Bu haber kez okundu.

Formasyon meselesi (2)

Bugünkü YÖK yönetimi, kaliteyi, sınırlama getirmek olarak anlıyor.
İşin sosyal boyutunu hiç düşünmüyor.
Bu üniversitelerin açılışına onay veren, daha mezun vermeyen gecekondu yükseköğretim kurumlarına doktora yapma olanağı sağlayan, laboratuvarları olmadığı için gidip liselerde eğitim veren mühendislik fakültelerini denetleyenler, sanki kendileri değiller.
Ne dünkü YÖK kafasının bu ülkeye ve akademik hayata bir katkısı vardı ne de bugünkülerin.
Sürekli olarak bir uçtan diğerine gidiyorlar.
Yeni YÖK Başkanı Yekta Saraç en az 10 yıldır YÖK üyesi.
Son 10 yılda alınan kararların hemen hepsinin altında öyle ya da böyle imzası var.
Peki, o zaman olup bitene neden seyirci kaldı, kamuoyunu, iktidarı ve cumhurbaşkanlarını neden yeterince bilgilendirmedi de bugün bu noktalara gelindi?
Elbette kabahatli aramıyoruz. Ama bu noktaya da bir anda sürüklenilmedi ve YÖK’ün şipşak kararlarından artık gına geldi.
Keşke bir karar alınırken uzun uzadıya tartışılsa, pilot uygulamaya geçilse ve ondan sonra nihai süreç başlasa.
Hemen herkes, başkanlık sistemine geçildiğinde, başkanın yetkilerini tartışıyor ama YÖK başkanının ve YÖK’ün yetkileri hiç konuşulmuyor. Oysa asıl konuşulması gereken bu tür kurumlar ve onların sınırsız yetkileri.
Çünkü geleceği onlar inşa ediyorlar!..

Bilim yok oluyor!
Pedagojik formasyondan nerelere geldik!
YÖK ne için kurulmuştu, hatırlayan var mı? 
Güya koordinasyon ve planlama yapacaktı.
Gelinen noktaya bakıldığında, bu görevini zerre kadar yerine getirmediğini görüyoruz. 
Yoksa temel bilimler bu hale gelir miydi?
Formasyona kota getirildi, iyi de oldu, diyenler çok olacaktır. 
Özellikle de eğitim fakülteleri bu karara çok sevinecektir. 
Çünkü onlardaki işsizlik oranları da aldı başını gidiyor ve kabahatli olarak da formasyonluları görüyorlar. 
Oysa çok da fazla etkilemiyor.
YÖK bu konuda kota getirmenin ötesinde çok daha önemli kararlar almak zorunda.
Fen edebiyatlılar için bir kapıyı kapatırken yeni kapılar açmak zorunda.
Yoksa temel bilimlerde çıta daha da aşağı düşer ve ondan sonra da ilim, bilim hak getire…
Temel Bilimler olmadan ya da daha fazla güçlenmeden, bilimsel gelişme olamayacağını kırk yıldır yazıyoruz ama görünen o ki hâlâ anlatamadık.
Bu fakültelere girerken de, mezun olurken de asıl hedef öğretmenlik değil bilim ve araştırma olmalıdır.
Öğretmen olmak isteyen de eğitim fakültelerine gider ve böylesi lütuf(!)lara gerek kalmaz!Formasyon almakla da iş bitiyor mu?
Bu kez de KPSS belasıyla uğraşmak gerekiyor ki harcanan zamana ve emeğe yazık.
Ve gençlerimiz bunu hak etmiyor!
YÖK asli görevine dönmeli ve gençlerimize gelecek için doğru bir yol haritası çizmelidir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN!

 

egitimajansi.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Anahtar Kelimeler:
formasyon meselesi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber