Bu haber kez okundu.

MEB Büro Yapılanmasında Ciddi Bir Sorun

“Peki müdür bey bu ne hal böyle?”

 

“fazla uğruyoruz.” 

 

“E, o zaman Sayın müfettişim söylediğiniz konular için milli eğitim müdürlüğünü telefonla sürekli arıyoruz.

 

Bazı günler birden?”

 

“Muhatap bulamıyoruz beyefendi. Konuya yeterince vakıf birini bulamıyoruz.”

 

Şimdi dur bir dakika! Böyle bir bahane olamaz… Her personel görevli olduğu işi bilmek, gecikmeden öğrenmekle yükümlüdür.

 

Lakin, madalyonun diğer tarafı hiç mi yok? Bence var.

 

Milli Eğitim Bakanlığının taşra teşkilat yapılanmasına baktığımızda; her bir görev alanının hizmetin özelliklerine göre şubelere ve bürolara ayrıldığını görüyoruz.

 

Şubelere mevzuatla verilen işler şube müdürünün yönetimi altındaki büro personeli tarafından yürütülür.

 

Büro personeli, yönetim hizmetleri grubundan bir şefin koordinesi altında bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni ile memurlardan oluşmaktadır. Tüm hizmet sunucuları bundan ibarettir.

 

Şimdi, bir özel öğretim kurumu yöneticisi düşünelim. Karşılaştığı ileri bilgi gerektiren bir mesele hakkında yardımı kimden alacaktır?

 

Şube müdürü desen, ona ulaşmak pek kolay değil. Zamanları kısıtlıdır. İşi gereği o sırada bir görev için dışarı çıkmıştır. Telefona da bağlanamazlar. Ya toplantıda, ya bir komisyonda veya müdür beyle görüşme halindedirler.

 

Geriye şef ve büro personeli kalmaktadır.

 

Mevcut İl ve İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliği büro çalışanlarına dair bir görev tanımlaması getirmemiştir. Ondan önce yürürlükte olan yönetmelikte ise şef ve büro personelinin görevleri şöylece sayılmaktaydı;

 

“Şube müdürlüklerine ait büroların başında bulunan şefler, büroya ait işlerin düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini, yazışmaların zamanında yapılmasını ve dosya¬lanmasını, demirbaş eşyanın korunmasını, dairenin çalışma düzeni hakkında alınan kararların büro içinde uygulanmasını sağlamak, memurlar arasında ahenkli bir çalışma düzenini kurmak ve amirler tarafından verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdür.”

 

“Büro ve bölümlerde görevli memur, daktilograf ve diğer personel, kendile¬rine verilen işleri zamanında ve kusursuz olarak yerine getirmek, işlerini usulüne uygun ola¬rak yapmak, ihtiyaç duyulan durumlarda diğer şube ve büro hizmetlerinin yerine getirilme¬sine yardım etmek ve amirleri tarafından verilen diğer görevleri yapmakla yükümlüdür.”

 

Dikkat edilirse sayılan görevler genellikle büronun tertip düzeni, verilen işleri usulünce ve düzgünce yapılmasıyla ilgilidir. O halde yukarıdaki soruya yeniden dönüyoruz. O şubenin görev alanıyla ilgili olarak analiz düzeyinde bir bilgiyi gerektiren paylaşımı kim sunacaktır?

 

Büyük olasılıkla hiç kimse… İşte burada MEB büro yapılanmasının zayıf karnıyla karşı karşıyayız. Büro personeli o şubenin hizmet alanının değil o büroda yürütülen işlerin uzmanıdırlar.

 

Peki çözüm ne olabilir?

 

O alanda uzmanlaşmış personel elbette. Mesela özel öğretim kurumları uzmanı ya da diğer şubelerin uzmanları. Okullarımız örneğin stratejik planların nasıl hazırlanacağı ya da taşınır malların yılsonu işlemlerinin ne şekilde yapılacağı hakkında işi etraflıca bilen birilerinden yardım almaya epey gönüllü olacaklardır. 

 

Büro şefi ve personelinin görev tanımını aşan böyle bir uzmanlaşmaya teşkilatta ihtiyaç vardır. Bu sayede her bir şubenin sunduğu hizmet çok daha nitelikli ve kaliteli hale gelir. Sonuçta “Toplam Kalite” hepimizin hedefi.

 

                  Zübeyr ÖZARSLAN

                      Maarif* Müfettişi

* Öğretim ve eğitim sistemi

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber