Öğretmen Diyarı

MEB'den eğitimde 'mobil oyun' dönemi


Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğrencilerin eğitimlerine destek olmak amacıyla 7 mobil oyun geliştirildi. Yabancı dilden anadile, tarihten matematiğe, genel kültürden üniversite hazırlığa kadar içeriklerin yer aldığı mobil oyunlar, sanal marketlerde öğrencilerin kullanımına sunulmaya başladı.

Mobil oyun yazımı için özel bir ekip kuran Bakanlık, etkili grafik ve görseller ile öğrencilerin ilgisini çekecek strateji oyunlarının geliştirilmesi için de çalışma yürütüyor.

MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri (YEĞİTEK) Genel Müdürü Bilal Tırnakçı, yaptığı açıklamada, oyun oynamanın çocukların sosyal, fiziksel ve kavramsal gelişimi konusunda en iyi eğitim programlarından biri olduğunu ifade etti.

Tırnakçı, öğrencilerin tarihi değerlere dikkatlerini çekmek için strateji oyunu yazma hazırlıklarını da sürdürdüklerini dile getiren Tırnakçı, şöyle devam etti:

"Etkili grafik ve görsellerle öğrencilerin ilgisini çekecek strateji oyunlarımızı da yakında kamuoyuna duyuracağız. Tarih kitaplarında yazan bilgileri, 3 boyutlu strateji oyunları ile kalıcı hale getirmeyi hedefliyoruz. Mobil oyunlar ile öğrencilerin zaman ve mekandan bağımsız bir şekilde kazanımları almalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bu şekilde, zararlı içerikler barındırmayacak oyunları boş zamanlarda öğrenme için kullanmasını planlıyoruz."

MEB'in mobil oyunları sanal marketlerde
Tırnakçı, ekibin geliştirdiği oyunların Google Play ve Apple Store gibi sanal marketlerden ücretsiz indirilmeye başlandığına işaret ederek "Kullanıcılardan geri dönüşler alıyoruz ve oyuna ilişkin beklentilerini dikkate alarak revizyon çalışmalarımızı yürütüyoruz." diye konuştu.

AA


Tekin, John Dewey’in ve Buber’in Tartışmalarına İşaret Etmektedir

İstanbul ili İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önemli projelerinden biri olan “Harezmî Eğitim Modeli” yeni dönem çalışmalarının tanıtımı geçen hafta yapıldı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’nin, bilgi işlemsel düşünme becerisiyle bilgisayar bilimleri öğretimi, programlara öğretim araçları bilimleri öğretimi, disiplinler arası yaklaşımla bilgisayar bilimleri öğretimi, robotik ve oyun yolu ile bilgisayar bilimleri öğretimi ve dünyada başka bir benzeri olmayan STEM eğitimine sosyal bilimleri de ekleyerek bilgisayar bilimleri öğretimi şeklinde beş ana başlıkta özetlediğiHarezmî Eğitim Modeliyle öğrenciler pilot uygulamalarda özgüven kazanmıştır. Tanıtım toplantısının önemli ve tartışılması gereken saptamalarından birini MEB Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Tekin şu şekilde yaptı: “Çocuklar, okullardaki teorik bilgileri günlük hayatta kullanabilsinler, bir işe yaradığını hissetsinler istiyoruz. Bu proje çok daha farklı bir şey yapıyor. İlkokul çağındaki çocuklar problem tespiti yapıyor. Günlük hayatta yaşadığımız problemler nelerdir, bu dünyaya ilişkin problemler nedir? Önce bunu tespit ediyor çocuklar. Sonra bir hayal kuruyorlar. Sonra da o hayallerini hayata geçirebilecekleri materyaller üretiyorlar. Aslında bizim eğitimle ilgili vermek istediğimiz şey de bu.” Tekin’in bu önemli saptamaları bizi eğitim felsefesindeki önemli bir tartışmaya götürüyor. Bu tartışma bağlamında çocukların okullardaki teorik bilgileri günlük hayatta kullanabilmelerini ve bunun nasıl olacağını ele almaya çalışalım.

Öğrenciler Okulda Öğretilen Bilgilerin Günlük Hayatla Bağlantılarını Kurabilmelidirler

Tekin’in öğrencilerin okullarda öğrendikleri bilgileri, müfredat ve diğer kazanımları güncel hayata uyarlayabilmelerinin önemi şeklinde ifade ettiği nokta, eğitimin olmazsa olmazıdır. Öğrenci günlük hayata uyarlamakta zorlandığı bilgiyi öğrenirken çok istekli olmayacağı gibi; eğer bu bilgiler günlük hayatla ilişkili değilse öğrenci, ezberleyen bir bilgi deposu olmanın ötesine de gidemeyecektir. Tekin, bizi John Dewey’in “eğitim hayata hazırlık mıdır, hayatın kendisi midir” ve egzistansiyalist bireyci eğitim felsefecisi Buber’in Bahçıvan- Heykeltıraş metaforlarına ve eğitimin huni analojisine götürmektedir. Neydi öğrenci merkezli pragmatizmin ve John Dewey’in meşhur tartışması? Yusuf Tekin’in öğrencilerde istediği gelişme bu yönüyle pragmatik eğitim felsefesinin ana amacıdır. Pragmatizm, eğitimi hayata hazırlık olarak değil; kendisi olarak görerek, öğrenciler bu süreçte kendi bilgi ve kavrayışlarını başka problemlerle karşılaştıklarında uygulayabilmeli; bunun için de öğrenciler bilgilerini inşa ederken bunu kolaylaştıracak etkinliklerle yüz yüze bırakılmalı, bunun için de öğretim yöntem ve tekniği olarak proje temelli, işbirliğine dayalı yöntemler kullanılmalı diyordu. Sayın Müsteşar’ın önemle vurguladıkları Harezmî Eğitim Modeli’nin bir ayağı bu eğitim felsefesidir. Yani; pragmatizmin eğitime yansıması, ilerlemecilik ve yapılandırmacılıkta olduğu gibi teoriyle pratiğin bir araya gelmesi, öğrencilerin sosyal yaşama katılma yeteneklerinin, problem çözme becerilerinin geliştiği yerler olmalıdır okullar.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol