Bu haber kez okundu.

MEB SBS’de Acele Etmeli, İtirazdan da Vazgeçmelidir.

Öncelikle belirtelim ki sayın bakanın;

 

"Ve yeni öğreniyorum. Yürütmeyi durdurma talebiyle bir dava açılmışsa, mahkemenin buna 90 gün içerisinde karar vermesi gerekiyormuş. Gecikmesi sakıncalı hallerde yürütmeyi durdurma kararı veriliyor. Bu yüzden zaten kanun koyucu 90 gün gibi bir süre koydurmuş. Ve mahkeme 90 günlük süreye uymuyor, uyamamış."

 

Cümlelerine vesile olan her kim ise tarihi gelişimden bihaberdir.

 

Çünkü yürürlükte bulunan 2577 sayılı kanuna göre böyle bir hüküm yoktur. Bu hüküm kanun ilk çıktığında 1982 yılında bulunmaktadır. Daha sonra da kaldırılmıştır.

 

Bu hüküm 27.maddeden çıkarılmıştır. Kaldık ki o zaman da kesin hüküm olmayıp "verilebilir" ifadesi yeralmakta ve madde "doksan gün için" şeklinde düzenlenmişti.


Oysa ki gerçekten savunulması gereken adaletin erken tecelli etmesi noktasında olmalıdır. Bu durumda sayın bakanın yapacağı bu konuda bakanlar kuruluna bilgilendirme yapıp kararların daha hızlı alınması için düzenlemeler yapılmasını sağlamalıdır.


Yargılamanın daha hızlı işlemesi için dosya yükünün azaltılması en önemli etkendir. Bunun için de idarenin mevzuata aykırı uygulamalara gitmemesi, keyfi, adam kayırmacı, kadrolaşmaya yönelikuygulamalardan vazgeçilmesi gerekir. Ben yaptım oldu değil mevzuat böyle idi böyle oldu denilebilmelidir.


Konumuza dönecek olursak;


SBS ile ilgili bakanlık bu haftayı iyi değerlendirmelidir. Biz bir yol haritası önerisinde bulunmuştuk. http://www.memurlar.net/haber/449617/


Bu önerilerin yanı sıra, bu hafta sonu okullar tatile gireceğinden öğrenciler hazır elimizde(okulda) iken duyuru yapılmalı ve tüm öğrenciler bilgilendirilmelidir. Bu yıl Ortaöğretim 9.sınıfa kaydolan tüm öğrencilereyol haritası açıklanmalıdır.


Örneğin;


Yeni hesaplanan puanlar ile taban puanlar ..... tarihinde açıklanacaktır. Aynı zamanda izlenecek yol haritası da açıklanacaktır.


Bu açıklamaya göre yerleşebileceğiniz okullar varsa sistemden başvuru kabul edilecektir. Başvurusonucunda yerleştirmenizin yapıldığı bilgisi mesaj olarak bildirilecek sistemden de açıklanacaktır. Şeklinde bir açıklama yapılmalıdır.


Bu haftanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Gerekirse bu konudaki açıklama karnelere de yazılabilir. (e-okul üzerinden tüm 9.sınıflara)


MEB İtirazdan Vazgeçmelidir.


Burada hak kayıplarının olduğu açıktır. Hiçbir şey söylemesek bile sayın bakanın "Avcı, itiraz nedeniylepuanları yeniden hesaplattığını ve en fazla 45 öğrencinin puanının bir üst tercihine gidecek şekilde değişebileceğine açıkladı." Şeklindeki açıklaması dahi yapılan yanlışı ortaya koyuyor.


Gerekçe 1: Bakanlık itiraz edip "biz bu 45 kişinin hakkını teslim etmeyerek doğrusunu yaptık siz de böyle karar verin" mi diyecek?


Gerekçe 2: İtirazını sürdürerek kendi yaptığı hatada ısrar ederek "biz 45 kişinin hakkını teslimetmek istemiyoruz" mu diyecek.


Kaldı ki biz 45 kişi ile sınırlı olduğunu da düşünmüyoruz. Çünkü okullar arasındaki puan farkları bazen sıfırpuana çok yakındır.


Örnekleme yapacak olursak İstanbul Okullarını ele alalım;

 

İl Adı İlçe Adı Kont Adı Kont TabanPuan BİR ALT SIRADAKİ OKULLA FARKI
İSTANBUL BEYOĞLU (MERKEZ) Galatasaray ÜniversitesiGalatasaray Lisesi 496,463 1,369
İSTANBUL FATİH (MERKEZ) İstanbul Lisesi 495,094 1,203
İSTANBUL BEŞİKTAŞ (MERKEZ) Beşiktaş Kabataş Erkek Lisesi 493,891 0,581
İSTANBUL BEŞİKTAŞ (MERKEZ) Beşiktaş Kabataş Erkek Lisesi 493,310 0,829
İSTANBUL KADIKÖY(MERKEZ) İstanbul Atatürk Fen Lisesi 492,481 3,200
İSTANBUL KADIKÖY(MERKEZ) Kadıköy Anadolu Lisesi 489,281 1,996
İSTANBUL ÜSKÜDAR(MERKEZ) Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi 487,285 1,246
İSTANBUL BEŞİKTAŞ (MERKEZ) Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi 486,039 2,403
İSTANBUL KARTAL (MERKEZ) Burak Bora Anadolu Lisesi 483,636 0,527
İSTANBUL BEYLIKDÜZÜ (MERKEZ) Yaşar Acar Fen Lisesi 483,109 0,353
İSTANBUL FATİH (MERKEZ) Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi 482,756 0,011
İSTANBUL BAHÇELİEVLER (MERKEZ) Adnan Menderes Anadolu Lisesi 482,745 0,780

 

Buradan da görüldüğü üzere bırakın 1 puanı 0,01 puanın dahi önemi vardır. Tekrar söyleyelim 45 kişi ile bile sınırlı kalsa velinin ve öğrencinin isteği üzerine gerekli değişiklikler şeffaflıkla yapılmalıdır.

 

Tekrar Söyleyelim Bakanlık itirazdan vazgeçmelidir.

 

Bakanlık bu mahkeme kararına itirazını önümüzdeki hafta yapacak. Mahkeme de bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verecek.

 

Ola ki Bölge İdare Mahkemesi çok acil karar alsa bile karar yürütmeyi durdurma doğru verildi ya da yanlış verildi şeklinde olacak. Yani mahkeme ne karar verirse versin dava devam edecek.

 

Gerekçe 3: İtiraz reddedilip esas kararda farklı bir karar çıktığında okullarını değiştirdiğiniz öğrencileri tekrar eski okullarına mı göndereceksiniz?

 

Gerçekten anlamakta güçlük çekiyoruz kendiniz kabul ediyorsunuz hatanızı fakat hatada ısrar etmeyi de sürdürüyorsunuz.

 

Gerekçe 4: Mahkeme sizi haklı bulsa bile vicdanlarda aklanacak mısınız?

 

Sayın bakan;

 

- Size bu hatayı yaptıranlara hesap sorma zamanı gelmedi mi?

 

- Size kanun 90 gün diyor diye bilgi verenlere hesap sormayacak mısınız?

 

- Bu işin sorumlularını kamuoyuna açıklamayacak mısınız?

 

- Bu sorumlular halen ülkenin ve çocuklarımızın geleceğine yön vermeye devam mı ediyorlar ve devam mı edecekler?

 

Burada bile bile lades neden denilmiştir onu da açıklayalım:

 

MEB, 718 öğrencinin puanının yanlış hesaplandığı tespitinden sonra acele işe şeytan karışır misali acil karar almış ve 718 öğrencide düzeltmeye gitmiştir. Bunu da kamuoyu ile paylaşmıştır. Bu hata çok büyük tepki çekmiş ortalık toz duman olmuştur.

 

Akabinde uzmanlar ve Sayın Aydın AYAYDIN yanlış yapıyorsunuz tüm puanlar değişir, dava açacağız diye ısrarla söylediğinde bakanlık geri adım atmak istememiştir. Kibirin, çok bilmişliğin, hata üstüne hata yapma baskısının, esiri olmuş bundan bir şey çıkmaz yolunu tercih etmiştir. Yanlış hesabın Bağdat'tan döneceğini hesaplayamamış, tüm öğrencilerin puanlarını hesaplayıp yeniden açıklama cesaretini gösterememiştir.

 

İşte bu burundan kıl aldırmama psikolojisi bu büyük hataya sebep olmuştur. Etkilenecek öğrenci bir milyonda 45 kişi de denilse hata büyüktür. Bir milyonda bir bile kayıptır bizim için.

 

Bakanlığı yöneten bakan ya da müsteşar bir kişiden ibarettir fakat 15 milyona yön vermektedirler.

 

15 milyon, bir kişiye en azından makamına nasıl saygı duymak, uygulamalarını nasıl kabul etmek zorunda ise bir kişinin de 15 milyona top yekün değil bir bir sorumluluğu vardır.

 

Burada verilen kararın alt kademedeki bürokratların kararı olması mümkün değildir. Bu kararı verenler ortaya çıkarılmalıdır.

 

Son olarak MEB;

 

- Zaman kaybetmeyi bir tarafa bırakmalı bu haftayı değerlendirmeli,

 

- Çözümü tüm öğrencilerin yeni puanlarının açıklanması ve bu puanlara göre okullarda bulunan öğrencilerin puanı ile kıyaslayarak sorunu çözmesi yolunu izlemelidir,

 

- Sorumlular ortaya çıkarılmalıdır,

 

- İtiraf dolu konuda itiraz yolundan vaz geçmelidir,

 

- Bakanlar kurulunda yargının geç tecellisini gündeme getirmelidir,

 

- Sayın bakan kılavuz karga hikayesini yeniden düşünmelidir,

 

Maksut BALMUK

 

Eğitimci Danışman

 

\"Memurlar.Net

www.memurlar.net

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber