Bu haber kez okundu.

Eğitime kadın eli değerse..

Tüm dünyada teknolojik gelişmeler, marka çeşitliliği, rekabetteki yükseliş son hızıyla sürerken Türkiye de bu yarış içerisindeki rolünü her geçen gün artırıyor. Ancak, 2023 hedefleri doğrultusunda eğitimden sağlığa, alt yapıdan sanayiye, büyük kalkınma hedeflerinin diğer toplumsal değerlerle de renklenmesi gerekiyor. Bu renklerin en önemlisi kuşkusuz kadının toplumsal statüsü. Bu değerin farkına varmış bir kurum olarak İstanbul Kültür Üniversitesi yönetim kadrolarının büyük çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Mütevelli heyeti üyelerinden rektörüne kadar kadın gücünün hakim olduğu bu eğitim yuvasının farkını Dr. Bahar Akıngüç Günver anlatıyor. 8 yıl önce geldiği Mütevelli Heyet Başkanlığı görevinin ilk gününden itibaren üniversitedeki kadın istihdamını artırmak için çabalayan Günver, "8 yıl İstanbul Kültür Üniversitesi'nin yaşam döneminde çok önemli bir dönem, çünkü hızlı bir kalkış süreciydi" diyor. Bu süreçte gerçekleşen değişimleri ise Günver, "Bir önceki Rektörümüz Prof. Dr. Dursun Koçer ile birlikte Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'ni (KADMER) kurduk. Bu merkezde çok önemli çalışmalar yaptık. Hayalimiz olan Eğitim Fakültesi'ni, bunun yanında Adalet Meslek Yüksekokulu'nu açtık, İşletmecilik Meslek Yüksekokulu ile Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu'na yeni bölümler ve yeni programlar ilave ettik, ayrıca teknolojik gelişmelere ayak uydurarak üniversiteyi ERP denen sistemle entegre kaynak kullanımına hazır hale getirdik. Şimdilerde ise üniversite öğrencilerinin aktif olarak katılacağı KADMER Junior'ın açılış çalışmaları için uğraşıyoruz" diye sıralıyor.

"KADINLARDA EMPATİ DAHA GÜÇLÜ"

Kadın elinin değdiği her işin ilişki yönetimi yönünden daha sağlam temellere oturduğunu dile getiren Dr. Bahar Akıngüç Günver, eğitim sektörünün baştan sona ilişki yönetimine dayandığını, diğer sektörlerde nesnel verilere karşılık gelen girdi-çıktı kavramlarının bile eğitim alanında öğrenci anlamına geldiğini söylüyor. Dolayısıyla yüksek empati yeteneğine sahip kadınların, böylesine insani ilişkiler temeline dayanan bir sektörde çok daha fazla yer alması gerektiğine vurgu yapıyor.

"KIZLAR BAŞKA"

Bahçelievler Belediyesi ile birçok çalışma yapıldığını anlatan Günver, kadınların eğitimi konusunda yerel yönetimle ortak yapılan çalışmalardan en önemlisinin "Kızlar Başka" isimli kitap olduğunu söyledi. İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınevi'nde hazırlanan kitabın tüm ülkede önemli merkezlere dağıtıldığını ifade eden Günver, "Bütün amaç kız çocuklarının eğitiminde özgüvenli, yürekli ve değerleri olan kadınlar yetiştirmek" diyor.

"ANNE OLDUKTAN SONRA DEĞİŞTİM"

"Annelik gibi, ılımlı olmak gibi roller kadına dayatılıyor, yöneticilik kadınla bağdaştırılmıyor. Bu eğitimle alakalı bir yaklaşım. İşte tam da bu yüzden kız çocuklarının okuması şart. Bir kadın, kuralcı ve kavgacı olabilir ama aynı zamanda empati yeteneği güçlü ve pozitif de olabilir" diyen Günver, en çok toplumun kadınlar üzerine dayattığı rollerden şikayetçi. Kendisi de anne olduktan sonra "kadın yönetici" olmanın zorluklarına daha fazla vakıf olduğunu söylüyor. "Kadınların üzerinde büyük bir zorlama var. Paylaşımcı aile modellerinde bile çocuğun bakımı ve ev işleri çoğunlukla kadınlarda. Ben anne olduktan sonra kadın yöneticilere duyduğum saygım çok daha fazla arttı. Kadınlar bu şartlarda bir erkeğin yaptığı işin iki katını yapıyorlar. Bu önemli bir gösterge" diyen Günver, erkek egemen söylemlerden duyduğu sıkıntıyı ise şu sözlerle dile getiriyor: "Bir de mesela kadın yönetici belli bir seviyeye geldiği zaman "erkek gibi kadın" derler. Bu da toplumsal cinsiyetin çok belirgin bir göstergesidir. Neden erkek gibi olmak zorunda? Feminen bir kadın da yönetici olabilir. Yönetici olmak için illa erkek gibi olmak gerekmez. İşte bu, erkek egemen kültürün güç dayatmasıdır ve pek çok kadını rahatsız eden bir konudur. Eşitlikçi bir söylem değil cinsiyet ayrımcı bir söylemdir."

"DÖNÜŞÜM İÇİN UMUT VAR"

Geçen yıl İstanbul Kültür Üniversitesi mezuniyet töreninde bölüm ve fakülte birincilerine verilen ödüllerin yüzde 70'ini kız öğrencilerin aldığını söyleyen Dr. Bahar Akıngüç Günver, yine de her şeye umutla baktığını şu sözlerle anlatıyor: "Dayatılan roller kız çocuklarına küçük yaştan itibaren benimsetiliyor. Matematikte de aynı şey, yöneticilikte de. Kızlar yapamaz algısı oluşturuluyor. Halbuki pek çok yerde tam tersi durumlar çıkabiliyor. Örneğin geçtiğimiz yıl İstanbul Kültür Üniversitesi'nin 2014-2015 mezuniyet töreninde bölüm ve fakülte birincilerine verdiğimiz ödüllerin yüzde 70'i kız öğrencilere gitti. Bunlar gurur verici şeyler. Sistem de toplum da zaman zaman dönüşüme uğruyor, önyargılar kırılıyor."

İhlas Haber Ajansı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber