Bu haber kez okundu.

Milli Eğitimde Acil Çözüm Bekleyen Konular

 Öğretmenlerden başlayalım. İlk gündem tabi ki rotasyon. Belirsiz mi belirsiz bir durum var. Yetkili sendika yöneticileri bile rotasyonun bu haliyle can yakacağını düşünüyor. MEB, yetkili sendikaya rağmen rotasyonu uygulamak isterse, öğretmenler tamamıyla sahipsiz kalacaklar; zira hükümet ile en fazla istişare eden sendikanın alınan kararlarda etkili olduğu biliniyor.

Rotasyon belirsiz. Okul yöneticileri ile ilgili problem; okullarda Eylül ayında asıl müdürler göreve başlamadan eğitim başlamış ve bir karmaşa olmuştu. 4+4+4 eğitim sistemi ile ayrışan veya ayrışamayan okullar, sistemin tam oturmaması sonucu sıkıntı yaşamaktalar. Aynı binada eğitim vermek zorunda kalan iki, hatta üç farklı okul bulunmakta.

Böyle bir durumda verim beklenmemeli ve fatura okul yöneticilerine kesilmemeli. Ayrıca maaşlarını, geçici görev yolluklarını veya okulda çalışan işçilerin SGK işe giriş ve maaş işlemlerini bir muhasebeci gibi kendisi yapmak zorunda olan yöneticilerin epey yüklü miktarlarda SGK cezası aldıkları ve kaderlerine terk edildikleri de biliniyor. Mülakat ile yapılan atamaların her an mahkemece durdurulma ihtimali de cabası.

Okul Yöneticilerinin bu durumda nasıl yöneticilik yapacakları belirsiz. Dershanelerin kapatılacağını bilen ve çocuğu liseden mezun olmasına rağmen herhangi bir üniversiteye yerleşemeyen veliler, önümüzdeki yıl çocuklarını üniversiteye nasıl hazırlayacaklarını bilmiyorlar. Yeni açılacak temel liselerin bu öğrencilere faydası olacak mı bilinmiyor. Veliler kararsız. Dershanelerin kapatılması ile açılacak olan temel liselere kayıtlar nasıl olacak? Bu liselere kaç öğrencinin gitmesi bekleniyor?

Bu durum devlet liselerinin kontenjanlarını nasıl etkileyecek? Yeni temel liselerin dershane mantığı ile çalışması nasıl engellenecek veya denetlenecek? Tüm bu soruların cevaplarını da sanırım ancak 2015 Eylül’ünde alacağız.

Tüm bunları düşünürken Milli Eğitimimizin gerçek sıkıntılarını unutuyoruz. Akademik başarının üst düzeyde olduğu Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri ve Anadolu Liseleri dışındaki meslek liselerinde neler oluyor? Nasıl bir sistem çöküntüsü yaşanıyor?

Bu liselerden neden verim alınamıyor?

Okul yaşantısından sıkılan meslek lisesi öğrencilerini neden teorik eğitime tabi tutuyoruz? Ortaokullardaki haftalık 35 saat dersin pedagojik temeli var mı?

Ortaokullarda okula öylesine giden öğrenciler, mezun olduklarında neler yapıyor, hangi tür liselere gidiyor, öğrenme hızlarının en üst düzeyde olduğu 10-14 yaş arasında neden hiçbir akademik bilgi elde edemeden mezun oluyor? Okul servisçilerinin kendi hallerinde işlerine devam etmelerini ne kadar izleyeceğiz? Rotasyon ile ayıracağımız karı-koca öğretmenleri özür grubu ile tekrar birleştirmeye çalışmak, sistemin kendisi ile çelişmesi sonucunu doğuracak.

Eşlerin bir arada, ailesinin tümüyle beraber yaşaması insanın doğası gereği ve mutluluk kaynağı iken, bu doğayı ve huzuru neden bozmaya çalışıyoruz? Milli Eğitim Bakanlığı bugün kalkıp, rotasyondan vazgeçtiğini söylese daha çok alkış alacak.

Bu duruma üzülecek öğretmenlerin atama sorunlarını çözmek, öğretmenlerin epey bir kısmının rotasyon ile yer değiştirmesinden daha kolay değil mi? 

 

 

Kaynak: www.kpsscafe.com.tr


BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber