Bu haber kez okundu.

Milli Eğitim Bakanı Avcı,dan önemli açıklamalar

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, lisede öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık yarısının, mesleki ve teknik ortaöğretim okullarında eğitim gördüğüne işaret ederek, bu oranın, OECD ortalamasının üzerinde olduğunu bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Avcı, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde ilk ders zilini çalarak, 2015-2016 eğitim-öğretim yılını başlattı.

Düzenlenen törene, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Bakan Avcı, törendeki konuşmasında, her yeni eğitim-öğretim yılının eğitim camiası için yeni hayaller ve taze ümitler anlamına geldiğini ifade ederek, yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulundu.

Yeni bir eğitim-öğretim yılına başlama heyecanını yaklaşık 18 milyon öğrencinin ve 900 bine yaklaşan öğretmenin yaşadığını ifade eden Avcı, 1 milyon 200 bin öğrencinin okul öncesi eğitime, 1 milyon 136 bin öğrencinin de ilkokula başladığını aktardı.

Eğitimin, hükümetin en öncelikle konuları arasında bulunduğunu, gençleri hayata, yükseköğretime ve bir mesleğe en iyi şekilde hazırlamanın da en önemli görevleri arasında olduğuna dikkati çeken Bakan Avcı, "Ama asıl görevimiz, mutlu olmayı bilen, başkalarını mutlu edebilen bireyler yetiştirmek. Ülkemizin insan kaynaklarını en iyi şekilde yetiştirmenin uluslararası rekabet konusunda en anahtar faktör olduğunun da farkındayız" diye konuştu.

Okulların eğitim ortamlarını, fiziki ve teknolojik alt yapılarını, insan kaynaklarını, eğitim-öğretim programlarını geliştirdiklerinin altını çizen Avcı, eğitim çalışanlarının da hizmet öncesi ve hizmet içinde daha iyi yetişmeleri için gerekenleri yaptıklarını söyledi.

- EBA dünyanın en büyük eğitim portalı

FATİH Projesi kapsamında sınıflara etkileşimli tahtaların kurulduğunu, öğrencilere tablet bilgisayar dağıtıldığını, okullara genişbant internet erişimini sağladıklarını anlatan Avcı, şöyle konuştu:

"Ancak FATİH Projesi bazılarının zannettiği gibi sadece bir donanım projesi, tablet bilgisayar dağıtım projesi değildir. Bu kapsamda bu yıl Eğitim Bilişim Ağını (EBA) yeniden ve yeni bir mimari ile tasarladık ve internet üzerinden başta öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz olmak üzere bütün milletimizin hizmetine soktuk. EBA bugün dünyanın en büyük eğitim erişim portalı haline gelmiştir. Bu nedenle FATİH projesi sadece bir donanım değildir, aynı zamanda çok köklü bir içerik projesidir."

- Mesleki eğitim bütçesinde göz kamaştırıcı artış

Bakan Avcı, konuşmasında ders kitaplarının ücretsiz dağıtılması, taşımalı eğitim, bursluluk, yatılılık, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması, sosyal taraflarla yürütülen ortak çalışmalar, bilişim teknolojileri sınıfları gibi çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini hatırlattı.

Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi bir mesleki ve teknik anadolu lisesinde eğitim-öğretim yılı açılışını yaptıklarını hatırlatan Avcı, "Çünkü mesleki ve eğitime çok büyük bir önem ve öncelik veriyoruz. Şunu övünerek söylemek isterim ki, lisedeki öğrencilerimizin yaklaşık yarısı, mesleki ve teknik ortaöğretim okullarında eğitim görüyor. Bu oran, OECD ortalamasının üzerindedir" değerlendirmesini yaptı.

Sayısal gelişmenin yanı sıra mesleki ve teknik ortaöğretimde niteliği artırmak için yapılan çalışmalara değinen Avcı, şöyle devam etti:

"Mesleki ve teknik eğitimde 2002-2003 ders yılında öğrenci sayısının 1 milyonun altındaydı. Bu yıl 2 milyonun üzerinde öğrencimiz mesleki ve eğitimde. Mesleki ve teknik eğitimin, ortaöğretim içindeki payını yüzde 30'dan yüzde 50'ye çıkardık. Mesleki ve teknik eğitimde 2002-2003 ders yılında 60 bin civarında olan öğretmen sayımızı, geçen yıl 130 bine, iki kattan fazla arttırdık. Aynı dönemde bin 920 olan mesleki ve teknik lise sayısının da geçen yıl itibarıyla iki kattan fazla bir artışla 4 bin 89'a yükseltildi."

MEB'in bütçesinin geçen yılki bütçenin 2002'ye göre 8 kat artarak 62 milyar liraya yükseltildiğini kaydeden Avcı, mesleki ve teknik eğitimde daha da göz kamaştırıcı bir artış yaşandığını belirterek, 2002'de bu alandaki 750 milyon lira olan bütçenin, bugün itibarıyla 11 kat artışla 8 milyar 230 milyon liraya yükseldiğini aktardı. Avcı, "Bu yılki mesleki ve teknik eğitim için 8 milyar liralık bütçemiz, bakanlığımızın 2002 yılındaki bütün bütçesinden daha fazla" dedi.

Mesleki ve teknik lisesi mezunlarının yükseköğretime geçişteki katsayı uygulamasını kaldırıldıklarını dile getiren Avcı, törendeki öğrencilere, "Siz bunu bilmiyorsunuz, sizin ağabeyleriniz ablalarınız bunu çok acı bir şekilde hatırlıyorlar. Üniversiteye girişte puanlarınız belli bir yüzdeyle çarpılıp kazandığınız halde pek çok fakülteye girmeniz bu katsayı engeli yüzünden engelleniyordu" ifadeleriyle seslendi.

- OSB'lerdeki liselere müjde

Türkiye Mesleki ve Teknik Eğitim Strateji Eylem Planı'nı Yüksek Planlama Kurulu kararıyla yürürlüğe koyduklarını anımsatan Avcı, organize sanayi bölgelerindeki 19 mesleki ve teknik eğitim okulunda eğitim gören 10 binden fazla öğrenci için öğrenci başına destek sağlandığını belirterek, "19 olan bu sayıyı inşallah en kısa vadede 100'e çıkaracağız" bilgisini paylaştı.

Mesleki ve teknik liselerdeki eğitim programlarını geliştirdiklerini, hala modüler yapıda 62 alanda öğretim programı uygulandığını anlatan Avcı, 6 bin çeşit bireysel öğretim materyale hazırlanarak öğretmen, öğrenci, kamu ve özel kuruluşlarının hizmetine sunduklarını anlattı.

Mesleki Yeterlilik Kurumu'nu kurduklarını, eğitimle sektör arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla 61 kuruluşla protokoller imzaladıklarını, bu protokollerin 70 öğrenci ile 1 milyon 750 bin arasındaki öğrenciyi ilgilendirdiğini söyledi.

Mesleki eğitimde yürütülen projeler hakkında bilgiler veren Bakan Avcı, "Mesleki ve teknik eğitim, eğitim sistemimizin geçmişte en çok ihmal edilen ve ihmal edilmesi de en çok eleştirilen yol açan alanıydı. Bu konuda kısa süre içinde onlarca yıldır birikmiş problemlerin çok büyük bir bölümünü çözdük. Mesleki ve teknik eğitimi hızla değişen iş hayatının gereklerine uygun olarak geliştirmeye, dönüştürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.

- "Bileklerinde altın bilezik var"

Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi hakkında da bilgiler aktaran Bakan Avcı, okulda bin 159 kız öğrencinin, 159 erkek öğrencinin eğitim aldığını anlattı.

Okulda 27 derslik, 10 laboratuvar ve 30 atölyede uygulamalı eğitimlerin verildiğini aktaran Avcı, "Öğrencilerimiz, katsayı engeli kalktığı için üniversiteye de devam edebiliyorlar ama halkımızın tabiriyle bu okulu bitirdiklerinde her birinin bileğinde altın bir bilezik var" dedi.

Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar da yeni eğitim-öğretim yılına azimli bir başlangıç yapmanın onurunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Konuşmasının ardından Bakan Avcı, öğrenci, öğretmen ve diğer katılımcılarla ilk ders zilini çaldı. Bakan Avcı, daha sonra okulu gezerek, yetkililerden bilgi aldı.

MEB'İN SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ YAYINLADIĞI YÖNETMELİĞİ DEĞERLENDİRDİ

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, MEB olarak sosyal medyayla ilgili yayınlanan yönetmeliğe ilişkin, "Cep telefonu da olsa, tablet bilgisayar da olsa, bu tür alet edevat çok aşırı kullanımda bizim bazı yeteneklerimizin körelmesine yol açabilir" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 2015-2016 eğitim-öğretim yılı açılışını Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yaptı. Avcı, öğrencilerle birlikte ilk ders zilini çaldı. Bakan Avcı, ardından 9-D sınıfını ziyaret ederek, öğrencilere ders kitaplarını ve hediye kitaplarını dağıttı. Sınıfta Ayşenur Alpan isimli bir öğrenci Bakan Avcı'ya kendisinin çizdiği karakalem çalışmasını hediye etti.

"ÜNİVERSİTE VE LİSE ÇAĞINDAKİ ÖĞRENCİLERİMİZİN BİR KONUYA ODAKLANMA SÜRESİ 3 DAKİKAYLA SINIRLI"

Sınıfta gazetecilerin MEB olarak sosyal medyayla ilgili yayınladıkları yönetmeliği ve öğrencilerin neye dikkat etmesi gerektiğini sorması üzerine Bakan Avcı, "Hem o yönetmelikte vurguladık hem de bu yıl ki ders yılı mesajımızda vurguladık. Bilişim teknolojileri ve ona ilişkin donanımlar her birimizin cebinde olan telefonlar, internet bağlantıları bunlar tabi ufkumuzu açıyor. Erişim alanımızı genişletiyor ama bunları kullanırken de çok bilinçli kullanmamız gerekiyor. Aşırı kullanım fiziksel olarak da sıkıntı veriyor. Zaman zaman göz problemlerine yol açabiliyor. Ama onun dışında ilgi dağılmasına yol açıyor. Son yapılan araştırmalar gençlerde özellikle bilgisayarda çok fazla zaman geçiren gençlerin çocukların bir konuya verimli bir biçimde odaklanma süresi gittikçe düşüyor. Bizim kuşağımız bir konuya dikkatini dağıtmadan 15 dakika süreyle odaklanabiliyordu. Şimdi 3 dakikaya kadar düşmüş vaziyette. Üniversite ve lise çağındaki öğrencilerimizin bir konuya odaklanma süresi 3 dakikayla sınırlı. 3 dakikadan sonra ilgi dağılıyor" ifadelerini kullandı.

Kitap okumanın odaklanmayı arttırdığını ifade eden Bakan Avcı öğrencilere, "Biraz daha kitaba yönelik saatler ayırırsanız sizin içinde daha ileriki yaşlardaki ilgileriniz açısından çok daha verimli olur" dedi.

"KİMSENİN HOŞLANMAYACAĞI GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKMEYİN, ÇEKTİRMEYİN, PAYLAŞMAYIN"

Yönetmelikte cep telefonun disiplin cezasına neden olduğunu hatırlatılarak, ailelere ve öğrencilere bir tavsiyesinin olup olmadığının sorulması üzerine Avcı, şunları söyledi:

"Bu cep telefonu son yapılan haberde de gördüm. İngiltere'yi bile ikiye katlamışız telefon kullanımında. Çok uzun konuşuyoruz telefonlarda. Henüz bu cep telefonlarının bu kadar yakından kulağımıza dayanıp kullanılmasının ne tür beyinsel etkiler yaptığını bilmiyoruz. O bakımdan ihtiyatlı olmada fayda var. Gereken en kısa sürede meramızı anlatıp telefonumuzu kapatmakta ve dedikodu için muhabbet için kullanmamakta fayda var. SMS mesajları da aynı şekilde oralarda yazma yeteneğimiz büyük ölçüde köreliyor. Belli karakter sayısıyla yazmak zorunda hissettiğiniz için kelimeleri olur olmaz kısaltıyorlar. Bunu yapmayalım. Bu bir süre sonra kelimenin gerçek yazılımını unutmamız anlamına gelebilir. SMS gönderdiğimiz zaman da Türkçe'nin kurallarına uygun yazımlarla göndermekte yarar var. Cep telefonu da olsa, tablet bilgisayar da olsa, bu tür alet edevat çok aşırı kullanımda bizim bazı yeteneklerimizin körelmesine yol açabilir. İlla model değiştireceğiz diye buna da kapılmayın. Bu marka düşkünlüğü iyi bir şey değil. Temel bir nezaket kuralıdır; tanımadığınız birinin fotoğrafını çekerken ondan mutlaka izin almanız gerekir. Olur olmaz yolda, sokakta, parkta trende tanımadığınız kişilerin iyi ya da kötü görüntülerini izin almadan çekmek hem nezakete aykırıdır hem de gerektiğinde yargı konusu olabilecek bir suç olabilir. Onun için bunları çok dikkatli kullanmak gerekir. Birbirinizin hoşlanmayacağı görüntülerini hem çekmeyin hem de başkalarıyla paylaşmayın. Yönetmelikte yaptığımız bir değişiklikte de başkalarının, özel hayatına müdahale anlamına gelebilecek çekimler veya paylaşımlar sakın bu tür şeylere girmeyin. Kimsenin hoşlanmayacağı görüntülerini çekmeyin, çektirmeyin, paylaşmayın."

 

Anadolu Ajansı
 
 
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber