Bu haber kez okundu.

MEB Görevde Yükselme Yönetmeliği Ölü Doğmuştur

 Yönetmelikte Yapılan Değişikliklerin Özeti:

 

MADDE 7 - Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan 13/4 ise şu hükümdür. “13/(4) Yazılı sınav sonuçları, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavından itibaren bir yıllık süreyi aşmamak üzere aynı unvanlı kadrolar için yapılacak müteakip sınava kadar geçerlidir.”

 

YORUM: Özetle bu değişiklikle yazılı sınavların 1 yıllık geçerlilik süresi sınırsız hale getirilmiştir. Nitekim mevcut yazılı sınavların süresi 29 Aralık 2014 tarihinde dolmakta idi. Bunun için de birçok kişi dilekçe vererek zaman aşımını durdurma yoluna gitmişti. Hatta sırf bulun için dava açmayı düşünenler bile vardı. Şimdi bu sorun kökten çözülmüş oldu. Yani mevcut yazılı sınav puanları yeni atama yapılıncaya kadar geçerli demektir. Belki de bu yönetmelik değişikliğinin tek bir olumlu tarafı varsa o da budur.

 

MADDE 10 - Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

“21/(1) Bu Yönetmelikte belirtilen görevlere ilişkin boş kadrolara; şube müdürü, tesis müdürü ve basımevi müdürleri bakımından yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması ile tercihler, diğer görevler bakımından ise yazılı sınav sonuçları ile tercihler esas alınarak puan üstünlüğüne göre atama yapılır. Başarı puanlarının eşitliği hâlinde, sırasıyla; hizmet süresi fazla olanlara, daha üst öğrenimi bitirmiş olanlara, üst öğrenim mezuniyet notu yüksek olanlara öncelik verilmek suretiyle, en yüksek puandan başlamak üzere başarı sıralaması belirlenir.”

 

YORUM: Bu değişikliğin özü özeti de bu maddede yer alan “yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalaması ile atama yapılır” cümlesidir. Zaten bu yönetmelik değişiklinin gerekçesi de budur.

 

Şimdi bu değişikliklerden hareketle sonuç olarak şu özetleri kesin olarak söylemek mümkündür:

 

1. Yazılı sınavların geçerlilik süresinin kaldırılmış olması olumludur. Aslında bu bile yargı kararları ile iptal edilen sözlü puanları ile yapılacak olan yeni bir kısır döngü atamasının iptali durumunda -ki kaçınılmazdır- çok zor durumda kalırsak sadece yazılı puan sonuçlarına göre atama yaparız olur biter gibi bir tedbiri içinde barındırmaktadır. Aksi halde yazılı sınav süresinin ucu açık bir şekilde bırakılmasını izah etmek mümkün değildir. En kötü ihtimal müteakip sınava kadar şeklinde bir süre teamül olarak belirlenmektedir. Bu durumu ise kamuoyu tepkisi, sendikaların yeniden dava açacaklarını şimdiden bakanlığa yazılı olarak bildirmesi “testi kırılmadan” çözecektir.  Zira açılan her dava kazanılmış demektir. Çünkü çok sayıda kadar var zaten.

 

2. Bir diğer değişiklik ise yukarıda da görüldüğü üze aritmetik ortalama, bir başka ifadeyle % 50 formülüdür. Şimdi burayı iyi okumak lazım. İşin özeti şudur bu düzenleme 10-28 Şubat 2014 tarihinde Başkent Öğretmenevinde yapılan mülakatları saymazsak doğru bir düzenleme olabilir. Zira Danıştay'ın kararlarına da Başbakanlık Görevde Yükselme Genel Yönetmeliğine de uygundur.

 

Ancak işin püf noktası şudur ki  “10-28 Şubat 2014 tarihinde Başkent Öğretmenevinde yapılan mülakatların tamamı”  Ankara  4 ve 7. Bölge İdare Mahkemesi ve diğer bazı mahkemeler tarafından çok net olarak iptal edilmiştir. Dolayısıyla yargı kararları ile iptal edilmiş olan, hukuksuz olduğu tescilli olan, hukuken geçersiz olan bu mülakat puanlarının içinde yer aldığı bir atama asla ve asla yapılamaz. Sorun buradadır.

 

Yani bir başka ifadeyle eğer bakanlık bu iptal edilen mülakat puanlarını kullanmadan, sil baştan yeni bir mülakat yapar da aritmetik ortalamaya göre atama yaparsa bu mümkündür. Ancak bu defa mülakatları kameralı vs. torpil dağıtan bir mekanizma halinden çıkararak tabi.  Aksi halde bir değil on tane de yönetmelik çıkarsalar mevcut mülakatların içinde yar aldığı bir atama YA-PI-LA-MAZ. Şayet körü körüne yapılırsa kısır döngü yeniden başlar ve yine şuan ki aynı noktaya gelinir.

 

O halde özetle şunu söylemek mümkündür. Bu yönetmeliğin ölü doğmasının sebebi mevcut şube müdürleri Türk Eğitim Sen'in son davası ile de artık kesin olarak iptal olduğu için bunların yerine yeniden yapılacak olan atamalara çözüm getirmemiş olmasındandır. Oysa çözüm gayet basit idi. Önce Genel Yönetmeliğe sonra da şu anki yönetmelik değişikliğine bir geçici madde ilave ederek  “Milli Eğitim Bakanlığı Şube Müdürlüğü atamalarında bir defaya mahsus olmak üzere 29 Aralık 2014 tarihinde ÖSYM tarafından yapılmış olan yazılı puanı üstünlüğüne ve tercihlere göre atama yapılır.” Bu sorun kökten çözülür, bu değişiklik de o zaman ölü doğmamış olurdu.

 

Dileğimiz mağdurların mektup kampanyasına sahip çıkarak sendikaların iş işten geçmeden devreye girmesini sağlayıp bakanlığı bu yanlıştan kurtarmaları ve sorunu kökten çözmeleridir. Aksi halde bu konu sorun olmaya devam edecek, bir yıl daha kaybedilecek, mağdurların sayısı artacak ve belki de bu türbülansın içine düşüp mağdur olmak istemeyen kimse tercih etmeye bile tenezzül etmeyecektir.  

 

Bu köşenin final cümlesini tekrar etmek gerekirse endişeye mahal yok "Su akar yatağını bulur" vesselam

 

Cafer GÜZEL

[email protected]

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber