Bu haber kez okundu.

MEB’in kararı doğru ama geç alınmış bir karar

Bu arada sayın TEKİN’e bir hatırlatma yapalım. Bir emir yayımlasın ve bu sıkıntılı dönemde yer değiştirecekleri için izne ayrılan tüm yöneticileri görevlerinin başına çağırsın. O kadar çok ki inanamazsınız.
 

Bu konuda özellikle İstanbul örneğinden hareketle ele aldığımız yazıda da söylediğimiz gibi bu atamaların planlaması doğru değildi…


 

MEB bu kararı alırken inanmak istiyoruz ki başka hesaplarda olmadan sadece sürecin aksamamasını düşünmüş olsun.


 

Sayın AVCI’nın bakan, Sayın TEKİN’in de müsteşar olmasının akabinde bir anlayış ve yaklaşım farklılığı hissediliyor. Bu gerçekten olumlu fakat bazen iyi niyet de her şeyi çözmüyor. MEB gibi büyük bir teşkilatta kadrolar çok önemli. Bugün çok iyi biliyoruz ki bazı kadrolarda bulunanlar mevzuattan da, geçmişten de, uygulamadan da bihaberler… İş böyle olunca bakana yada müsteşara yol gösterecek, açıklayacak kimse bulunamıyor.


 

Daha önceki bakan döneminde ağızlarından tek cümle çıkamayan, bakana sormadan tek bir açıklama bile yapamayan bürokratlar vardı şimdi aynı bürokratlar en azından bir şeyler söyleyebiliyorlar.


 

MEB’de işler yürüyor gibi görünüyor. Bakıldığında norm kadrolar güncellendi, il içi yer değiştirme tamam, iller arası tamam, özür grubu başladı, yönetici atama yönetmeliği yayımlandı, taşra yönetmeliği yayımlandı, yargı kararlarına uygun hareketler başladı, genel liseler kapatıldı, liselere yerleştirme sistemi yeniden tartışılıyor, öğretmen atamaları planlanıyor…


 

Evet çok doğru bu cepheden bakıldığında (ki bakanlıktan görünen o…) işler tıkırında.


 

Unutmayalım ki, MEB’de dursanız da bazı işler yürür. Önemli olan iş yapmak değil, doğru zamanda doğru işleri, doğru bir şekilde yapmaktır.


 

- İl içi, mevzuata uygun yapılmadı çünkü sıra bir kez çalıştırıldı ve zamanında başlatılamadı.


 

- İller arası da aynı şekilde doğru yapılmadı çünkü doğudaki öğretmenlerimizin haklı isyanı duyulmadı. Tedbir alınmadı. Öğretmenler tatildeyken bir anda geldi ve geçti…


 

- Alan değişikliği sözü verildi şimdi ağza bile alınmıyor. Bir Müslüman çıkıp da yapacağız yada yapmayacağız demiyor. Zihinsel engelliler ile Teknoloji Tasarım’a geçenlerle ilgili süreç aceleye getirildi sağlıklı yönetilemiyor.


 

- Özür grubunda halen sorunlar var.


 

- Norm kadrolar güncellendi fakat güncellemeler dönüşümlerden (lise) önce yapıldığından okullar karma karışık. Daha önce http://www.memurlar.net/haber/391246/ linkinde ele aldığımız açık olmadığı halde dönüşümden kaynaklı yapılan hata nedeniyle il içinde öğretmen atandığını, aynı hatanın iller arası yer değiştirmelerde de yapıldığını belirtmiştik. Aynı okul şimdi de özür grubunda sisteme yansıtılmış. Düne kadar boş kadrosu bulunan okul fazlalıklarla dolacak. Bu da yetmezmiş gibi okuldaki kadrolu öğretmeni de norm fazlası yapacak.


 

- Yönetici atama yönetmeliği yayımlandı yine kıyamet koptu. Yılların birikimiyle hazırlanan 13 Ağustos 2009 yönetmeliğindeki kazanımlar, çıkarılan dersler, yargı kararı uyarlamaları bir tarafa atıldı MEB yine eski günlerdeki gibi kendi bildiğini okudu. Üstelik öğretmenlerden talep aldığı halde. Onların taleplerini de hiçe sayarak.


 

- "Genel liseler kapatıldı, yüz binler ortada kalacak" denilince günlük açıklamalarla ve çözümlerle konu aşılmaya çalışılıyor. İstanbul her ilçeye ÇPL açacakmış burada da Genel Lise programı açacakmış. TV’ciler biliyor, Gazeteciler biliyor, veli bilmiyor okul idareleri bilmiyor… Sanki bu memlekette herkes aynı TV’yi izliyor, aynı gazeteleri alıyor ya da aynı İnternet sayfalarını takip ediyor.


 

- Ortaöğretime yerleştirme sistemi tartışılıyor. İl il dolaşılıyor. Herkesin fikri alınıyormuş. Biz bu filmi 6 yıl önce izlemiştik. 8. Sınıfta yapılan OKS kaldırılıp 6-7-8 de uygulanacak SBS getirildiğinde. O bir reformdu.(öyle anlatıldı.)


 

Çocukları stresten uzaklaştıracak üç yıla yayılacak, 8.sınıflarının zehir olması önlenecekti. Sonuç: stres 6.sınıfa indi. Stres 3 katına çıktı. 8.sınıf değil 6,7,8 zehir oldu.


 

Dershaneler kalkacak, ihtiyaç duyulmayacaktı. 8.sınıf olan dershane ihtiyacı 4,5.sınıfa indi. 6,7,8 de dershane zorunlu oldu. Dershane sayısı patladı.


 

Sonra ne oldu bir tek 8.sınıfta yapılan SBS sınavına dönüldü.


 

Şimdi de deniliyor ki okulda yapılan yazılı sınavların bazılarını merkezi yapıp bu şekilde belirleme yapacağız. Bu dersler Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Matematik, Türkçe, İngilizce, Din Kültürü Ahlak Bilgisi yani bir yılda en az 6 sınav yapılacak. Bu yıl sadece 8.sınıfta uygulamayı düşünüyorlarmış. Sonraki yıllarda da 6,7,8’de. Toplamda 18 sınav…


 

Böylece dershaneler kapanacakmış, ihtiyaç kalmayacakmış.


 

İnşallah yanılırız fakat uyarıyoruz siz mahalle mekteplerini kaldırıp her okula sınavla öğrenci alırsanız emin olun ki bu 6 ders için de dershaneye gidilir. Kanunla mı kapatacaksınız dershaneleri? O zaman da özel dersler başlar, her sınav öncesi 1-2 hafta devamsızlıklar başlar. Okulun belki de öğretmenlerin öğrencileri teşvikleri başlar. Sorumluluk hissimizden uyarmayı borç biliyoruz.


 

Bu konuda bizimde söyleyecek sözümüz var mı dedik ve konuyu ele alarak tartışılsın istedik.


 

Sonuç olarak;


 

MEB’de iş yapmak önemli değil. Önemli olan doğru zamanda, doğru işi, doğru yapmaktır. Biz bazen en olması gereken işi zamansız yaparız bir anlamı olmaz. Yada zamanında yaptığımız bir işi yanlış yaparız yine anlamı olmaz. Bazen de doğru olmayan işlerde ısrar ederiz.


 

Eğitimnerde.com
 
 
 


mebpersonel.com
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber