Bu haber kez okundu.

MEB’DE BAŞARILI OLMAK İÇİN UYULMASI GEREKEN BAZI DÜŞÜNCELER
 Dünya’da her şey çok hızlı değişiyor. Bu hızlı değişimden ülkemizde etkileniyor. Hem de çok etkileniyor.
Dünya’da her şey çok hızlı değişiyor. Bu hızlı değişimden ülkemizde etkileniyor. Hem de çok etkileniyor. Bu etkileşim bazen olumlu yönde, bazen de olumsuz yönde oluyor. Alt yapısını hazırlamadan, ön fizibilite çalışması yapmadan kervan yolda dizilir mantığı ile yapılan değişiklikler ülkemizi ve özelliklede eğitim sektörünü olumsuz yönde etkiliyor.
Ülkemizde adı milli olmasına karşın ne milli, ne de ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısına uygun adını ne koyarsanız koyun bir eğitim modeli var.  Her iktidar ve her bakan belki de iyi niyetlerle ve kendilerine aktarılan bilgiler doğrultusunda bazı uygulamalar yapıyor. Ancak, iyi niyet yetmiyor. Hele hele çapsız, yalaka, dalkavuk, en iyisini siz bilirsiniz, o çok güzel olur ya da olmuş gibi sözler ve düşünceler üreten danışmanlar yerine, bazen bize karşı çıkan, yapılan ya da yapılması düşünülen uygulamaların sebep sonuç ilişkisini çok sağlıklı değerlendiren insanlara ihtiyaç vardır.
Bu konuları örneklendirmek gerekirse; 4+4+4 uygulaması yapıldı. Başarılı olup olmadığı konusunda iktidar ve muhalefet çevrelerinden farklı görüşler ortaya atılıyor. Dershaneler kapatıldı. Haklı ya da haksız onu tartışmayalım ancak kapatma sürecinde izlenen yol ve yöntem tartışılır. Tartışılır çünkü ilk uygulamada alınan kararların çoğu gerek yasal yönden gelen iptallerle, gerekse işleyişte görülen noksanlıklarla değiştirildi. Halende değiştirilmeye devam ediliyor.
Değiştirildi de ne oldu? Dershanelerin yerini bir yerde özel temel liseler aldı. Bir yerde de özel öğretim kursları ve etüt eğitim merkezleri aldı. Özel öğretim kurslarında üç bilim gurubu uygulaması beş bilim gurubuna çıkarılınca bu kurslar bir ölçüde dershanelerin yerini almış olacak.
Bu günlerde mecliste olan eğitim yasa tasarısının komisyona havale edildiği ve komisyonun bazı maddeleri değiştirdiği ve yapılan ve yapılacak olan değişikliklerle meclise göndereceği, meclisinde iktidar partisinin oyları ile kabul edileceği kesin gibi görülüyor.
Peki komisyondan geçen yasa kabul edilirse milli eğitim değişir mi? Düzelir mi? Tasarı olumlu bakılıp, eğitim, öğretim ve yönetim erlerinin düzeni bozulmazsa, özel kurumların şikayetçi olduğu kurum kapatma gibi ilkel uygulamalardan vazgeçilir, bu cezanın yerine para cezası gibi yaptırımlar getirilir, ya da o kurumda işlenen fiilin sorumlusuna ceza verilirse çok da faydalı olur.
Reklam verdi diye, yanlış bir isim kullandı diye, binasında değişiklik yaptı diye milli eğitim bakanlığı dışında başka bakanlıklara bağlı kapatılan bir kurum yoktur. Günlerce, aylarca kapatılan bir kurumdaki öğrenci, öğretmen, diğer personel ile kurum binasının kira, su elektrik vb. giderlerinin maliyeti dikkate alınmalıdır. Olmazsa olmaz diye bazı kurallar dışında kurum kapatma cezası kaldırılmalıdır.
Bu arada müfettişlerle ilgili olarak illerdeki başkanlıkların kaldırılması, Ankara’da teftiş kurulu başkanlığı oluşturulması ve belli büyük illerde coğrafi bölge özellikleri de dikkate alınarak teftiş kurulu başkanlığına bağlı merkezle kurulması olumlu bir uygulamadır. Bu uygulama gerçekleştirilirken hali hazırda maarif müfettişi ve maarif müfettiş yardımcısı olanların mükteseplerinin de korunması insani ve hukuksal bir zorunluluktur.
Yine haddim olmayarak, yıllarını bu işe vermiş birisi olarak; özellikle Milli Eğitim Bakanlığında yapılan, yapılacak olan ya da düşünülen yasal, eğitimsel ve sosyal uygulamalar konusunda siyasi görüş ve düşünceleri ne olursa olsun, ülkesine bağlı, bu güne dek ülke çıkarları dışında bir şey düşünmeyen kişi ve kuruluşların görüşlerini de uygulama başlamadan alınırsa kamuoyunda bunlar “Kervan yolda dizilir” mantığı ile hareket ediyorlar izlenimini de silmiş oluruz.
Dünyada devrimle, darbeyle ya da demokratik yollarla iktidara gelen siyasiler ya da yöneticiler yapacakları uygulamaları başarılı kılmak için önceleri siyasi davranmış, ama bunu olumsuz sonuçlarını görünce alanında yetenekli, başarılı bürokrat ya da diğer çalışanlarla yollarına devam etmiş ve ancak böyle başarılı olmuşlardır.
 
Yapılacak tüm uygulamalarda ve değişikliklerde  “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.” sözü dikkate alınarak; ülkemizin, ülkemizde yaşayan tüm insanları duygu, düşünce ve maneviyatlarını da kapsayan uygulamalar yapmak bir insanlık görevi ve evrensel bir uygulama olacaktır. Getirilen yasa ya da yönetmelik bazındaki değişiklik teklifleri bu günkü iktidarın iş ve düşüncelerine katkı sağlasa bile; yarın başka bir iktidar döneminde onların yakındığı, zarar göreceği, üzüleceği, keşke böyle yapmasaydık diyecekleri uygulamalara neden olacaktır.  
Kısacası, milli eğitim, milli savunma gibi başında milli sözcüğü olan bakanlıklarda yapılan yasa, yönetmelik, uygulanacak müfredat ve benzeri uygulamaları her iktidar döneminde değişmeyen, anayasa çalışmaları yapılırken yapıldığı gibi tüm siyasi partilerin, sosyal ve kültürel kurumların, sivil toplum örgütlerinin görüşü dikkate alınarak yapılmalı ve her iktidar ya da her bakan döneminde değişmeyen kalıcı uygulamalar olmalıdır.
 
                                                                                              Metin ÇANGA
                                                                                    Emekli Maarif Müfettişi


Kaynak: http://www.egitimajansi.com/
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber