ilgili mahkeme kararını torba yasanın yani 6552 sayılı kanunun 97. maddesine göre uygulamama keyfiyet hakkı tanınmış oluyor. 2577/28’ de yer alan mahkeme kararlarını 1 ayda zorunlu uygulama süresi kantarın topuzu kaçırılarak 24 aya çıkartılıyor. Daha Türkçesi, hukukun üstünlüğü feda ediliyor; çalışanın söz hakkı kalmıyor. Siz de ileride bu makamlardan birine geldiğinizde astınızın canına okuma hakkına sahip olacaksınız. Mobbingi hortlatmak için yasal kalkana sahipsiniz.

 

Torba yasa anayasanın kalbine ve ruhuna aykırı! Yasada 146 madde var. Yirmiden fazla kanunun çeşitli maddelerinde değişikliğe gidildi, eklemeler/çıkarmalar yapıldı. Bir insan şapkasından çorabına kadar giydiği her kıyafete yama yapamaz. Torba yasa 5510 ile 657’ yi delik deşik etti.

 

Aday memurları, en tecrübesiz oldukları yıla göre yani ilk yıllarına göre değerlendirip meslekten ihraç etmenin önü açıldı. 6552/65’ te ‘‘Adaylık süresi içinde aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir.’’ hükmüne yer verildi. Hangi devlet kendine hizmet edecek memura böyle ağır kanunlar koyar? Her yıl atanan binlerce aday memur, mobbingci müdürlerin elinde her gün meslekten çıkartılma kâbusu mu yaşayacaklar? Hangi anne/baba evladını ‘‘Kendini bilmez bir müdürün yanında perişan olsun!’’ diye büyütür? Siz aday memura düşman mısınız?

 

Bakanlık Neyi Mütalâa Ediyor?

 

Devlet memurları özellikle de öğretmenler iyi bilir: Üzerinde mutâbık kalınamayan sorunlarda bakanlığın görüşü istenir. MEB de duruma göre lafı evirir çevirir idarenin lehinde karar verir.

 

İşte MEB’ in 17.07.2014 tarih ve 3021111 sayılı yazısı da böyle… Herhangi bir idarî işleme karşı açtığınız davayı kazanırsanız mahkeme, müştekînin avukatına vekâlet ücreti ödemeye ve dava giderlerinin davalı idare üzerine bırakılmasına hükmeder. Eğer davalı idare, temyize gider de bu kez mahkeme, davalı idare lehinde karar verirse daha önce alınan yargılama giderleri davalı idareye ödenmez.

 

Mezkûr yazıda 659 sayılı KHK’ nin 9. maddesinde geçen ‘‘İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda karşı tarafı sulha davet edebilirler.’’ hükmünden yola çıkarak sulha davetin borçlu tarafa borcunu ödemesi için usûlüne uygun bir tebligatın yapılması gerektiğini anlamışlar. Ben hem yazıyı hem de mezkûr KHK’ yi beşer defa okuduğum halde bunu mütalâa edemedim. Amaç tamamen, memurun idarelere dava açmasını engellemek ve memuru ekonomik anlamda zarara sokmak…

 

Onun Bunun Değişmesine Dair Yönetmelik

 

Çok var Resmî Gazete’ de, yüzlerce hatta. Sivil toplum örgütleriyle ortak paydada buluşmadan yönetmelikleri taslak halde yayınlanarak demokratik olamazsınız. İşte böyle arkasından eksik yapılan işlemleri düzeltmek için on tane daha Bağzı Şeylerin Değişmesine Dair Yönetmelikler yayınlarsınız.

 

16 Ağustos 2014 tarihli ‘‘Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’’ de bunlarda biri… Daha ilk maddesi, devlet memurlarının hizmetin gereği olarak yer değiştirmesini öngörüyor. Eş durumunu yılan hikâyesine çevirenler, herkesi oraya buraya hizmetin gereği olarak sürebilecekler.

 

Bitirirken

 

Bazı arkadaşlarımız soruyor: ‘‘Neden aleyhimizde torba yasalar çıkartılıyor?’’

 

Cevap çok basit: Kamu kurumlarında tüm pozisyonlardaki yöneticiler sözlü sınavla alınıyor. Sözlü sınavla yönetici olunmaz ancak kadrolaşılır. Dolayısıyla hükûmet de akıllıca bir hamle yaparak kendi adamının işini kolaylaştırıyor. Torba yasayla amirler yanlış karar verirlerse bile %50 ihtimalle kurumu zarara uğratmayacaklar. Torba yasa iş bilmez kimi idarecilere demokratik olmayan çok haklar tanıyor.

 

Ahmed Arif’ in ‘‘Vurun ulan, vurun/ Ben kolay ölmem!’’ dizelerini hatırlatarak karakterleri hamam böceklerini kıskandıran çapsız mobbingci müdürlere sesleniyorum: Belki bugün 3-5 kanun maddesiyle size gün doğmuş olabilir ancak biz de daha ölmedik!

 

 

Yücel ÖNDER

Türk Eğitim-Sen

 

Esenler İlçe Başkanı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber