Bu haber kez okundu.

MEB İstese 3 Yıl Sigorta Şartını Getirmeyebilir Neden Mi?

Bakanlığımızın, 16 Ağustos 2014 tarihinde çerçeve yönetmelik olan ve memurların yer değiştirme yönetmeliğine sigortalı çalışma şartının eklenmesinin ardından kendi yönetmeliğine de 3 yıl kesintisiz sigortalı çalışma şartının eklenmesi gerekliliği görüşü hakim. Burada bir şeyi hatırlatmak isterim. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile beraber çerçeve yönetmeliğe sigortalı çalışan eşler için memurlara aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme Hakkı ilk kez bir hak olarak getirildi. Yani 16 ağustostan önce sigortalı kişi ile evli olan hiçbir memurun mazerete bağlı yer değiştirme hakkı yoktu. 19/4/1983-83/6525 bakanlar kurulu kararlı ve 25.6.1983/18088 sayı ve tarihli gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiş olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte bu hak yokken dahi bakanlığımız sigortalı eşler ile evli olan öğretmenleri mağdur etmemek adına bu hakkı vermişti.

 

Ayrıca 16 ağustos 2014 tarihinde yayınlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin “ 3 yıl kesintisiz sigortalı olma şartı “ na davalar da açıldı sonucu beklenmeli. 3 yıl kesintisiz çalışma şartına uygun sigortalı eşlerin bulunması neredeyse imkansız. Günümüz şartlarında kesintisiz sigortası yatan kimselerin sayısı bir elin parmakları kadar çok az desem sanırım yalan söylemiş de sayılmam.

 

MEB eğer çerçeve yönetmeliği uygulamak zorunda olmuş olsaydı sigortalı eşler ile evli olan memurlara çerçeve yönetmelikte verilmemiş “eş özrü durumuna bağlı yer değiştirme “hakkını öğretmenlere kendi yönetmeliğinde “ son iki yıl içinde toplam 360 gün sigortalı çalışma şartı” olarak vermezdi ama milli eğitim bakanlığı 06 mayıs 2010 tarihinde yürürlüğe girmiş olan kendisini ilgilendiren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 37. Madde 5. Bendinde bu hakkı vermişti. Yazılı bulunan hüküm ise “Eş durumu özrüne bağlı olarak yapılacak yer değiştirmelerde aranan son iki yıl içinde en az 360 gün sigortalılık süresinin hesabında, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesi kapsamında geçen hizmet süreleri birlikte değerlendirilir.”  diyerek öğretmenlere uygun bu hakkı vermişti ve halen yürürlükte de bulunmaktadır.

 

Bakanlık çerçeve yönetmeliğe dayanarak eğer “Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde kesintisiz son üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere atanması suretiyle yapılabilir” hükmünü Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin taslağında olduğu gibi aynen resmileştirirse önceden öğretmenlerinin haklarını gözettiği insan hakları değerlerinde geri adımlar atmış da olur.

 

Maksat ev hanımı eşlerini çalışmamasına rağmen sigortalı çalışıyormuş gibi gösterip eş özrüne başvuranların önüne geçmekse onların önüne geçilmeli ama bu bu şekilde engelleyici hükümler ile olmaz. Bu adımlar ile kurunun yanında yaşlar da yanmaktadır. Bakanlığımız bu durumu kullanıp usulsüz bir şekilde yer değiştirenlerin önüne geçmeli yani gerçekten sigortalı eşler ile evli olanları cezalandırmak yerine içindeki çürük elmaları toplamalıdır. Kolay olan belki de ,bu hakkı zorlaştırmak. Kökten sorunu çözüyormuş gibi görünebilir bu adımlar ama dediğim gibi bu durumu kullananların önüne geçilmeli. Eğer sigortalı eş özrüne bağlı yer değiştirdikten sonra bu öğretmenler takibe alınırsa ve usulsüzlük tespit edilirse o öğretmenler eski görev yerlerine yada eş değer bölge ve alanlarına sahip okullara gönderilebilir.

 

O yüzden öğretmenlerin Milli Eğitim Bakanlığından beklentisi, çerçeve yönetmelikte sigortalı çalışan ile evli memurlara  “ aile birliği mazeret” hakkı yokken kendi yönetmeliğinde “ son iki yılda toplam 360 gün sigortalı çalışma” şartı ile verdiği hakkın korunmasıdır. Nasıl ki o zaman yönetmeliğinde olmadığı için kendi yönetmeliğine koymadıkları gibi kendini zorunlu hissetmedi. Şu anda da bu yönetmelik maddesi eklenmeyebilir. Kanunlar açısından zaten bağlayıcılı olmadığını Türk Eğitim Sen detaylı bir açıklama yapmıştı o yüzden detaylı hukuki değerlendirme gereği hissetmedim. Kendilerine de teşekkür ediyorum.

 

Anadolu Eğitim Sendikası üyesi olarak da bu şekilde bakanlığımızdan bir beklentimin olduğunu da belirtmek isterim. Milli Eğitim Bakanlığının bu mağduriyet getirecek maddeyi de yönetmelik hükümlerinden çıkartılması beklentisi içine de giriyorum.

 

 

 

Kaynak: Sedat DEĞER - Mebpersonel.Com - Özel Haber

Anadolu Eğitim Sendikası Genel Merkez Hukuk Danışmanı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber