Bu haber kez okundu.

Eğitimi Siyasete Kurban Etmeyelim

Değerli okuyucularım.Eğitim sistemi siyasetçilerin gelecek vizyonunu belirleyen en önemli araçtır.Bu bağlamda ideolojik bir estüramandır.Bu estüramanı maalesef her devirde çok rahat kullanmışız.Özellikle sürekli kurcaladığımızdan kendimize özgü bir sistem kuramadık.Değiştir babam değiştir oldu.Her değişim binlerce öğrencinin geleceğini genelde olumsuz etkiledi.Fetret dönemine denk gelenler telef oldular. Uygulayıcılarda uyum sağlamakta zorlanır oldular.Bu değiştirme merakımız pahalıya mal olacak.Biz sistemle oynarken atı alan üsküdarı çoktan geçiyor.1980’lerde ilkokullar,ortaokullar ve liseler ayrı ayrıydı ve yalnızca ilkokul zorunluydu.1997 yılında zorunlu eğitim 8 yıla çıkarıldı.2013 yılında ise 4+4+4 sistemi ile eski sisteme tekrar geri gönüldü.Tabiki bazı farklarla dönüş yapıldı.Zorunlu eğitim 12 yıla çıkarıldı.İlkokul,ortaokul ve liselerin süresi 4’er yıl yapıldı.  

Sandıktan yetkiyi alan siyasetçiler mecliste en fazla mali yasaları değiştirirken mutlaka eğitim ile ilgili değişiklikleri de yapıyorlardı.Bu değişiklikler maalesef daha çok eskiyi bozup yeniyi yapmak şeklinde gerçekleşiyordu.Eski her zaman eskiydi ve yeni her zaman ise daha iyiydi.Hatta seçim vaatleri de onların yaptıklarını biz gelince değiştireceğiz biçimindeydi.Uzlaşma kültürü zayıf olunca tadilat,tamirat yapma yerine ameliyat yapılıyordu.Ülkede sık sık yapılan ameliyatlar artık hastayı yeni ameliyatlara mahkum etmişti.Doktor değişiyor ancak hastanın kaderi değişmiyordu.El atmadığımız yer, dokunmadığımız alan kalmamalıydı.Biz dokundukça daha iyi yaptığımızı düşünürken dokunulan nesilleri bir bir kaybettiğimizi yıllar sonra ancak anlayabiliyorduk.Karşıtlık en fazla eğitim sisteminde kendini belli ediyordu.Öncekiler bize karşıydı,bizde onlara karşıyız. 

Siyaset ülkemizde bir nevi kör döğüşünü andırıyor.Körler, sağırlar birbirini ağırlar.İddialı olmak güzel ancak her şeye karşı muhalif olmakta objektifliğinizi, güvenirliğinizi tartışmaya açabilir.Yapıcı bir dil kullanmayı, eleştiri ve savunmayı  okullarda öğretemeyince mecliste kavgaları izlemek vacip oluyor.Tercih etmenin diğerlerinden vazgeçmek olduğunu çoğumuz bilmiyoruz.Tercih ettiklerimizle aramızdaki bağlara bir baktığımızda aslında kendi kararımızı ne kadar kendimiz verdiğimizde tartışılır.Ya hemşehrimiz, ya soyumuzdan, ya cemaatimizden, ya derneğimizden, ya da başka ortak bir çıkarımızdan dolayı aynı yolun yolcusuyuz.Bizden olsun muhabbeti hep belirleyici olunca millet olarak açılan mesafeler daha da derinleşiyor. 

Eğitim insanın kendini tanıması, kendini gerçekleştirmesi ve kişinin içinde yaşadığı topluma katkılar sunmasını sağlamalıdır.Parazitlerin çoğunlukta olduğu bir toplumda huzur, barış ve güzelliklerin olması çok zordur.Vatandaşı yoksul ve cahil bırakarak kendine sürekli muhtaç hale getirerek siyaset yapmak olsa olsa ucuz siyasettir.Hatta vatandaşına tepeden bakan, onları adam yerine koymayan bir anlayış toplumdan gereken desteği hiç bir zaman alamaz.Milletin değerleriyle alay etmekle de bir yere varılamaz.Herkesimin kazanacağı bir sistem için önce toplumsal uzlaşıyı sağlamak zorundayız.Toplumda birliği sağladığımızda bünyemize uygun bir eğitim sistemini de kurmamız daha kolay olacaktır.Önümüzdeki kurban bayramının ve seçimin bu uzlaşı ve birliği kurmamıza vesile olmasını diliyorum.
ilhami Fındık

Kaynak: kamuajans.com

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber