Bu haber kez okundu.

Meme Kanserinde, Eşlerin Desteği Tedaviyi Olumlu Etkiliyor



Anneliği, kadınlığı, feminenliği, cinsel kimliği temsil eden bir organ olarak memedeki hastalıklar, memeye yapılan müdahaleler ve meme kaybı; kişinin o güne kadar oynadığı sosyal rollerde, yaşam biçiminde, yakın ilişkilerinde ve hayatının neredeyse her alanında kayıplar ve değişimler yaşatabiliyor.

Neolife Psikoonkoloji Uzmanı Elçin Biçer, "Meme kanseri tanısı ve tedavisi almak, beraberinde pek çok stres kaynağı taşıyor. Anksiyete, depresyon, uyum güçlükleri gibi psikolojik etkilerinin yanı sıra kişiyi derinden etkileyen beden algısında, dolaylı olarak özgüveninde, arkadaşlık ve romantik ilişkilerindeki tutumunda da değişiklikler baş gösterebiliyor" diyor.

Neolife Tıp Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Aktan, "Modern tıp sayesinde meme kanserini erken teşhis etmek mümkün hale geldi. Hastalığın erken tanısını kitlenin ele gelmeden teşhisi olarak ifade edebiliriz. Milimetrik düzeyde teşhis edilen kitle meme kanserlerinde erken tedavi şansını verirken, cerrahisi de hastaya konfor sağlıyor. Ancak hastalığın medikal tedavisinin yanı sıra şüphesiz ki iyileştirme sürecini olumlu yönde etkileyen aile, eş, arkadaş gibi yakın çevre desteğinin önemli rol üstlendiği psikolojik ve sosyolojik faktörler de var diyor".

Biçer, hastalığın ilk aylarındaki zorlayıcı psikososyal deneyime karşın, son yıllarda gelişen tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde tedavisi mümkün bir hastalık haline gelen meme kanseri, paradoksal olarak kişilerin yaşamlarını olumlu yönde etkileyen bir deneyime de dönüşebildiğini vurguluyor. Özellikle meme kanserinde, eşlerin ya da romantik partnerlerin desteği de son derece önemli olumlu katkılar sağlıyor. Çiftlerin arasında iyi bir iletişim kanalıyla konuşabilmek, empati kurabilmek, tüm tedavi süreçlerinde varlığını ve desteğini partnerine hissettirebilmek, ne tür bir tedavi ya da operasyon olursa olsun, hala sevilesi ve değerli olduğunu hissettirmek, kronik hastalığı olan ya da olmayan tüm kadınların en önemli ruhsal besin kaynakları arasında bulunuyor.

Özetle tam bir neden-sonuç ilişkisi bulunmasa da, meme kanseri olan kişilerin kişilik özellikleri arasında aşırı kontrollü, duygusal, kaygılı, kendini ifade edemeyen, tartışmak yerine kabullenici olmayı seçen, aşırı sabırlı, kendi gereksinimlerini çoğunlukla geri planda tutan, azla yetinen, alıngan gibi özelliklere sık rastlanıyor ve hastalık bazen bu kişilik özelliklerinin olumlu yönde değiştirilmesine; kişinin kendine ve çevresindeki insanlara karşı tutumlarında köklü bir değişime gitmesine zemin hazırlıyor. Bu deneyimi yaşamış kişiler, yaşamlarındaki öncelikleri gözden geçirebilme, yaşamın anlamı ve ilişkileriyle ilgili daha sağlıklı adımlar atmaya yönelik bakış açısına ve cesarete sahip olabiliyor.

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber