Bu haber kez okundu.

Hani Sözleşmeli Öğretmen Ataması Yapılmayacaktı!
 18. Milli Eğitim Şurası, 1-5 Kasım 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş ve önemli kararlar alınmıştı. O tarihlerde Şura kararlarını değerlendiren bir yazı yazmıştık[i]. Yazıda, Şura’da alınan bu önemli kararlar arasında; ‘Öğretmen yetiştirme, istihdamı ve mesleki gelişimi’ başlıklı bölümde yer alan, ‘Öğretmen istihdamında kadrolu, sözleşmeli, ücretli, vekil öğretmenlik gibi farklı uygulamalara son verilerek tüm öğretmenlerin kadrolu öğretmen olarak istihdamının sağlanması; mevcut sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi,’ şeklindeki karardır, diye de kayıt düşmüştük. 
Değerlendirme yazımızda, bu kararı sürpriz olarak karşıladığımızı belirterek aynen şunları yazmıştık; ‘Bu bölümde alınan en önemli karar. Öğretmen istihdam şeklinin “kadrolu” olarak belirlenmesidir. Bu madde komisyondan “sözleşmeli” olarak geçmiş fakat genel kurulda “kadrolu” olarak değiştirilmiştir. Bu şekliyle Milli Eğitim Bakanlığı’nın istihdam politikalarına tamamen terstir ve uygulama şansı bulunmamaktadır.’
Şura’dan 1 yıl kadar sonra 24 Kasım 2011 tarihinde, 61. Hükümette Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Ömer Dinçer, 632 sayılı KHK doğrultusunda mevcut sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirildiğini belirterek, halen bakanlık kayıtlarında sözleşmeli olarak görev yapan 165 öğretmen bulunmaktadır. Sözleşmeli ve kadrolu öğretmenler arasında sosyal haklar yönünden herhangi bir fark bulunmamaktadır. Şöyle ki sözleşmeli öğretmenler de yarı yıl ve yaz tatillerinde izinli sayılmakta ve izinli oldukları sürelerde maaşlarını almakta, doğum ve süt izni hakları bulunmakta, norm kadro kriterleri ve boş pozisyon çerçevesinde eş ve sağlık özrüne bağlı olarak yer değiştirmeleri yapılabilmektedir. Bundan sonraki atama dönemlerinde sözleşmeli öğretmen alımı yapılması düşünülmemektedir, demişti.[ii]
MEB, bizi yanıltmış ve Şura’da alınan kararı 1 yıl sonra hayata geçirerek, bugüne kadar sözleşmeli öğretmen ataması yapmamıştır.
Kadrolu öğretmen atamasının MEB’in istihdam politikalarına ters olduğunu ifade etmemizin nedeni, özelde kadrolu öğretmen atamasının, genelde de kadrolu istihdam politikalarının, neoliberal bir parti olan AKP’nin, neoliberal politikalara uygun olarak sözleşmeli, güvencesiz, taşeron, kiralık işçi ve esnek çalıştırma yöntemlerini benimsemiş bir parti olmasından kaynaklanmaktadır. Bu yöntemleri kuramsal olarak benimseyen bir partinin Milli Eğitim Bakanlığının, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını kaldırmasına şaşırmış ve sürpriz olarak karşılamıştık.
2016 yılına gelindiğinde, aynı partinin bir  başka Milli Eğitim Bakanının, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde öğretmenleri 1 yıldan fazla çalıştıramamak gibi bir gerekçeye dayanarak, isabetli bir şekilde kaldırılmış olan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını yeniden uygulamaya koymak, öğretmenlik mesleğini bir uzmanlık mesleği olmaktan çıkarıp, gençlerin, gelecek kaygısı ve güvencesizlik sarmalında birer teknik bilgi makinelerine dönüşmesine yol açmak anlamına gelecektir.
MEB, yol yakınken 18.Milli Eğitim Şura’sı kararlarına da ters olan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından derhal vazgeçmelidir.
 
[i] 18. Milli eğitim şurası kararları değerlendirmesi. http://blog.milliyet.com.tr/18--milli-egitim-surasi-kararlari-degerlendirmesi/Blog/?BlogNo=275786 Erişim Tarihi: 01.07.2016
[ii] Artık sözleşmeli öğretmen atanmayacak. http://www.sabah.com.tr/egitim/2011/11/24/artik-sozlesmeli-ogretmen-atanmayacak-437743401949 Erişim Tarihi: 01.07.2016



BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber