Bu haber kez okundu.

İşsizlik, TEOG ve altın dakikalar!

Bir yanda artan işsizlik ve giderek yavaşlayan ekonomi, öte yanda daha fazla çocuk isteği.  
Peki, ne olacak?  
İşte bu noktada istihdama, yani daha fazla üretime kafa yorma zamanı geldi de geçiyor.  
Oysa ilgili kurumlara bakıyoruz, ortada ne bir plan var ne de koordinasyon.  
Siyasetçiler kafalarına göre üniversite kuruyor, YÖK kendi başına kontenjan artırıyor, gençler de ne işe yarayacak diye hiç sorgulamadan diploma peşinde koşuyor.  
Sistem tıkandı ama hâlâ hiç kimse bunun farkında değil.  
En acısı da zaten bu.  
Hastalığa doğru teşhis konulamadığı için doğru tedavi de uygulanamıyor.  
Evet, ülkemizin 30 yıl önce daha fazla üniversiteye ve daha fazla doktora, mühendise, öğretmene, hukukçuya, iktisatçıya ihtiyacı vardı ama şimdi yok.  
Bazı mesleklerde üniversite 10 yıl mezun vermese yine de yeterince kadro var.  
Ama bunu hâlâ gören yok.  
Şimdi görmezsek ne zaman göreceğiz?  
Şapkamızı önümüze koyma zamanı geldi de geçiyor.  
Kim karar verecekse     versin artık ve bu kâbus sona ersin!  

TEOG şampiyonları?
TEOG sonuçları açıklandı.  
Karneler verildi.  
İkinci TEOG için gün sayılıyor ama birincisiyle ilgili bilinmeyenler hâlâ devam ediyor.  
Örneğin kaç birinci çıktı?  
Hangi iller, hangi okullar daha başarılı oldu?..  
MEB, özellikle de giriş sınavları konusunda şeffaf olmak zorunda. Yoksa ardı arkası kesilmeyen şehir efsaneleri sona ermez. Bunlara her gün bir yenisi eklenir.  
Bazı okullar gazetelere ilan verdi.  
Yüzlerce birincimiz var dedi.  
Peki ya diğerleri?  
Hangi okulda kaç şampiyon var?  
Bu neden açıklanmıyor?  
Daha da önemlisi, okul başarı puanları tümüyle 100 üzerinden 100 ya da 5 üzerinden 5 olan okullar hangileri?  
Eğer adil bir yarış isteniyorsa, her durumda eşit koşullarda yarışılmalıdır.  
MEB, yıllarca, üniversiteye girişte katsayı uygulamasına karşı çıkarak, sınavda alınan puanların geçerli olmasını istedi, okul başarı puanının yok sayılmasını istedi ama aynı şeyi şimdi kendisi yapıyor.  
Üstelik hiç de adil olmayan bir şekilde.  
Çocukların geleceklerini çalmaktan ya da ona göz yummaktan daha kötü bir şey olamaz.  
İşte bu yüzden A’dan Z’ye hepimizin duyarlı, hem de çok duyarlı olması gerekiyor.  
Çünkü onlara her şeyden önce devlete, kurumlara ve sisteme olan güveni ve saygıyı öğretmeliyiz!..  

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN!

 

http://www.egitimajansi.com/

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber