Bu haber kez okundu.

Kanayan Yara İngilizce

Dünya dili olan, uluslararası alanda en çok kullanılan dillerin başında gelen İngilizce ne yazık ki ülkemizde kanayan bir yara haline gelmiştir. Diğer Avrupalı ülkelerle kıyasladığımızda Ülkemizin yabancı dil öğretiminde çok gerilerde olduğunu söyleyebiliriz. 

Bu durumda akıllarda pek çok soru işareti oluşabilir; Neden İngilizce bilmiyoruz? Neden İngilizce konuşamıyoruz? Yabancı dil öğretimi nasıl olmalı? Öncelikle Ülkemizdeki yabancı dil öğretimi programını incelememiz gerekir. Ülkemizde eskiden 5+3+4 eğitim sistemi uygulanmaktaydı, fakat bu sistem 2012-2013 döneminde 4+4+4 olarak değiştirildi. Bu sistemin artılarından biri eğitim daha erken yaşa çekilmesidir. Bundan önceki sistemde 72 ay olan baraj 4+4+4 ile 66 ayını dolduran çocukların eğitime başlamasıydı. 

    Çok eleştirilen bu sistemin yabancı dil öğretimi alanında oldukça faydası dokunabilirdi. Çünkü bir çocuğa, yabancı dil eğitimini en verimli şekilde vermek istiyorsak bunu da uygun dönemde vermeliyiz nitekim bu dönemde olabildiğince erken olmalıdır. “Critical Period”  yani Kritik Dönem yabancı dil öğretiminin olmazsa olmazıdır, bu dönemde verilecek eğitim ne kadar nitelikli ve alanında uzman, birikimli öğretmenler tarafından verilirse o kadar olumlu ve etkili sonuca ulaşılır. 

    Bununla alakalı olarak OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer alan Güney Kore ve Finlandiya, yabancı dil öğretimi adına olumlu sonuçlara ulaşan 2 ülkedir. Güney Kore de 3. Sınıftan itibaren, Finlandiya da ise 1-6 yaş arasındaki dönemde İngilizce dersi verilmektedir. Ülkemizde de İngilizce eğitimi 2. Sınıfa kadar düşmüştür. 

   Peki neden biz Güney Kore ve Finlandiya gibi OECD sıralamasında üst kısımlarda değiliz? Bunu da şöyle açıklayabiliriz; bahsettiğim 2 ülke de yabancı dil eğitimin uzman öğretmenler tarafından verilmesini ve planlı, programlı bir aşamada gerçekleştirilmesi gerektiğini benimsemiş ülkelerdir. Fakat bizim ülkemizde bu konuda öğretmene yeteri kadar önem verilmiyor. İngilizce alanında uzman olmayan bir öğretmen hatta, alanı İngilizce bile olmayan bir öğretmen İngilizce dersine girebiliyor. Bunun sonucunda yabancı dil öğretiminin en verimli yapılacağı ilkokul dönemi, İngilizce adına telafisi olmayan dönemlere girilmesine neden oluyor ve sonunda kanayan yara İngilizce meydana çıkıyor. 

    Diğer bir husus ise Eğitimde teknolojinin kullanılmasıdır, buna bağlı olarak “Fatih Projesi” hayata geçirilmeye çalışılmıştır. Eğer bu projeyle istenilen ya da olması gereken düzeye ulaşabilirsek yabancı dil öğretimi için de uygun ortam oluşmuş olacak. “Flipped classroom” yani öğretmenin teknolojiyi, dersiyle entegre etmesi mümkün hale gelecektir.

Sonuç olarak kanayan yaraya pansuman yapmak istiyorsak: Bu kadar atanmayı bekleyen ve en verimli çağında olan öğretmen varken yerine başka branşlarda ki öğretmenlerin girmesini engellememiz gerek. Şuan İngilizce Öğretmeni açığı 16000 üzeri olarak düşünülüyor ve 2016 Eylül’ de hayata geçmesi beklenilen 5. Sınıflara ağırlıklı İngilizce öğretimi programıyla bu açığın 30-35 binlere ulaşması söz konusudur.

Bunun için Milli Eğitim Bakanlığı’nın gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Bu kanayan yaraya merhem olacak kişiler, İngilizce Öğretmenleridir. 2016 şubat ayında yapılacak öğretmen atamalarında bu durumun, Milli Eğitim Bakanlığı ve İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce göz önünde bulundurulmasını temenni ediyoruz.

Mehmet ATLI
Kaynak: www.kamuajans.com/ÖZEL

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
kanayan yara ingilizce

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber