Bu haber kez okundu.

İş Yaşamında 2015 Çok Hareketli Geçecek

Yüksek Planlama Kurulu'nun hazırladığı 2015 programında yer alan konulardan çalışma hayatı açısından belki de en önemlisi kıdem tazminatı ve emekli aylıkları. Kıdem tazminatı hakkı, çalışanlar için en önemli ekonomik hakların başında geliyor. 2012'de çıkarılması düşünülen "kıdem tazminatı fonu" da getirdiği koşulların yetersiz olması nedeniyle tepki görmüş ve eleştirilmişti. Neticede konu rafa kaldırıldı.

2015 programında kıdem tazminatının fona dönüşmesi konusunda yaklaşımın olması, hükümetin bu konuda çalışmalarını sürdürdüğü ve sendikaların kıdem tazminatı fonu ile ilgili olarak kapısının yeniden çalınacağını gösteriyor. Başbakan da bu konuda yakın tarihi adres gösterdi.

 

Erişilebilir tazminat

 

Kıdem tazminatı konusundaki en büyük problem, çok sınırlı bir kesimin bu haktan yararlanabilmesi. Kıdem tazminatı alabilmek için hem en az bir yıl aynı işverene bağlı olarak çalışmış olmak, hem de işten çıkarılma nedeninin kanundaki kriterlere uyması gerekiyor. Fakat ne yazık ki, her 10 işçiden yalnızca 1'i gerekli koşulları yerine getirip bu tazminatı alabiliyor.

 

Pek çok işçi kıdem tazminatını alamadan işyerinden ayrılmak durumunda kalıyor. Diğer yandan konuyla ilgili anlaşmazlıklar nedeniyle iş mahkemelerinde pek çok dava açılıyor ve hem süreç uzuyor, hem de mahkemelerin iş yükü artıyor.

 

Bireysel hesaplı fon...

 

Mevcut aksaklıkları çözecek bir yapı işçi kesimini de mutlu edebilir. Ama işçilerin endişelerinin giderilmesi şart. Fonun yönetiminde mutlaka şeffaflık olmalı ve işçi kesimi de yönetimde söz sahibi olmalı. Ayrıca fonun devlet garantisinde olması sağlanmalı ve fondaki paranın kullanılması konusunda net kriterler benimsenmeli.

 

Geçmiş dönemlerde sorunların yaşanmasına meydan vermeyecek yapı kurulmalı. Aksi taktirde işçi kesimi bu konuda yeni bir yapının oluşmasına karşı sert direnç gösterecektir.

 

Kazanılmış haklara dikkat

 

Kıdem tazminatı konusunda işçilerin belki de en büyük endişesi ise kazanılmış haklardan geriye adım atılması. Sendikalar bu durumu genel grev nedeni sayacaklarını ilan etmişti. Programda yer alan ifade, "sosyal tarafların katılımıyla ve kazanılmış hakların korunması suretiyle" kıdem tazminatı fonunun oluşturulacağı yönünde. Bu konuya çok özen gösterilmesi gerekiyor. Aksi taktirde çalışma barışının kalıcı olarak bozulması söz konusu olacaktır.

 

Aylık bağlamada oranlar değişecek

 

Çalışanları en çok ilgilendiren konulardan bir diğeri de emekli maaşları. Geçtiğimiz dönemde iki kez ciddi değişime uğrayan emekli maşı hesaplamasında kullanılan aylık bağlama oranını değişmesi, belirli dönemde emekli olmuş kişileri maaş konusunda mağdur etti. "Çalıştıkça emekli maaşının düşmesi" sorunu da bu değişiklikler nedeniyle ortaya çıktı.

 

Aylık bağlama oranı meselesi bu açıdan çok önemli. Çünkü doğrudan emekli maaşlarına etki ediyor.

 

Programda, "aylık bağlama oranları, çalışma süresi uzadıkça daha yüksek emekli aylığı bağlanmasını sağlayacak şekilde düzenlenecektir" ifadesine yer veriliyor.

 

Dolayısıyla öncelikle çalıştıkça emekli aylığını düşüren karmaşanın ortadan kaldırılmasının sağlanacağı daha sonra ise özellikle sosyal güvenlik sistemindeki ekonomik denge gözetilerek, daha uzun süre çalışana daha fazla emekli maaşı bağlanacak bir sistemin hayata geçirilmesinin planlandığını söyleyebiliriz.

 

Bugün itibarıyla çalışmakta olan kişiler için daha düşük emekli aylığı bağlanmasına neden olmadan, yalnızca daha uzun süre çalışana daha fazla emekli aylığı bağlanmasına neden olabilecek bir yapının hayata geçmesi yerinde olur. Ancak emekli aylık bağlama oranlarındaki değişimin emekli maaşların düşmesine neden olması gibi bir durum oluşursa ciddi bir mağduriyet yaşanır.

 

Cem KILIÇ / Milliyet

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber