Bu haber kez okundu.

Hani eğitimde çağ atlamıştık? OECD liginde sondan 4. olduk!

Peki, nerede hata yapıyoruz?
Asıl üzerinde durulması gereken konulardan biri de bu ama zülfüyâre dokunmamak için hiç kimse ağzını açamıyor.
Örneğin hiç kimse niye sürekli bakan değiştiğini, niye her seferinde eğitimle hiç alakası olmayan bakanların getirildiğini, her gelen bakanın aynı iktidarın, bir önceki bakanının yaptıklarını niye çöpe attığını, eğitimin daha düne kadar kimlere emanet edildiğini hiç ama hiç kimse soramıyor.
Türkiye, özellikle de eğitimde, sondan 4’üncülüğü kesinlikle hak etmiyor.
Hem devlet hem de ebeveynler bütçelerinde en büyük payı eğitime ayırıyor, çocuklar çocukluğunu, gençler gençliğini yaşayamıyor ve gelinen son nokta, sondan dördüncülük!
Şimdi birileri yine OECD raporunun yanlışlığından dem vurabilir, her şeyin harika olduğunu, öğrenci ve okul sayısının 2002’den bugüne ne kadar arttığını söyleyebilir.
Zaten sayısal artışlara hiç kimse bir şey demiyor. 
Nicelik mi, nitelik mi, tartışmaları da bu yüzden!..
Her şeyi halka soruyoruz. 
Keşke bu konuyu da sorsak:
Eğitimden, eğitimdeki gidişattan, öğretmenden, bürokrasiden, bakandan, okullardan, müfredattan, kitaplardan, sınavlardan memnun musunuz?..
Cevabınız evet ise söyleyecek sözümüz olamaz.
Yok eğer hayır ise çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için bunu sorgulamalısınız.
Eğitim öylesine önemli bir konu ki olaylara şaşı bakma hakkınız yok!
Diğer pek çok konuda olduğu gibi, muhalefetten yanaysanız her şey yanlış, iktidardan yanaysanız her şey doğu diyemezsiniz.
Eğitimi eksik ya da yanlış toplumların hali ortada.
Ne olur onlardan biri de biz olmayalım!
Niye nal topluyoruz?
OECD raporlarına göre neyimiz eksikti ki sondan 
4. sıraya düştük!
İşte rapordan çarpıcı satır başları:
OECD’nin eğitim endeksinde, Finlandiya listede ilk sırada yer alırken, onu sırasıyla Estonya, Danimarka, Polonya ve Avustralya izledi.
Sondan dördüncü sırada yer alan Türkiye’yi Güney Afrika, Brezilya, Meksika takip etti.
OECD üyesi ülkelerin karşılaştırıldığı raporda, Türkiye’de ortalama eğitim görme süresi OECD ortalamasının da gerisinde kaldı.
Kadınlar, bilim ve mühendislik gibi birtakım alanlarda yetersiz, eğitim ve sağlık gibi alanlarda ise aşırı düzeyde temsil ediliyor.
Türkiye’nin PISA puanları arttı ama 497 olan 2016 OECD ortalamasının altında kaldı.
Cinsiyetler arası açıklığın en yüksek olduğu ülkeler arasında Türkiye de var.
Türkiye’de fırsat eşitliğine yönelik son 10 yılda 6-14 yaş arası kız çocuklarının eğitime katılımını hedefleyen “Haydi kızlar okula!” gibi önemli projeler uygulandı.Ancak bu ilerlemeye rağmen kız öğrencilerin eğitime katılımı OECD sıralamasının 
sonlarında yer aldı.
Kadınların doktora ve daha ileri düzeylerdeki yükseköğretim kurumlarına girmesi ve buralardan mezun olması hâlâ erkeklere göre daha zor.
Kadınlar, bilim ve mühendislik gibi birtakım alanlarda yetersiz, eğitim ve sağlık gibi alanlarda ise aşırı düzeyde temsil ediliyor. 2014 yılında mühendislik diplomasıyla mezun olan erkeklerin sayısı kadınların ortalamasının üç katıyken, eğitim alanında diplomayla mezun olan kadınlar ise erkeklerin dört katıydı.
Yükseköğretimdeki cinsiyet açıklığının kapatılması yükseköğretimde erkeklerden daha çok sayıda kadının bulunuyor olması son yıllarda belgeleriyle ortaya konulmuştur. Ancak kadınların doktora veya muadil programlar gibi daha ileri düzeylerdeki yükseköğretim kurumlarına girmesi ve buralardan mezun olması hâlâ daha az muhtemel.
Türkiye’deki göçmen ve mülteci öğrenciler ebeveynlerinin eğitim düzeyinin üzerine çıkamıyor.

Yazının devamı için tıklayınız


Kaynak:www.egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
EĞİTİMOecd

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber