Bu haber kez okundu.

Eğitimde Klasik Anlayışa Makyaj

Herkes diğerinin neler yaptığını anlamaya, bu gelişim ve değişime nasıl ayak uyduracağını çözmeye çalışmaktadır.

 

Bu anlamda da samimiyete bakmakta yarar var. Bir yandan teknoloji yatırımları yapılırken diğer yandan youtube gibi sitelere erişim kısıtlanarak, yasaklarla birlikte gelişimin olması beklenmektedir. Tüm dünya internet üzerinden Khan Akademi gibi sitelerde elindekini paylaşarak birlikte büyüme ve gelişmeyi amaçlarken gerçekte ne istediğimize doğru karar vermemiz gerekmektedir.

 

Teknoloji pahalı bir şeydir ve sadece ona sahip olmak anlamlı değildir. Son derece şık dersliklerin meydana getirilmesi en kolay olanıdır. Peki, ya sonrası? Süreci planlayacak, eğitim içerikleri geliştirecek ve en önemlisi bunları öğretim için yararlı bir araca kim dönüştürecektir?

 

Keşke birkaç yüzyılımız daha olsaydı. Şöyle sindire sindire teknolojiyi doğru kullanmayı öğrenseydik. Ama maalesef buna zaman yok ve bu hızlı tüketim eğitimcilerde de ciddi bir paranoya yaratmaya çoktan başladı.

 

Bu paranoyayı aşmak için son yıllarda peşi sıra gerçekleştirilen sempozyumlarda, teknoloji birinci konudur. Ancak ne var ki, konferanslarda konuşma yapanlar genelde aynı isimler olmakla birlikte, sürekli birbirininkine benzer saptamalar ve yorumlar yapılmaktadır. Katılımcılar da, sunum yapan kişileri ilgi ve dikkatle dinleyerek, en ucuzundan bir reçete bulma telaşındadır.

 

Bu iyi niyetli ama maalesef çoğu zaman yetersiz bir çabadır. Günümüzde, ağır müfredatlara uygun teknoloji bulmaya uğraşırken, klasik anlayışlara makyaj yapılmaya çalışılmaktadır.

 

Hepimizi ilgilendiren bu konuyu etraflıca ve bilimsel temellerde araştırarak sosyal ve eğitim psikolojisini de unutmadan bir veya birkaç yol bulmak zorundayız. Biz bulamazsak, su gibi bu iş de kendini yolunu bulacak ve bu yol bizlerin hoşuna gitmeyecektir. Ayrıca, birkaç nesil kendi kendini yetiştirmek zorunda kalacak, bu sürecin sonunda tüm dijital ekranları hazırlayan ve sunan şirketlerden başkası kazançlı çıkmayacaktır.

 

Okullarda yaratıcılığı geliştirmek ve yeni yöntemleri denemek için yeterince vakit ayırmalı, pilot uygulamalar yapmalı, deneyimleri paylaşmanın bir sistematiğini bulmalıyız. Öğrencilerin merakını ve heyecanını doğru yönetebilmeli, teknolojinin okullara girişi ile birlikte yaratıcılığın eğitim-öğretim üzerine odaklanmasını sağlamalıyız.

Kaynak: Ömer ORHAN / Eğitimajansı

BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

öğretmen, eğitim, haber, meb, kamu, e okul, öğretmenler, sendika, psikoloji, sağlık, ekonomi, kamuhaber, meb haber, öğretmen haber, eğitim haberleri, öğretmen sorunları, eğitim psikolojisi, milli eğitim, kamu haber