Bu haber kez okundu.

Lise tercihinde neler etkili oluyor?

Dr. Çetin ÇELİK - Mercator-İstanbul Politikalar Merkezi
Türkiye, eğitim sistemi yapısal seleksiyon mekanizmaları aracılığıyla toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği derinleştirerek yeniden üretiyor. Örneğin Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavı, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın iyimser beklentilerinin aksine, tüm liselerin ‘Anadolu’ lisesi haline gelmesi ve girişlerin erken yaşlarda sınava tabi kılınmasıyla, ailenin sosyo-ekonomik kökenini öğrenci başarısının temel belirleyicisi haline dönüştürüyor.

Bu yazıda sahadan elde edilen veriler ışığında okuyucunun dikkatini, eğitimde toplumsal eşitsizliğin yeniden üretimine ilişkin başka bir mekanizmaya çekmek istiyorum. Öğrencilerin ‘kendi’ seçimlerine.  Öğrencilerin gidecekleri lise türü tercihleri ağırlıklı olarak geçmiş okul başarıları, bireysel tercihleri, ebeveynlerin onlar üzerindeki etkileri ile açıklanıyor. Meslek ve düz lise öğrencileri üzerine yaptığımız araştırmada, bu açıklamaları doğrulayacak şekilde öğrencilerin önemli bir bölümünün lise türü tercihlerinin genelde geçmiş okul başarıları bağlamında gerçekleştiğini gördük.

Ancak bunun yanında potansiyel olarak başarılı, notları daha avantajlı lise türlerine yeten fakat meslek liselerini tercih eden azımsanmayacak sayıda bir öğrenci grubuyla karşılaştık. Yaptığımız görüşmeler, öğrencilerin meslek liselerini değersiz gördüklerini ve düşük prestijli olduklarını düşünmelerine rağmen bu okul türünü seçtiklerini gösteriyor. Peki ama neden?

ÖĞRENCİLER, MESLEK LİSELERİNİ ‘DAHA KOLAY’ BULUYOR

Üç yıl boyunca yaptığımız görüşmeler, bu gruptaki öğrencilerin lise tercihlerinin toplumsal sınıf ve okulun kurumsal kültürü arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklandığını gösteriyor. Bu öğrenciler meslek lisesini “daha kolay” buluyor, daha önemlisi bu okulun kendilerine “daha uygun” olduğunu düşünüyorlar. Arkadaşlarının, abi ve ablalarının da meslek liselerine, hatta çoklukla aynı liseye devam ettiklerini belirtiyorlar. Diğer bir değişle, notları daha iyisine yetmesine karşın, bu öğrenciler kendilerinin meslek lisesinde daha rahat hissedeceklerini öngörerek bu okulu tercih ediyorlar.

Hemen hepsi sosyoekonomik olarak dezavantajlı ve yoksul ailelerden gelen öğrencilerin lise türlerine yönelik bu tercihlerini saf bir bireysel hata olarak düşünmek ancak kötü bir sosyolojinin çıkarımı olabilir. Öyle görünüyorki, bu tercihler öğrencilerin toplumsal sınıfları ile seçtikleri lise türünün kurumsal yapı, pratik ve kültürü arasındaki çakışma ile ilgili.

İKİ OKUL TÜRÜ ARASINDAKİ FARKLAR

Gerçekten de saha verileri, okuyucuyu pek de şaşırtmayacak şekilde düz ve meslek liselerinin, genel eğitim alanı içeresindeki fonksiyonları, organizasyonel işleyişleri, pratikleri, öğretmen kalitesi ve öğrenci profillileri açısından farklılaştığını ve farklı kurumsal kültürler ürettiklerini gösteriyor. Örneğin, düz lise ders dışı faaliyetler, programlar arasında esnek geçişler, öğrenci sayısının azlığı, motivasyonu göreli olarak yüksek öğretmen, üniversite sınavına yönelik rehberlik servisi gibi özelliklerle bir kurumsal sosyalizasyon sunuyor.

Meslek liseleri ise katı programlara ayrışma kalabalık sınıflar, profilleri dezavantajlı öğrenciler, motivasyonları düşük öğretmenler ile farklı bir kurum kültürüne sahip. Genellersek düz lise analitik düşünmeyi, meslek liseleri uygulamada pratikliği; düz lise esnekliği ve bireysel sorumluğu, meslek liseleri sıkı kontrol ve disiplini; düz lise kadın ve erkek öğrencileri aynı programda sosyalleştirerek toplumsal cinsiyet eşitliğini, meslek lisesi ise program türlerinin toplumsal cinsiyet bağlamında oluşmasından ötürü cinsiyet ayrımcılığı ve eşitsizliğini öne çıkarıyor.

TOPLUMSAL SINIFIN YENİDEN ÜRETİMİ

Okulların bu kurumsal kültürleri ile söz konusu öğrencilerin toplumsal sınıfsal eğilimleri bir arada düşünüldüğünde bireysel gibi görünen lise tercihinin toplumsal sınıfın yeniden üretimi ile ilişkisi açıkça ortaya çıkıyor. Toplumsal sınıf ve alt-kültür çalışmalarından biliyoruz ki, dezavantajlı gruplar onlara tanıdık olmayan durumlarla karşılaşmamak ve bu yolla da endişelenmemek için kendilerini ağırlıklı olarak tanıdık mekân ve bu mekâna ilişkin ilişkiler bütünü ile sıkıca özdeşleştirme eğilimi gösteriyorlar.

Örneğin, “Bağcılar çocuğuyuz” demek sadece belli bir mekân ile özdeşleşmeyi değil o mekândaki toplumsal ilişki ve kültürü ile özdeşleşmeyi de ima eder. Söz konusu gruptaki öğrenciler benzer bir toplumsal sınıf ve mekân özdeşleşmesini lise tercihlerine yansıtıyorlar. Bu öğrenciler, notları yetmesine karşın, meslek liselerini seçerek, onlara yabancı bir kurumsal kültür ve ilişkiler bütününün benliklerinde yaratacağı potansiyel endişe ve yaralanmayı engelliyor.

TERCİH DEĞİL, GERİ ÇEKİLME

Bu anlamda, söz konusu öğrenci grubunun yaptığı seçim bilgisizce yapılan bir tercih değil, aksine, belli bir toplumsal konumdan uzun dönemli fırsat ve kısıtları içselleştirmenin sonucu olan bir geri çekilmedir. Bu çekilme öz-saygı yitimini engellemesi açısından da kendi içerisinde oldukça tutarlı ve işlevseldir.

Hemen belirtmek gerekir ki bu geri çekilmenin işlevsel olması, söz konusu eğilimin bu öğrencilerin uzun vadede çıkarına olacağı anlamına gelmiyor. Bu türden seçimler öğrencilerin toplumsal hareketlilik olanaklarını kendi “öz-seçimleri” aracılığıyla sakatlaması demektir. Sahadan elde ettiğimiz veriler, öğrencilerin meslek lisesi eğitimlerinin sonunda “okuldan hiçbir şey öğrenmediklerini”, “okulun onlara hiçbir şey katmadığını”, “aynı akılları olsa belki bu sefer meslek liselerini seçmeyeceklerini” düşündüklerini gösteriyor.

Bu bağlamda meslek liseleri hali hazırdaki kurumsal kültürleriyle öğrencileri iş piyasasında daha donanımlı bireyler haline getirmek bir yana onların dezavantajlı toplumsal konumlarını sürekli yeniden üretiyor. Alandaki başka bir araştırmacıya atıfla söylersek bu öğrenciler lisenin içinden geçiyorlar ama lise onların içinden geçmiyor.

Hürriyet: Haber, Analiz, Köşe Yazısı…

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber