Bu haber kez okundu.

İşte 19. Milli Eğitim Şurasının Bam Teli

Eğitim gördükçe diline, tarihine, ecdadına, kültür ve medeniyetine yabancılaşıyorsa orada eğitim öğretim sorunu var demektir, kendilerini mensup oldukları ülkeye yabancı görüyorsa eğitim sisteminin öz eleştiri yapması kaçınılmazdır. Okullar dünyanın neresinde olursa olsun kendi dilinden toplumundan kültür ve medeniyetinden utanan ve uzaklaşan bireyler yetiştiriyorsa talim ve terbiyede ciddi arıza var demektir.

 

 Einstein kimdir deseniz, her gencin söyleyecek bir ya da birçok cümlesi vardır. İbn-i Sina kimdir deseniz, çoğunun bu ismi duymadığını görüyorsunuz. Yabancı pop şarkıcılarını ezbere sayan gençler. Dede Efendi'yi, Itri'yi, Neşet Ertaş'ı hakir gören gençler var. Konuşurken İngilizce, Fransızca aksanıyla Türkçe konuşan, atasının kelimelerinden kullanmakta mahcubiyet duyan gençlerimiz var. Bu gençleri hiç bir şekilde suçlayamayız. 200 yıldır eğitimin formatlama aracına dönüştüğü sistem, kendisine yabancı gençler yetiştiriyor, ama kimse buna cesaret edip sorgulayamıyor.

 

Öğrencilerimize eziklik ve kompleks değil, öz güven aşılayan bir müfredatı eğitim sistemimize kazandırmamız gerekiyor. Öğrencilerim elbette Einstein'ı öğrenecek ama İbn-i Sina'yı da öğrenmeli, Beethoven'i öğrendiği kadar, Itri'yi, Dede Efendi'yi de bilmeli. Kendi dillerini, ecdadın kelimelerini yazısını sanatını da kompleks hissetmeden öğrenebilmeli"

***

20 yıl aradan sonra Milli Eğitim Şurasına katılmış bir Cumhurbaşkanı ve konuşmasının bir bölüm'ünde şuranın dikkate alması gereken ve tabiri caizse bam teline değinen yukarıdaki cümleleri...

 

Sabahın erken saatlerinde liseli öğrencilerin apartman aralarında gruplar halinde sigara içerken, nikotinin tadını karşılaştırmaya yönelik sohbetlerinden... Akşam saat 10 olmadan alkol satışı yapan büfelerin önünde bekleyen üniversite öğrencilerinin oluşturduğu kuyrukların uzunluğundan...

 

Ibni Sina ve Itrî'den habersiz Lady Gaga ve Madonna resimli telefon kapakları ile metro ve toplu taşıma araçlarında, ergenlikten kaynaklanan egoları ve yüksek sesli sohbetleri ile ben buradayım demeye çalışan gençlerin halinden…

 

Anne ve Babanın nasihatlerini kendi özgürlüğünü kısıtlayıcı bir tehdit olarak gören evden çıkıp bir daha dönmeyen bireylerin sokaktaki geleceklerinden... Ebeveynlere vefa göstermeyi boyun eğme olarak algılayan, bunu yaşıtlarına karşı özgürlük olarak sunan ve güç gösterisine dönüştürerek varlığının yegâne temsili olarak kabul eden yeni yetişen bireylerin gerçekteki acınacak hallerinden…

 

İzlediği dizi ve programlardaki sahte hayata ulaşmak için tüm değerlerinden vazgeçmeyi meşru sayıp başarıyı yakalama adına ilkesizlik ve değersizliği edinmekte yanlışlık görmeyen ama gerçekleri öğrendiğinde hayal kırıklığına uğrayıp canına kıyan gençlerin geride bıraktıkları üzgün ailelerinden Bahsedilmesi beklenen bir şura.

 

İkram BAĞCI / MİLAT

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber