Bu haber kez okundu.

MEB, altın çağında, bir yönetmelik iptal edildiğinde nasıl davranırdı?

MEB tarafından düzenlenen yönetici atama yönetmeliklerinin Danıştay tarafından iptal ya da yürütmesinin durdurulması sonucunda 2004-2009 yılları arasında özellikle okul müdürü atamaları yapılamamış ve vekaleten yönetimlerle süreç yönetilmiştir.

Yönetmelikler, iptaller ve uygulama konusunda dönüm noktası 2007 yılında olmuştur.

Gerek 04.03.2006 yönetmelik değişikliği gerekse 13.04.2007 tarihli yönetmelik sonrası açılan davalarda ilk kez;

İptal edilen ya da yürütmesi durdurulan yönetmeliklerle yapılan atamaların geri alınması (iptal edilmesi) kararları çıkmıştır.

Yani;

"hukuka uygun olmayan yönetmelikle yapılan atamalar yok hükmünde kabul edilmesi gerekir şeklinde bir karar söz konusu olmuştur."

Bu kararlar sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Müşavirliği de görüş yazısı yayımlamıştır.

Hukuk müşavirliğinin görüş yazısına ulaşmak için tıklayın.

Bazı cümleleri paylaşacak olursak;

Burada özetle;

- Anayasanın emir hükümleri hatırlatılmakta

- Yargı kararlarını uygulamanın keyfi olamayacağı ve 30 günü geçemeyeceği vurgulanmakta,

- İptali istenen işlemin tesis edildiği tarih itibariyle ortadan kaldırılması gerektiği belirtilmekte,

- Kararın sadece davayı açanı etkilemeyeceği yönetmelik ve uygulaması ile ilgili olan herkesi etkileyeceğine vurgu yapılmaktadır.

Aynı görüş yazısında ayrıca;

Şeklindeki ifadelerde;

düzenleyici işlem(yani yönetmelik) iptal edilmiş ya da yürütmesi durdurulmuş ise;

- İşlemin yapılmasından önceki hukuki durum yürürlük kazanacağı.

- Yönetmeliğin bazı maddeleri durdurulduğundan bu maddeler kapsamında tesis edilen bireysel işlemlerin hukuki varlığının son bulacağı,

- Yürürlüğü durdurulmayan maddeler kapsamında yapılan işlemlerin ise varlığını sürdüreceği,

Belirtilmiştir.

Bu görüşten sonra neler olmuştu?

Bu görüş yazısından sonra MEB ;

Gerek 04.03.2006 tarihli yönetmelik değişikliğinin yürütmesi durdurulan maddelere göre yapılan atamaları,

Gerekse 13.04.2007 tarihli yönetmeliğe göre yapılan atamaların tamamını iptal etmiş, ilgili yönetmeliklere göre atanan binlerce okul müdürü başta olmak üzere bu karardan etkilenen tüm yöneticileri görevden almıştı.

Bu konuda ele alınan bazı yazılar ve kararlar:

Bugüne bakacak olursak;

MEB son yıllarda yargı kararlarına bireysel yaklaşmakta ve dava açan hakkında işlem tesis etmekte ya da bir çok kez eder gibi davranmaktadır.

Örneğin;

1- 1709 şube müdürü ataması ile ilgili açılan onlarca davada davacılar lehine çıkan kararlara ve temyiz aşamasında dahi onanmasına rağmen hiçbir adım atılmamıştır. En basitinden yazılı ve sözlü sınav ortalamasının alınması uygulamasını dahi yapmamıştır.

2- Dershaneler yasası olarak bilinen torba yasa ile görevden alınan İlçe Milli Eğitim Müdürlerinin Anayasa Mahkemesi Kararı sonrasında kazandıkları davalardan birinde;

a- ilgili kişiyi eski görev yerine iade ederek yargı kararını uygulamış fakat birkaç hafta sonra kişiyi İstanbul'dan Gümüşhane'ye atamıştır.

b- Yine aynı karar gereği görevden alınarak okul müdürlüğüne döndürülen, hatta mahkeme kararı gereği İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevi iptal edilen kişiyi bakan onayı ile aynı yere yeniden İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak atamıştır.

c- İlçe Milli Eğitim Müdürü atamalarına ilişkin yönetmelik hükmü bulunmadığı, yargı kararıyla iptal edildiği halde bu uygulama yapılmıştır.

http://www.memurlar.net/haber/552378/

3- Yine Dershaneler yasası ile görevden alınan okul müdürleri ile ilgili yargı kararına ilişkin olarak;

a- Değerlendirmede düşük puan alanların kazandıkları davalarda daha önce değerlendirme yapan kişilerin puanları yok sayılmış, yeniden değerlendirme yaptırılmıştır. ( Daha önce örneğin 10 puan veren ilçe müdürü bu kez 5 puan vererek ilgili kişi yeniden elenmiştir. Oysa ki 2007-2008 döneminde belirtilen hukuk müşavirliği görüşünde yürütmesi durdurulmayan hükümler geçerlidir dediği halde... Yani puanı geçerli olması gerekenler aracılığı ile eski hatada ısrar edilmiştir.

b- Bu da yetmezmiş gibi 06.10.2015 tarihinde yeni yönetmelik yayınlandıktan sonra Hukuk Müşavirliği yeniden görüş yayımlayarak dava kazananlara eski değil yeni yönetmelik hükümlerini uygulayın denilmiştir. Yani eski görev yerlerine dönme yolu kapatıldığı gibi, sözlü sınav uygulaması ile karşı karşıya bırakılmışlardır.

Bu konuda görüş yayınlayan Hukuk müşavirliği;

i- Eski yönetici atama yönetmeliğinin uygulanmasına nedeniyle açılan ve YD veya iptal kararı verilenlerin, davacıların yeniden atanmasına imkan vermediğini,

ii- Verilen YD veya iptal kararlarının, "İptal kararlarının yürürlükten kaldırılan mevzuatı

canlandırmayacağı" açıklaması ile yürürlükten kaldırılan 2014 tarihli yönetmeliği canlandırmayacağı,

iii- Bekletilen yargı kararları için, 6 Ekim'de yürürlüğe giren yönetmelik hükümlerinin uygulanması,

gerektiğini belirtmiştir.

4- Yine Dershaneler yasası ile görevden alınan müdür yardımcılarından sonra Okul Müdürü inhası ile görevlendirilen müdür yardımcıları ile ilgili olarak;

MEB yargı kararı sonrasında yeni yönetmelik yayımlamış ve iptal edilen(yürütmesi durdurulan) yönetmelik maddesine göre yapılan görevlendirmeleri geri almamış, sınavla ilgili yayımladığı kılavuzda;

"UYARI:

Halen müdür yetkili öğretmen olarak görev yapanlar hariç olmak üzere, eğitim kurumu yöneticisi olup, 2015-2016 eğitim öğretim yılının son günü itibariyle aynı eğitim kurumunda ve aynı unvanda dört yıllık ya da aynı eğitim kurumunda ve aynı unvanda müdür başyardımcılığı veya müdür yardımcılığında toplam sekiz yıllık görev süresini doldurmamış olanlar, yazılı sınava müracaat edemeyeceklerdir."

Şeklindeki uyarı ile yargı kararlarının geçmişteki uygulamalarına aykırı davranacağını ve müdür inhası ile görevlendirilen ve yargının hukuka uygun bulmadığı yönetmelikle görevlendirilen müdür yardımcısı/başyardımcılarının görevlerine devam edeceklerini ilan etmiştir.

Okul Müdürlüğü ve Müdür yardımcılığı ile ilgili ele aldığımız bazı yazı, bilgi ve belgelere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Sonuç olarak;

2004-2008 arasında sendikaların hukuk mücadelelerinde çalışanlar lehine elde edilen kazanımlar artık yok sayılmaktadır.

O dönem ile bugünler arasında neler değişmiştir?

- Bakan değişikliği olmuştur,

- Müsteşar ve alt bürokrat değişikliği olmuştur,

- Görüş veren hukuk müşavirleri değişmiştir, (Birinci Hukuk Müşaviri H.Osman ÇELİK iken Hayati CANKALOĞLU olmuştur.)

- Yargı kararları ile ilgili sorumlular hakkında değil idare hakkında dava açmak mümkün olabilmektedir.

O dönem ile bugünler arasında değişmeyen neler olmuştur?

- İktidar partisi değişmemiştir.

- Hukuk kuralları ya da yasalarda değişiklik olmamıştır.

- Bu konulardaki yargı kararlarında değişiklik yoktur.

MEB artık yargı kararı uygulamalarında;

- Geriye yürütmeyi yapmamaktadır,

- İptal edilen yönetmeliklerle atananları görevden almamaktadır.

- Kararları tüm olarak değil bireysel olarak uygular bir tavra yönelmiştir.

- Bazen uygulama dahi yapmamaktadır.

Kısaca idare keyfi uygulama yolunda adımlar atmaktadır.

Maksut BALMUK

 

Memurlar.Net - Özel

Kaynak:. "www.memurlar.net" 

 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber