Bu haber kez okundu.

Kodlama Eğitiminin İlkokuldan İtibaren Zorunlu Olması İçin Sebepler

Sebeplerine gelince: Birincisi; çocukların ilgi alanları erken yaşlarda edindikleri deneyimlerle şekillenir. Bu deneyimler öyle önemlidir ki ileride meslek seçimlerinde dahi etkili olur. Dolayısıyla çocuklara hem okul hem okul dışında edindirdiğimiz deneyimler, kazandırdığımız beceriler onların geleceklerini doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.

Bugün iş gücündeki yetersizlik bu konuya daha da önem vermemize sebep olmuştur. Avrupa topluluğu’nun web sayfasında geçen hafta yayınlanan makalede 2020 yılı itibariyle, 825,000 ICT bilgi ve becerisi gerektiren doldurulmamış iş ilanı olacağı belirtilmiştir. Ayrıca ICT ile ilgili alanları üniversitede seçenlerin sayısının 2006-2013 yılları arasında % 13 oranında azaldığı yazılmıştır. (https://ec.europa.eu/digital-agenda/en/skills-jobs ) Figür 1: AB dijital beceriler analizi İngiltere’ye baktığımız zaman durum daha da vahimdi. 2013 yılında Ian Livingstone tarafından yazılan raporda IT alanında 100,000 doldurulmamış iş ilanı olduğu ve üniversitelerde bilgisayar bilimleri alanını tercih edenlerin sayısının yüzde 60 oranında azaldığı yazılmıştır.

Öyle ki İngiltere IT ile ilgili meslekleri çalışma izni verilecek meslekler listesine koymuş, diğer ülkelerden bu alanda çalışacak göçmen kabul etmiştir. 2013 yılı itibariyle Hindistan ve Çin’de yüzbinlerce, Polonya’da 40,000 bilgisayar bilimleri ile ilgili bölümlerden mezun kişiler var iken, İngiltere’de sadece 7,434 kişi bu bölümlerden mezun olmuştu. İngiltere’de teknoloji müfredatının yenilenmesinin sebeplerinden biri budur. Çocuklara teknolojiyi kullanmanın yanı sıra nasıl çalıştığını öğretme ve kodlama derslerine ağırlık verilmesinin sebeplerinden biri bu ekonomik sorunlarla ilgilidir.   Figür 2: Microsoft UK Bilgisayar bilimleri analizi Gelelim ikinci sebebe: Bu gün yeni bir teknoloji çağında yaşamaktayız. Çocukların teknolojiyi kullanmayı öğrenmesi artık yeterli değildir.

Teknolojinin nasıl çalıştığını ve oluşturulduğunu bilmeleri gereklidir. Programcılık öğrenmekle, çocuklar direk programcı olamazlar ancak, kodlama yapmak onların problem çözme ve mantıksal düşünme yeteneklerini geliştirmekle birlikte, matematik, bilim ve teknoloji gibi bir çok derslerde de öğrenmelerine destek olur. Bizim çocuklara kodlama ögretmemizin sebebi tabiki onlarin hepsini bilgisayar mühendisi olmaları icin yönlendirmek değildir. Amacımız çocuklara ve gençelere ‘computational thinking’ denilen Bilgisayar destekli-algoritmik düşünme sistemini geliştirip uygulayabilme yeteneğini kazandırmakdır. Yalnız önemli olan kodlamayı ayrı bir ders olarak değil, bilgisayar derslerinin bir parçası olarak öğretmekdir. Çünkü bilgisayar bilimlerinde kavramlar birbirleri ile bağlantılıdır. İngiltere’de İlkokullar için hazırlanan yeni teknoloji eğitimi müfredatı bu sebeple birbiriyle bağlantılı 3 ayrı kısımdan oluşmuştur; Computer science (bilgisayar bilimi), information technology (bilgi teknolojisi) ve digital literacy (dijital okuryazarlık). Figür 3: İngıltere’de uygulamaya giren yeni teknoloji müfredatı (Berry, 2013) Bilgisayar bilimi derslerinde çocuklara, programcılık konseptleri, internet ve WWW arasındaki farklar, arama motorlarını etkili şekilde kullanma ve bilgisayar şebekesi konuları öğretilir.

IT derslerinde öğrencilere Web 2 ve diger app ve programları kullanarak bilgi toplama, paylasma ve analiz etme üzerine durulur. Dijital okuryazarlık derslerinde ise cocuklara teknolojiyi sorumlu bir şekilde kullanmaları, karşılaştıkları tehlikeler karşısında ne yapmaları gerektiği öğretilir. Bİlgiİsayar Desteklİ – Algorİtmİk Düşünme Yeni teknoloji müfredatının ana kısımlarından birisi olan programcılık eğitiminin amacı çocukların Computational thinking denilen bilgisayar destekli-algoritmik düşünme becerisini geliştirmelerine destek olmaktır. Bilgisayar destekli-algoritmik düşünme, bilgisayarlar hakkında veya bilgisayarlar gibi düşünmek değildir. Bir probleme yaklaşım açımızla ilgilidir. Bilgisayarlar yardımıyla problemler için çözüm üretmekdir. Bu süreç iki aşamalıdır. İlk aşamada problemi çözmek için gerekli adımlar hakkında düşünülür. İkinci aşamada ise teknik bilgiler kullanılarak bilgisayar ile çözüm uygulamaya konulur. Bir matematik problemi ve hesap makinasını düşünelim. Önce problemi anlayıp, çözüm yollarını düşünürüz, ondan sonra da hesap makinası ile aritmetik yaparız.

Animasyon veya oyun tasarımı edeceğimiz zaman da önce, oyunu veya hikayeyi planlarız ve sonra da program veya app kullanarak oyunumuzu veya animasyonu yaratırız. Öğrenciler, bilgisayar destekli-algoritmik düşünme ile hem okul hem de okul dışındaki hayatlarında kullanabilecekleri bir çok beceriler geliştirirler. Figür 4 ana becerileri gösterir.

Bunun yanısıra çocuklar: Yaratıcılık (Creativity) Hata bulup onarmak (Debugging) (Bir şeyi) denemeler yaparak düzeltmek veya geliştirmek (Tinkering) Takım olarak çalışmak (collaboration) İletişim Vazgeçmemek, azimle devam etmek gibi Transfer edilebilir beceriler de geliştirme imkanı bulurlar. Screen Shot 2016-01-28 at 20.19.52 Figür 4: Bilgisayar destekli-algoritmik düşünme becerileri SONUÇLAR İlkokuldan itibaren programcılık zorunlu olsun ki, ögrenciler bunu erkenden deneme imkanı bulsunlar. Çünkü liseye başladıklarında zaten ilgi alanları şekil almaya başlamıstır, bu alanda yanlıs önyargılar edinmiş olabilirler. Çok iyi bir müfredatın oluşturulmasi lazım, erken yaşdaki çocuklar için unplugged (teknolojisiz) aktivitelere yer verilmeli. Kodlama bilgisayar derslerinin bir parçası olmalı, ayrı bir ders değil. Bilişim öğretmenleri bu konuda eğitilip, okullarda bu alanı geliştirmek amacıyla kullanılırsa yetişmiş insan gücü ziyan edilmez. Eğer mümkünse kodlama diğer disiplinlerle bağlantılı olarak öğretilmeli. Mesela çocuklar Türkçe dersinde oyunlarını planlayabilirler ve teknoloji dersinde Scratch kullanarak yaratabilirler. İngiltere’de teknolojinin okullarda bu kadar etkili kullanılmasının sebeplerinden biri, her okulda teknoloji eğitiminden sorumlu bir yöneticnin olmasıdır.

Bu yönetici hem o okul için teknoloji müfredatı yazmak ve hem de okuldaki ögretmenleri bu alanda sürekli olarak eğitmekle sorumludur. Bilişim ögretmenleri bu tarz bir sorumluluğu başarıyla taşıyacak düzeydedirler. Diğer önemli husus ise teknolojinin okullarda bu bölümü severek isteyerek seçmiş ögretmenler tarafından öğretilmesi, teknoloji deneyimi az olan, korkan veya sevmeyen ögretmenlerce öğretilmesinden cok daha farklı bir sonuç üretir.

Kaynak:-YASEMİN ALLSOP- (Bilgisayar Bilimleri Eğitimcisi) www.yaseminallsop.me.uk


 

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber