Bu haber kez okundu.

MEB Yönetici Atamaları Adil Değil!

“At sahibine göre kişner”, atasözü, sanırım okul yöneticiliğinin ne denli önemli olduğunu vurgulamak için, ziyadesiyle izah etmeye kâfidir. Evet, maalesef bu ülkede çalışanların ekseriyeti yaptıkları işin, ehli/uzmanı değiller… Ve özellikle yöneticilerimizin atanması, ezelden beri hep ahbap çavuş ilişkileri gözetildiğinden, ‘‘nitelik\'\' ve ‘‘liyakat,\'\' maalesef hiçbir dönemde tam anlamıyla dikkate alınamadı. Bu durum, güçlü olmanın dolayısıyla makyavelist mantalitenin tezahürüdür. Dahası unutulmasın ki bu toplumda, “bizden olsun, çamurdan olsun” gibi sakat bir algı ve bir mantalite hep egemen, dolayısıyla belirleyici olmuştur. Oysa adalet, herkesin hakkını hak ettiği ölçüde vermektir. Güçlü olanı, zinhar daha eşit kılmak değildir. Dahası adalet, bizim inancımızın temel esasıdır. Layık olana, layık olduğu makamı ve işi vermektir. *** Malumunuz, MEB\'de okul yönetici atamalarında değişikliğe gidildi. Bu mezkûr değişiklik, büyük tartışmaları doğal olarak beraberinde getirdi. Çünkü yıllarca yöneticilik yapıp öğretmenliğe geri döneceklerin, daha doğrusu yeniden sınıflara girmeleri özellikle eğitim açısından ne kadar doğru olabilir? Bu durumda olan yöneticilerin, hangi enerji, hangi arzu ve hangi motive ile sınıflara girmeleri beklenebilir? Şayet tek amaç, sadece onları sınıflara geri göndermekse, eyvallah, söylenecek bişey yok; nokta. Doğrusu yöneticilik atamasında sınav sisteminden vazgeçilmesi, ziyadesiyle sorunlu ve yanlış bir karardır. Çünkü sınav sistemi “özü” itibarıyla “adil” bir uygulamadır. Dolayısıyla hiç tartışmasız, sınav sistemi, dışında hiçbir sistemin hakkaniyetli, adaletli ve adil olması, mümkün değildir. Elbette okul yöneticilerin belirlenmesi için yapılan söz konusu sınav sisteminin de yetersizliği yok denilemez. Zira sınav sistemi, özellikle adayların liderlik yönlerini tespit etmede yetersiz kaldığı aşikârdır. Dolayısıyla söz konusu sınav sistemi ile atanan adayların liderlik sorunsalını yaşamalarından kaynaklı, okullarını sağlıklı yönetemedikleri, bir realitedir. Dahası sınavla atanıp bir vizyona sahip olmayan koltuk sevdalısı kişilerin, olduğunu da kabul etmek lazım. Tabii ki bu sorunun çözümü zinhar sınavdan vazgeçmek değildir. Oysa sınav sistemi, adayların liderlik yönlerini tespit etme noktasında geliştirilebilirdi. Ayrıca okul yöneticiliğinin öğrencilerin eğitimi ve okulun eğitimi kalitesi açısından hayati önemi var. Dolayısıyla okul yöneticileri, tartışmaya mahal verilmeyecek bir sınav sistemiyle atanmalıdırlar. Ve hatta okul müdürlerinin büyük sorumluluklarının yanında yetkileri de geliştirilmelidir. Kendi okullarının, bir takım kararları için inisiyatif verilmelidir. Evet, okul yöneticiliği topluma, iyi ve ahlaklı bireylerin kazandırılmasında hayati önem taşımaktadır. Çünkü okul yöneticiliği, okulda eğitim kalitesini doğrudan olumlu ya da olumsuz etki yapmaktadır. Hatta okul yöneticiliği, “profesyonel” bir meslek haline getirilmesi ülkemizin dolayısıyla ülke eğitiminin hayrına olacaktır. Dahası, özellikle yeni sistemle oluşacak olan yöneticilerin geçici görev algısı, gönülsüz ve isteksiz çalışmalarına neden olunacağı bilinmelidir. Hatta suya sabuna dokunmayan bir yönetici anlayışı, hasıl olacaktır. Dolayısıyla her alanda büyük başarılara adım atmış olan Ak Parti hükümetinin, okul yöneticilerinin tespitini, objektif, adil ve daha geliştirilmiş bir sınav sistemi ile sağlaması mümkündür. Zinhar en makbul, en doğru ve en meşru olan sistem, sınav sistemidir. Talebimiz ve temennimiz MEB\'in bir an önce tüm paydaşlarıyla kapsamlı bir konsensüs sağlayarak, sınav odaklı bir sistemi uygulamaya koymasıdır. Zira söz konusu olan, bu toplumun geleceği olan çocuklarımızdır. Evet, hiç unutulmasın ki, “at sahibine göre kişner.” Mehmet Şah MARHAN/Kamunews

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber